WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/1272 E.  ,  2024/4589 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI :2020/2856 Esas, 2022/2135 Karar
HÜKÜM :Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ :Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI :2018/122 E., 2020/104 K.

Taraflar arasındaki markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ''...'' ticaret unvanı ile gayrimenkul, inşaat sektöründe hizmet vermekte olduğunu, ''... ... İnşaat'' ibaresi ile Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde tescil başvurusunda bulunduğunu, davalının ''...'' markasını gerekçe göstererek itiraz ettiğini, itirazın kabul edilerek müvekkil başvurusunun reddedildiğini, markaya ilişkin öncelik hakkının bulunduğunu, gerçek hak sahibi olduğunu, ticaret unvanı fikri ve sınai bir hak olduğundan davalı tarafından marka olarak kullanılmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek davalıya ait ''AYTÜR'' markasının hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine, ''... ... İnşaat'' markasının 36 ve 37 inci sınıflarda tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; markasının 27.08.2015 tarihinde tescil edildiğini, tanınmış marka haline geldiğini, davacının müvekkilin unvanını iltibasa yer verecek şekilde ''... İNŞAAT'' olarak kullandığını, müvekkilinin öncelikli ve üstün hak sahibi olduğunu, davacının iddiasının aksine kullanımın ''...'' şeklinde olmadığını, müvekkil markası ile iltibas yaratacak şekilde ''... İnşaat'' olarak kullanıldığını, hükümsüzlük koşullarının oluşmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, alınan ilk bilirkişi raporunda davacının "..." ve "... ..." ibareleri üzerinde gerçek hak sahibi olduğunu ispat edemediğini, davalının 2015/70854 numaralı ile tecilli "..." markasının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin 3 üncü fıkrası ve 25 inci maddeleri uyarınca "Hükümsüzlük" koşullarının oluşmadığı, ikinci bilirkişi raporunda, davacının markasal kullanıma ilişkin herhangi bir delil sunmadığı, davalının ise dava konusu marka ibaresi üzerinde davacıdan önceye ait hakkı bulunduğunun görüldüğü, dava konusu marka tescili ile davalı öncelik hakkına sahip olduğu ve davacının "..." ibaresinin markasal kullanımına ilişkin bir delil sunmadığı dikkate alınarak davacı faaliyet konularının dava konusu marka kapsamındaki hizmetlerle karşılaştırılmasına gerek olmaksızın dava konusu markanın hükümsüzlüğü koşullarının oluşmadığı kanaatine varıldığını, davalının "..." markası üzerinde öncelik hakkı bulunduğunu, davacının 2016/46594 sayılı markanın tescilini talep edemeyeceğini, dava konusu 2015/70854 sayılı markanın hükümsüzlüğü koşullarının oluşmadığı yönünde görüş bildirdiği, her iki bilirkişi raporunun birbiriyle uyumlu, denetime açık, gerekçesi ve sonucu itibariyle dosya kapsamına uygun oldukları gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek müvekkili şirketin davalı yandan uzun süre önce "..." markasını kullanan ve bu unvanla tanınan kişi olduğunu, mahkemece bu hususun hiçbir şekilde dikkate alınmaksızın hüküm ittihaz edildiğini, Mahkemece tanık ifadelerinin hiçbir şekilde dikkate alınmadan hüküm verildiğini, mahkemece savcılık aşamasında alınan rapor ile dava dosyasına ibraz edilen rapor arasındaki çelişki giderilmeden hüküm verildiğini, bu husustaki itirazlarının incelenmeksizin reddedildiğini, bilirkişi kurulunca savacılık dosyasına ibraz edilen bilirkişi raporunun işbu davada delil olarak dikkate alınamayacağına yönelik tespitin kabulünün mümkün olmadığını, müvekkili tarafından gerçekleştirilen marka başvurusunun reddedilerek markanın hükümden düşmüş olmasının soruşturma dosyasında da belirtildiği gibi müvekkilinin öncelikli ve üstün hak sahibi olduğu gerçeğini değiştirmediğini, davalının söz konusu markayı tescilden önce kullandığını gösterir bilgi, belge dosya kapsamında mevcut olmadığını, Meram Vergi Dairesinin yazısına göre davalının 27.10.2016 yılında vergi kaydını kapattığı, Esnaf ve Sanatkarlar odasının yazısına göre de davalının 17.11.2016 tarihinde sicil kaydını sildirdiğinin belirtildiğini, bu tarihlerden itibaren dava konusu markayı kullanmadığı gibi bu tarihlerden önce de kullandığına ilişkin bir belirleme olmadığını, davalının markayı tescil ettirdiği tarihten itibaren kullanmaya başladığı dikkate alınacak olursa, müvekkili şirkete ait ticaret unvanının tescil tarihinin bu tarihten önce olduğunu, Mahkemece eksik tetkikat ve hatalı değerlendirme yapıldığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, markanın hükümsüzlüğü, sicilden terkini ve davacı markasının tescili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.