WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Temmuz 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/1266 E.  ,  2024/3952 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/157 Esas, 2022/2139 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/63 E., 2020/411 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit ve alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 07.05.2024 günü hazır bulunan davacılar vekilleri Avukat ... ve Avukat ... Kapsi ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı şirket ile müvekkili .... Ltd. arasında imzalanan 12.08.2015 tarih 63750 numaralı Gemi Finansal Kiralama sözleşmesine konu malın 01.06.2015 tarihli 2015-54 numaralı 1.475.000,00 euro tutarındaki proforma futaraya konu ....gövde numaralı ... model yat olduğunu, diğer müvekkillerinin sözleşmeye konu borca kefil yapılmak istendiğini, işbu dava tarihine kadar ödeme planına uygun olarak tüm kira bedellerinin ödendiğini ancak sözleşme konusu yatın müvekkili firmaya fiziken teslim edilmediğini, müvekkili tarafından davalıya 1.005.92 euro ödeme yapıldığını, malın teslimini sağlamak amacıyla davalıya ihtarname gönderildiğini, davalı tarafından gönderilen 17.09.2015 tarihli ödeme planı ihbarnamesine, yatın sigorta poliçelerine ve davalı tarafından sunulan gemi sicil belgesine güvenilerek yatın mülkiyetinin davalıya geçtiğine inanıldığını ve bu doğrultuda kira bedellerinin ödendiğini, yat üreticisi Azımut Benetti S.P.A. Türkiye temsilcisi ile yapılan görüşme neticesinde ise kiralamaya konu yatın hiç üretilmediğinin öğrenildiğini, finansal kiralama hukuku açısından kiralamaya konu malın mülkiyetinin kiralayanda olması gerektiğini, finansal kiralama sözleşmesine konu mal hiç üretilmediği için sözleşmenin geçersiz olduğunu ileri sürerek ihtiyati tedbir kararı verilmesine, müvekkillerinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 20.000,00 euro tutarındaki bedelin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte iadesine, müvekkilleri tarafından keşide edilerek davalıya teslim edilen kambiyo senetlerinin iptaline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiş; 04.12.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile sözleşme bedeli olan 1.475.000,00 euroya ilişkin eksik harcın tamamladıklarını, eda talepleri yönünden davalıya ödenen 1.005.922,00 euronun tahsilini talep ettiklerini, bu bedel kadar davayı ıslah ettiklerini ileri sürerek davaya konu finansal kiralama sözleşmesi kapsamında davalıya borçlu olmadıklarının tespitine, davalıya ödenmiş bulunan 1.005.992,00 euro tutarındaki bedelin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte iadesini, davalıya teslim olunan kambiyo senetlerinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ... Ltd.'nin yurt dışında mukim bir şirket olması nedeniyle müvekkili aleyhine dava ikame edebilmesi için teminat yatırma zorunluluğu bulunduğunu, işbu davanın belirsiz alacak ve tespit davası olarak açılmasının mümkün olmadığını, diğer davacıların aktif husumet ehliyeti ispatlanamadığından davanın reddi gerektiğini, müvekkilinin sözleşmeden ve kanundan doğan sorumluluklarını yerine getirdiğini, müvekkili şirket tarafından 2015 model Azımut 64 isimli yat satın alınarak mülkiyetinin müvekkiline geçirildiğini, yat bedeli olan 1.475.000,00 euro tutarının satıcıya ödendiğini ve müvekkili adına 05.10.2015 tarihli sicil belgesi ile tescil edildiğini, taraflar arasında akdedilen sözleşme ile belirlenen yetki belgesi uyarınca yatın teslimi hususunda kiracının yetkilendirildiğini, tesellüm ve kabul belgesinde davacı şirket imzasının bulunduğunu, söz konusu yatın teslim edilmemesi durumunda dahi müvekkilinin hiçbir sorumluluğu olmadığını, davacı kiracının ödenmeyen kira bedellerinden sorumlu olduğunu, taraflar arasında akdedilen sözleşme hükümlerinin genel işlem şartı niteliği taşımadığını, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin üzerinden 2,5 yıl geçtiğini ve bu süre boyunca davacı tarafından yatın satın alınmadığı veya teslim edilmediğine ilişkin herhangi bir iddiada bulunulmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının tesellüm ve kabul belgesi imzalayarak malı teslim aldığını kabul ettiği, ayrıca finansal kiralama şirketini teslim yükümlülüğünden ibra ettiği, mal bedelinin ödenmesinde herhangi bir sakınca bulunmadığını bu konudaki her türlü sorumluluğun kendisine ait olduğunu beyan ettiği, yine finansal kiralama şirketine karşı imzalı olarak vermiş olduğu belgede de yatın yurt dışında sınırlı olarak temsile yetkili vekil sıfatıyla finansal kiralama şirketi adına satıcıdan teslim alınacağının kabul edildiğinin bildirildiği, dava dışı satıcı şirket tarafından ve davacı ... Ltd. ile ... tarafından imzalanarak finansal kiralama şirketine hitaben düzenlenen belgelerde de yatın 165.636,00 euroluk bedelinin ödendiği, bakiye 1.309.364,00 euronun satıcı şirket hesabına ödenmesinin talep edildiği, davalı ... şirketinin bu beyanlar doğrultusunda bakiye yat bedeli olan 1.309.364,00 euro tutarını satıcının hesabına ödediği, bu şekliyle davacı kiracının sözleşme bedelinin davalı ... tarafından satıcı firmaya