11. Hukuk Dairesi 2023/1282 E. , 2024/3665 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/412 Esas, 2022/709 Karar
HÜKÜM : Usulden ret
Taraflar arasındaki tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı,Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 07.05.2024 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp, hazır bulunan davacı vekili Avukat .... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 22.06.2012 tarihli ''Tavuk Şoklama Ve Soğuk Hava Depoları Kira Sözleşmesi '' başlığını taşıyan bir '' Saklama Sözleşmesi'' imzalandığını, müvekkili şirketin, yurt içi ve yurt dışındaki müşterileri ile çok yoğun ticari işlem hacmine sahip olduğunu, bu yoğunluk nedeni ile sözleşme konusu ürünlerin davalının deposuna giriş ve çıkışı işlemlerinde azami hız sağlanması yönünden, davanın taraflar arasında yerleşik olan uygulama doğrultusunda, depoya teslim sırasında aynı zamanda müvekkilinin temsilcisi sıfatı ile hareket edip araç takip sistemi takılı kamyonlar ile teslimi yapıldığı, ayrıca sevk irsaliyesi imzalandığını, sözleşmenin başlamasından itibaren koliler içinde binlerce kg tavuk eti ürünü teslimatı ve davalıya bunlara karşılık ödemeler yapıldığı ancak davacının mülkiyetinde bulunan ve davalı tarafından depolanan tavuk etinin 99.332 kg'lık bölümünün müşterilere sevk edilmesine rağmen 35.126 kg'lık bölüm tavuk eti ürününün davalının elinde kaldığını ancak davalının bunu inkâr ettiğini, bu miktar ürünü teslim almadığını bildirdiğini, davalıdan alacaklarının tam ve kesin olarak belli olmadığından belirsiz alacak davası olarak şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminat ile 10.000,00 TL sözleşmeden kaynaklanan cezai şart alacağının davalıdan tahsilini talep etmiş, davacı vekili, 06.03.2015 tarihli dilekçesi ile 138.281,25 TL maddi tazminatın tahsilini istemiş, 17.10.2007 tarihli celsede cezai şart isteminden feragat etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının sevk irsaliyesiz olarak mal teslim etmesinin Vergi Usul Kanunu'na aykırı olduğunu, davacının, davalının elinde 35.126 kg tavuk ürünü kaldığı iddiasının gerçeklik taşımadığını, davacı şirketin müvekkilinin deposundaki 134.428 kg. tavuk etinin tümünü 2013 yılı Eylül ayına kadar çektiğini ve müvekkilinin deposunda davacının sadece 694 kg malı kaldığını, bu malın da son kullanma tarihinin üzerinden 1 yıl geçtiğinden imha edildiğini, belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, davanın usul ve esastan reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemenin 06.02.2018 tarih, 2014/276E. ve 2018/98 K. sayılı kararı ile davanın kabulü ile 138.281,25 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren reeskont faiziyle davalıdan tahsiline, feragat nedeniyle cezai şart talebinin reddine karar verilmiş, kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 23.01.2020 tarih, 2018/3593 E. ve 2020/715 K. sayılı kararıyla davacı tarafça taraflar arasında akdedilen sözleşme uyarınca davalı tarafından depolanan 134.428 kg muhtelif türdeki tavuk eti ürününün 99.332 kg'lık bölümünün müşterilere sevk edilmek üzere davalının deposundan teslim alındığı ve davalının elinde saklanmak üzere 35.126 kg tavuk eti ürünü kaldığı, işbu ürünlerin davalı tarafından iade edilmemesi nedeniyle zarara uğranıldığı iddiası ile açılan işbu davada, davacının zararın miktar veya değerini belirleyebilme imkânı var iken davasını belirsiz alacak davası olarak açmasında hukuki yararı bulunmadığı nazara alınmaksızın işin esasının incelenerek yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığına işaret edilerek Mahkeme kararı bozulmuş, davacı vekilinin karar düzeltme istemi üzerine Dairemizin 16.03.2022 tarihli 2020/6494 E., 2022/1980K. sayılı karar düzeltme ilamı ile davacının, dava dilekçesinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 107 nci maddesi kapsamında belirsiz alacak davası açtığını belirterek şimdilik 10.000,00TL maddi tazminat talep ettiği, Mahkemece 24.02.2015 tarihli ara kararla talebin ve dava değerinin açıkça belirtilmesi ve harcın yatırılması yönünde süre verilmesi üzerine henüz tüm deliller toplanmadan ve bilirkişi incelemesi yapılmadan 06.03.2015 tarihli dilekçesi ile dava değerini 138.281,25 TL olarak belirli hale getirip harcını tamamladığı, böylece davasını tam eda davasına dönüştürdüğü, bu durumda Mahkemece, davanın esasına girilmesinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığından Dairemizin 23.01.2020 tarihli 2018/3593 E., 2020/715 K. sayılı ilamı ile “davacının zararın miktar veya değerini belirleyebilme imkanı var iken