WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/1308 E.  ,  2024/4693 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/932 Esas, 2022/1850 Karar
HÜKÜM : Davanın usulden reddi (Yeniden esas hakkında hüküm tesis edilmek suretiyle)
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kırıkkale 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2020/267 E., 2021/75 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının müvekkili aleyhine senede dayalı icra takibi başlattığını, senette müvekkili şirkete atfen tek imzanın bulunduğunu, müvekkili şirketin şirket yetkilerinin aynı anda atacağı çift imza ile temsil ve ilzam edilebileceğinden takip konusu senet nedeniyle davalı şirkete herhangi bir borcun bulunmadığını belirterek, müvekkilinin senet ve takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının Kırıkkale 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/113 E. sayılı dosyası ile aynı senet nedeniyle açtığı menfi tespit davasının yargılamasının devam ettiğini, dosyanın temyiz aşamasında olduğunu, davanın derdestlikten reddi gerektiğini, senedin açık senet olarak verildiğini, senet verildikten sonra kötü niyetli olarak davacı şirketin çift imza ile temsil edildiğine dair ilanın Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığını savunarak davanın reddine ve tazminata karara verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamına göre, Kırıkkale 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/113 E. sayılı dosyasında davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verildiği, kararın sadece vekâlet ücreti yönünden istinaf edildiği, dava tarihi itibariyle kararın vekâlet ücreti dışında kesinleşmiş olması nedeniyle derdestlik yönünden herhangi bir aykırılığın bulunmadığı, Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edilen 23.05.2017 tarihli karara göre davacı şirketin yönetim kurulu üyelerinden herhangi ikisinin müştereken temsil ve ilzama yetkili olduğu, tek imza ile davacı şirketin borç altına sokulmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının takipte kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden davacının kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının aynı konuya ilişkin daha önce açtığı davanın halen yargılaması devam ettiğinden derdestlik itirazı nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davacının borcu ödememek için haksız davalar açarak müvekkilinin alacağına kavuşmasını engellemeye çalıştığını, dava konusu senedin açık senet olarak verildiğini, senedin verilmesinden sonra kötü niyetli olarak davacı şirketin çift imza ile temsil edildiğine dair Ticaret Sicil Gazetesinde ilan yapıldığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

2.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kötü niyet tazminatı talebinin reddi kararının yerinde olmadığını, davalının senette lehtar konumunda olup müvekkili şirketin temsil yetkisini bilebilecek durumda olması nedeniyle kötü niyetli olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dosyası ve Yargıtay bozma ilamı nedeniyle Dairelerinde bulunan Kırıkkale 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/113 E. sayılı dosyasının yapılan incelemesine göre, davacının işbu istinafa konu davadan önce davalıya yönelik aynı senede ve aynı hukuki nedenlere dayalı olarak 21.08.2020 tarihinde Kırıkkale 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/113 E., 2020/148 K. sayılı dosyası üzerinden menfi tespit davası açtığı, mahkemece arabuluculuk dava şartı yokluğundan 15.09.2020 tarihinde davanın usulden reddine karar verildiği, kararın davalı tarafından vekalet ücreti yönünden istinaf edildiği, Daireleri 16.11.2020 tarih, 2020/1215 E., 2020/1362 K. sayılı kararı ile vekâlet ücreti yönünden hüküm düzeltilmek suretiyle yeniden esas hakkında karar verildiği, kararın davalı tarafından vekâlet ücreti yönünden temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 24.05.2022 tarih, 2021/139 E. ve 2022/3987 K. sayılı ilamı ile, menfi tespit davasının zorunlu arabuluculuk dava şartına tabi olmadığı gerekçesiyle bozulduğu, bozma üzerine Dairelerince duruşma açılmak suretiyle 20.12.2022 tarihinde bozma ilamına uyularak davanın esası hakkında davanın kabulüne karar verildiği ve kararın henüz kesinleşmediği, 15.09.2020 tarihinden sonra 19.10.2020 tarihinde davacı tarafından arabuluculuk yoluna başvurulduğu, arabuluculuk sürecinin anlaşamama ile sonuçlanması üzerine 25.11.2020 tarihinde eldeki davanın tekrar açıldığı, bu nedenle davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; derdestliğe dayanak kararın arabuluculuk ön şart yokluğu nedeniyle usulden reddedildiğini ve sadece vekalet ücreti yönünden kanun yoluna başvurulmakla sair hususlar yönünden kesinleştiğini, derdest menfi tespit talepli dava kalmadığını, derdestlik durumunun ilk davanın bozulmasıyla ortaya çıktığını, eldeki davayı açmakta hukuki yararları olduğunu ve buna göre de aleyhlerinde yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini savunarak kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasında derdest dava bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.