ödenmesini sağladığı, finansal kiralama sözleşmesinin 31. maddesi uyarınca malın tesliminden finansal kiralama şirketinin sorumluluğunun bulunmadığı, yine davacı kiracının malın teslimi ile ilgili olarak davalı ... şirketini ibra ettiği, malı teslim aldığını kabul ettiği, finansal kiralama sözleşmesinin 31. maddesi kapsamında kiracının kira bedellerini ve sözleşmeden doğan diğer borçlarını ödeme sorumluluğunun bulunduğu, ödediği bedelin iadesini talep edemeyeceği, ödenmemiş bakiye kira bedellerinden de sorumlu olduğu, tarafların tacir olduğu, genel işlem şartlarının sözleşme imzalarken basiretli bir tacir gibi davranması gereken tacirler için uygulanmasının mümkün bulunmadığı, kaldı ki sözleşme öncesi bilgilendirme formunun incelenmek müzakere edilmek üzere elden teslim alındığına dair kiracı tarafından imzalanmış 12.08.2015 tarihli belge ile yine sözleşmede yer alan genel işlem şartları hakkında bilgilendirildikleri, aleyhlerine doğabilecek sonuçları ayrıntıları ile inceleyip değerlendirmiş bulunduklarına dair 12.08.2015 tarihli davacılar tarafından imzalanmış belgeler karşısında genel işlem koşullarının gerçekleşmediğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; deliller toplanmaksızın karar verildiğini, dava konusu yatın hiç üretilmediğini, bu konuda AZİMUT Türkiye temsilcisi olan KARİNA MARİNE GROUP'a yazı yazılarak finansal kiralamaya konu ... model yatın bugüne kadar üretilip üretilmediği hususunun sorulması talep edildiği halde Mahkemece kabul edilmediğini, dalı tarafın, sözleşme konusu yatın satıcısı CCD Marine LTD.'e 1.309.364 euro deme yapıldığı iddiasıyla dosyaya sunduğu dekontun evrak aslı olmadığını, bankaya sorulmadığını, benzer şekilde sigorta poliçesinin müvekkili tarafından değil doğrudan davalı ... tarafından düzenlettirildiğinin ispatı amacıyla, ilgili sigorta şirketine müzekkere yazılarak dosyadaki sigorta poliçesinin ücretinin kim tarafından ödendiğinin de sorulmadığını, finansal kiralama sözleşmesinin geçersiz olduğunu, dava konusu yatın hiç üretilmediğini ve yatın mülkiyetinin hiçbir zaman davalı kiralayan tarafından elde edilmediğini, teslime ilişkin hiçbir belgenin dosyaya sunulmadığını, dosyada sadece satıcı tarafından imzalı bir belge olduğunu, davalı kiralayanın yatın Türk kara sularına girdiğini gösteren herhangi bir gümrük belgesini de dosyaya ibraz edemediğini, sözleşme genel işlem şartlarını havi olduğundan davalı lehine sorumluluğu kaldıran hükümlerin geçersiz olduğunu, sözleşme hükümlerinin önceden tek taraflı hazırlandığını ve işin daha başında iken kül halinde ve tek seferde imzalatıldığını, nitekim bu husus gerek sözleşme tarihinden ve gerekse tarihi belli olmayan belgelerden açıkça anlaşıldığını, avans taahhütnamesinin genel işlem şartları kapsamında geçersiz olduğunu, sadece kiracı tarafından imzalandığını, diğer müvekkiller olan davacı kefillerin imzalarının ve taahhütlerinin bulunmadığını, müvekkillerin sözleşme öncesi bilgilendirilmediğini, sözleşmede finansal kiralama şirketinin sorumluluğunu kaldıran hükümlerin önceden feragat yasağı ilkesi karşısında da nazara alınmasının mümkün olmadığını, davalı kiralayana karşı ileri sürebileceği haklarından daha bu haklar doğmadan feragat ettiğine ilişkin beyanları hukuken geçersiz olduğunu, dosyada mevcut belgenin yetki belgesi olarak adlandırılamayacağını, dosyada bulunan teslim ve kabul belgesinin hukuki bir temelinin olmadığını, belgede ne satıcının ne de kiralayanın imzasının bulunmadığını, sadece davacı kiracının ağzından tek taraflı olarak alınmış ve yine sadece davacı kiracı tarafından imzalanmış bir belge olduğunu, dolayısıyla bu belgenin geminin zilyetliğinin devrine yarayan bir belge olduğunun düşünülemeyeceğini, belgede tarihin dahi olmadığını, davaya konu yatın bugüne kadar hiç üretilmemiş olması karşısında zilyetliğinin devredilmiş olmasının da mümkün olmadığını, Finansal Kiralama Kanunu'nun 20 nci maddesine göre sözleşmede açık bir teslim tarihi kararlaştırılmadığı durumda malın sözleşme tarihinden itibaren 2 yıl içinde kiracıya teslim edilmesi gerektiğinin düzenlendiğini, müvekkillerin yasada tanımlanan iki yıllık süre boyunca (yatın teslim edileceği inancıyla) kira ödemelerini aksatmaksızın ödediğini ve fakat sonradan yatın hiç üretilmediğini öğrenmeleri üzerine huzurdaki davayı açtığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının finansal kiralamaya konu malı tesellüm ve kabul belgesi imzalayarak teslim aldığını kabul ettiği, davalı ... şirketini teslim yükümlülüğünden ibra ettiği, mal bedelinin ödenmesinde herhangi bir sakınca bulunmadığını ve bu konudaki her türlü sorumluluğun kendisine ait olduğunu beyan ederek davalı ... şirketinin bu beyanlar doğrultusunda dava dışı satıcı firmaya ödeme yapmasını sağladığı, davacı tarafından imzalanan teslim belgelerinin sahteliği konusunda bir davanın da açılmadığı gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde itirazlarını tekrar ederek karraın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, finansal kiralama konusu malın teslim edilmemesi nedeniyle menfi tespit ve alacak istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.