WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 15 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/1263 E.  ,  2024/4781 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/84 Esas, 2022/2107 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/35 E., 2020/241 K.

Taraflar arasındaki asıl davada tasarım hükümsüzlüğü, karşı davada marka ve tasarıma tecavüzün önlenmesi, maddi ve manevi tazminat dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine, ek kararla da vekalet ücreti yönünden hükmün tamamlanmasına karar verilmiştir.

Kararın ve ek kararın davalı-karşı davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı- karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı-karşı davalı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin sattığı ürünler arasında çikolata şırıngası şeklindeki ürünün de yer aldığını, ürünün Türkiye’de ve dünyada uzun yıllardır imal edilip herkes tarafından bilindiğini, davalının arayıp ürünün tasarım haklarına sahip olduklarını bildirmesi üzerine yapılan araştırmada 2015/08065 sayı ile tescil ettirdiğinin görüldüğünü, dava dışı ... İç Dış Tic. Ltd. Şti.’nin 2011/05655 sayılı tasarım başvurusunun tek başına davalı tescilinin yenilik vasfını ortadan kaldırdığını, Kahve Dünyası’nın “dodo” ürünü ve internetteki bir çok ürünün davalının anılan tasarımını kendisinin tasarlamadığını gösterdiğini ileri sürerek 2015/08065 sayılı tasarımın yenilik ve ayırt ediciliğe sahip olmaması sebebiyle hükümsüzlüğünü talep etmiş, karşı davaya cevap dilekçesinde; iddiaların somut delile dayanmadığını, neyin talep edildiğinin belli olmadığını, müvekkilinin karşı davacının tek bir hakkını ihlal ettiğine dair delil sunulmadığını savunarak karşı davanın reddini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı- karşı davacı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; dava konusu 2015/08065 sayılı çikolata sunum ambalajı tasarımının yine müvekkili adına tescilli 2012/68076 sayılı “Doctor Chocolate” ibareli markaya ilişkin ürünle ve Pelit markası ile özdeşleştiğini, ... İç Dış Tic. Ltd. Şti.’nin geçerli bir tescilinin bulunmadığını, anılan tasarım ile müvekkilinin tasarımının bir tutulamayacağını, dava dilekçesinde Kahve Dünyası ile başlayan muhtelif görsellerinin tamamının müvekkilinin dava konusu tasarımı tescilsiz kullanmaya başladığı tarihten sonrasını içerdiğini, müvekkilinin çikolata sunum ambalajının 01.12.2015 tarihinden sonrası için tescilli, kamuya sunulan 28.05.2009 tarihinden itibaren de tescilsiz korunduğunu savunarak asıl davanın reddini istemiş, karşı dava dilekçesinde; karşı davalının ürünlerinde müvekkilinin tasarım ambalajını kopyaladığı gibi ürünün adını bile benzetmeyi amaçlayıp “Doctor Needle” ve “Chocolate Doping” isimlerini kullandığını, bu haliyle karşı davacı adına tescilli ürün, marka ve tasarıma tecavüz ettiğini, müvekkilinin “Doctor Chocolate” ibareli markasının bulunduğunu ileri sürerek karşı davalının “Doctor Needle” ve “Chocolate Doping” ibarelerinin yer aldığı çikolata ve sair ürünlerin, tanıtıcı emtianın toplatılmasını, marka için şimdilik 5.000,00 TL maddi, 25.000,00 TL manevi tazminatın, özel tasarım çikolata sunum ambalajı için şimdilik 5.000,00 TL maddi, 25.000,00 TL manevi tazminatın en yüksek banka reeskont faizi ile birlikte tahsilini, isim, logo ve özel tasarım çikolata sunum ambalajından olaşan markaya tecavüzün men’ini, kararın ilanını talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile esas davada genel ispat kuralının bir istisnası olarak yenilik unsurunun res'en araştırılacağı, karşı davada marka ve tasarıma tecavüz iddiaları yönünden ispat yükünü tamamen davacı üzerinde olduğu, karşı davacının tecavüz olgusunu ispata yönelik delilleri mahkemeye sunması gerektiği, davalı-karşı davacının markaya tecavüz iddiaları yönünden delil sunmadığı, bu iddia ve davanın ispatlanamadığı, patent ve faydalı model hukukunun ürünlerin teknik özelliklerini, tasarım hukukunun ise ürünlerin şekillerini konu aldığı, bilişim uzmanı bilirkişinin şırınga içinde çikolata ürün örneklerini davalının tescilinde önce kamuya sunulduğunu belirlediği, genel görünüm itibariyle davalı tasarımında olduğu gibi plastik şırınga içerisinde doldurulmuş çikolata olarak yer aldıkları, ortak hususların değerlendirilmesinde benzerlik itibari ile tüketici nezdinde ayırt ediciliklerinin bulunmadığı, farklılıkların ufak detaylarda