davasını belirsiz alacak davası olarak açmasında hukuki yararı bulunmadığı” yönündeki bozma ilamı yerinde olmadığından davacı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemizin anılan bozma ilamının kaldırılmasına, bozma ilamında bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazları incelenmediğinden, davalı vekilinin esasa ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine karar verildiği, buna göre yapılan temyiz incelemesi neticesi davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, davacı dava dilekçesinde 10.000,00TL cezai şartın da tahsilini istemiş olup 17.10.2017 tarihli celsede cezai şart talebinden feragat ettiği, Mahkemece de cezai şart talebinin feragat nedeniyle reddine karar verildiği, bu durumda reddedilen miktar yönünden kendini vekil ile temsil ettiren davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu hususta olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle kararın bu yönden davalı yararına değişik gerekçe ile bozulmasını karar verildiği anlaşılmıştır.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça taraflar arasında akdedilen sözleşme uyarınca davalı tarafından depolanan 134.428 kg muhtelif türdeki tavuk eti ürününün 99.332 kg.'lık bölümünün müşterilere sevk edilmek üzere davalının deposundan teslim alındığı ve davalının elinde saklanmak üzere 35.126 kg. tavuk eti ürünü kaldığı, işbu ürünlerin davalı tarafından iade edilmemesi nedeniyle zarara uğranıldığı iddiası ile açılan işbu davada, davacının zararın miktar veya değerini belirleyebilme imkanı var iken davasını belirsiz alacak davası olarak açmasında hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle 6100 sayılı Kanun'un 107 nci maddesinin birinci fıkrasına göre belirsiz alacak davası açma şartları bulunmadığından davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılmasında hukuki yarar koşulunun gerçekleştiğini, davalı tarafın müvekkiline karşı ileri sürdüğü sahtecilik iddialarının mesnetsiz olduğunun anlaşılmasından sonra belirsiz alacak davasının belirli hale dönüştürüldüğünü, bozma ilamına uyulması nedeniyle işin esasıyla ilgili karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, taraflar arasında imzalanan saklama sözleşmesinden kaynaklanan tazminat ve cezai şart istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 107 nci vd. maddeleri
3. Değerlendirme
1.Dava, taraflar arasında akdedilen saklama sözleşmesinden kaynaklanan tazminat ve cezai şart istemine ilişkindir. Yukarıda yapılan özetten anlaşılacağı üzere Mahkemenin 06.02.2018 tarihli kararı ile davanın kabulüne, 138.281,25 TL maddi tazminatın faiziyle davalıdan tahsiline, feragat nedeniyle cezai şart talebinin reddine karar verilmiştir. Bu kararın davalı vekilince temyizi üzerine Dairemizin 23.01.2020 tarih, 2018/3593 E. ve 2020/715 K. sayılı kararıyla davacının zararın miktar veya değerini belirleyebilme imkanı var iken davasını belirsiz alacak davası olarak açmasında hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle Mahkeme kararı bozulmuştur. Davacı vekilinin karar düzeltme istemi üzerine Dairemizin 16.03.2022 tarihli 2020/6494 E., 2022/1980K. sayılı karar düzeltme ilamı ile davacının, henüz tüm deliller toplanmadan ve bilirkişi incelemesi yapılmadan 06.03.2015 tarihli dilekçesi ile dava değerini 138.281,25 TL olarak belirli hale getirip harcını tamamladığı, davasını tam eda davasına dönüştürdüğü, bu durumda Mahkemece, davanın esasına girilmesinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığından davacı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemizin anılan bozma ilamının kaldırılmasına, bozma ilamında bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin incelenmeyen diğer temyiz itirazları incelenerek davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verildiği, sadece cezai şart talebinin feragat nedeniyle reddine karar verilmesine rağmen reddedilen miktar yönünden kendini vekille temsil ettiren davalı yararına vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu hususta olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle kararın davalı yararına değişik gerekçe ile bozulduğu anlaşılmıştır.
2.Mahkemece 18.10.2022 tarihli celse, Dairemizin 2020/6494 E., 2022/1980K. sayılı bozma ilamına uyulmasına karar verildiği halde uyulan bozma kararı doğrultusunda değerlendirme yapılmayıp, 6100 sayılı Kanun'un 107 nci maddesinin birinci fıkrasına göre belirsiz alacak davası açma şartları bulunmadığından davanın usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
08.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!