kaldığı, davalının tescil tarihinden önce kullanım savunması yönünden sunmuş olduğu fatura ve belgelerin görsel eşleştirmesi yapılmadığı, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 57 nci maddesi ışığında değerlendirme yapılması gerektiği, kamuya sunmanın sergileme, satış gibi yollarla piyasaya sürme, kullanma, tarif, yayım, tanıtım veya benzer amaçlı faaliyetleri kapsadığı, kamuya sunmanın neler olduğunu sıralarken geniş bir çerçeve çizildiği, yalnızca ticari sunumlar ile sınırlanmadığı gibi tahdidi bir sayım yoluna da gidilmediği, dolayısıyla bilirkişi raporunda görsellerine yer verilen sunum ve ürünlerin yenilik unsuru bakımından değerlendirmeye alınmasının zorunlu olduğu, davalı- karşı davacı tasarımın yenilik vasfını haiz olmadığı, tescil tarihinden önce benzerlerinin kamuya sunulduğu, ayırt edicilik vasfı yönünden sunulan özelliklerinin tasarım hukuku alanında kalmadığı, bu nedenlerle hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, hükümsüzlük kararının geçmişe etkili olduğu gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, 2015/08065 tescil numaralı tasarımın hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine, karşı davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemece 18.12.2020 tarihli ek kararla markaya tecavüzün tespiti ve tasarıma tecavüzün tespiti yönünden 6100 sayılı Kanun’un 305/A maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı vekalet ücreti taktirine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına ve ek karara karşı süresi içinde davalı- karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı- karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; asıl dava davacısının hükümsüzlük istemede hukuki yararının bulunmadığını, tasarımda şekil ve fonksiyonun birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini, Mahkeminin müvekkiline ait tasarımı fiziken incelemediğini, bir ürünün görünüme yani tasarıma katkısı olan özelliklerin fonksiyonel olup olmadığına bakılmaksızın korunacağını, davacının dava dilekçesinde müvekkilinin marka ve tasarımına vaki tecavüzü kabul ve ikrar ettiğini, taklit ürünlere ilişkin sundukları görsellerin değerlendirilmediğini, dosyaya sunulmadığı gibi piyasadan çekilen bu ürünler için yegane yöntemin davacı- karşı davalının ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılacak inceleme olduğunu, bu yöndeki talebin reddinin adil yargılanma hakkını zedelediğini, 24.09.2019 tarihli ara karardan izahsız ve gerekçesiz rücu edildiğini, müvekkili tasarımının yenilik ve ayırt edicilik vasıflarını taşıdığını, davacı- karşı davalıya ait ürün dışında alenileştiği kabul edilen, sadece internet görselleri ile incelenen ürünlerin hiçbirinde fiziki inceleme yapılmadığını, müvekkili ürününün sadece fonksiyonel ve teknik vasıfları ile değil bu fonksiyonları ona kazandıran görünen kısımları ile de kendisinden önce alenileştiği iddia edilen görsellerden farklılık taşıdığını, müvekkilinin sunulan faturalar ışığında tüm dünyadaki örneklerinden yıllar önce ürettiğinin kabulü gerektiğini, müvekkili tasarımının tescilden itibaren tescili, kamuya sunulan 28.05.2009 tarihinden itibaren tescilsiz korunduğunu, davacı- karşı davalı yararına 5 ayrı vekalet ücreti verilmesinin yerinde olmadığını, tavzih kararı ile de vekalet ücreti sayısının 7’ye çıktığını, tavzihle düzeltilemeyecek bu hususun aslen istinaf edilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir. Davalı- karşı davacı vekili ek karara yönelik istinaf dilekçesinde özetle; 6100 sayılı Kanun’un 305/A maddesi düzenlemesi ile ek karar kurumu üzerinden çözülmesi beklenen hususların vekalet ücreti talebini kapsamadığını, Kanun’un ek karar ile vekalet ücreti gibi taraflara borç yüklenmesine sebep olan bir hüküm kurulmasına cevaz vermediğini, hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçların tavzih yolu ile sınırlandırılamayacağını, genişletilemeyeceğini ve değiştirilemeyeceğini, taraflara yüklenen borcu değiştirme ve genişletme mahiyetinde olan hükümlere dair istinaf kanun yoluna başvurulması gerektiğini, bu kararlar arasında yaklaşık 3 aylık bir zaman farkı olduğu için, ayrı olarak ele alınıp farklı zamanlarda hükme bağlanmaları halinde, teknik olarak ilamın icrası noktasında da sorun yaşanacağını ileri sürerek ek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı- karşı davacının ihtarı üzerine davacı- karşı davalının dava açmakta hukuki yararının bulunduğu, bilişimi uzmanı ve tasarım uzmanı bilirkişilerin yer aldığı kök ve ek raporlarda bilişim uzmanının internet görsellerini ekleyerek, videolarının siteye yüklenme tarihlerini belirttiği, videoların en eskisinin 02.07.2009 tarihini içerdiği, raporda tasarımın gövde, itici piston ve uç olarak 3 ana öğeden oluştuğu, bu öğelerin biçimleri, oranları, yüzey özelikleri ve birbirleri ile ilişkileri sayesinde farklılaşarak ayırt edicilik kazanabileceğinin belirtildiği, 2011/05655 numaralı çikolata şırıngası isimli 14.09.2011 başvuru ve tescil tarihli tasarımın da değerlendirildiği, geçmiş tarihli ürün görselleri ile dava konusu tasarım karşılaştırıldığında aynı geometrik biçim, oran, yüzey ve yerleşimde olduğu, dava konusu tasarımda tescilli gövde üzerinde stilize edilmiş erkek doktor görseli yer aldığı, bu görselin diğer ürünlerde bulunmadığı, ancak bu küçük farkın ayrıntı olarak algılandığı, tasarımların geometrik biçimine ayırt edicilik kazandırmadığının tespit edildiği, neticeten dava konusu tasarımın başvuru tarihi olan 01.12.2015 tarihi itibarı ile yenilik ve ayırt edicilik niteliklerine sahip olmadığının belirlendiği, raporun denetime ve hükme elverişli olduğu, tasarımda işlevselliğin değil görünümün korunduğu, ürünün kamuya sunulmasının yeterli görüldüğü, ürünlerin artwork olduğuna ilişkin davalı itirazın yerinde olmadığı, hükümsüzlük iddiası yönünden ürünlerin fiziken incelenmesinin gerekli görülmediği, asıl davada davalı tasarımının hükümsüzlüğüne karar verilmiş olmakla hükümsüzlük kararı geriye etkili olduğundan davalı- karşı davacının tasarıma tecavüzün meni ve tasarıma dayalı tazminat taleplerinin reddinin doğru bulunduğu, tasarımın 28.05.2009 tarihinden beri kullanıldığının faturalar ile ispatlandığı ve tescilsiz tasarıma dayalı hak olduğu ileri sürülmüş ise de bu hususta sadece fatura sunulmasının yetmediği, karşı davacının aşamalarda tecavüze konu ürünü, davalının marka kullanımına ilişkin delilleri sunmadığı, karşı davalının da ürün ibraz etmediği, tecavüz iddiası yönünden ispat yükünün davalıya yüklenemeyeceği, markaya tecavüze konu olduğu iddia edilen ürünün karşı davalı tarafından sunulmasına ilişkin kesin süre ve ihtar içerir ara karardan dönülmesinin yerinde olduğu, karşı davacının bir kısım iddiaları yönünde delil listesinde bu delillere dayanmadığı, delil listesinde yer almayan ve mahkemenin ara kararında yer alan kesin süre içinde ibraz edilmeyen delillerin değerlendirilemeyeceği, karşı davada birden fazla talep bulunduğu, dava yığılması şeklinde açılan davalarda her talebin esasen ayrı bir dava niteliği taşıdığı, her talep hakkında ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği, karşı davada tasarım ve markaya tecavüzün meni, tasarım hakkının ihlali nedeni ile maddi ve manevi tazminat, marka hakkının ihlali nedeni ile maddi ve manevi tazminat talep edildiği, Mahkemece markaya tecavüz ve tasarıma tecavüzün meni talepleri yönünden asıl kararda vekalet ücretine ilişkin hüküm kurulmadığı, bu durumda hüküm kurulmayan vekalet ücreti yönünden ek karar ile değerlendirme yapılarak talebin kabulünün ve asıl kararda her biri ayrı talep olan markaya tecavüze dayalı maddi tazminat, manevi tazminat, tasarıma tecavüze dayalı maddi tazminat, manevi tazminatın reddi ve asıl davadaki hükümsüzlük isteminin kabulü yönündeki karar yönünden ayrı ayrı vekalet ücretine hükmetmesi yerinde olduğu gerekçesiyle davalı-karşı davacı vekilinin asıl ve karşı davaya ilişkin 02.10.2020 tarihli karar ile 18.12.2020 tarihli ek karara yönelik yerinde görülmeyen istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı- karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı- karşı davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükümsüzlük isteyen davacının hukuki yararının bulunmadığını, tasarımın sadece ürünün görünümü ile ilgili olduğuna dair eski düşünceden vazgeçildiğini, bunun yanında fonksiyonelliği ile de ilgili bir kavram olduğunun anlayışına gelindiğini, tasarım denildiğinde şekil ve fonksiyonun birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini, İlk Derece Mahkemesince müvekkiline ait tasarımın ayırt ediciliğinin değerlendirilmesinde ve buna dair tanzim edilen raporlarda, karşı dava yönünde yapılan incelemede tasarımın fiziken incelenmediğini, önce alenileştiği iddia edilen internet görsellerinin hiçbirisinin de fiziki değerlendirilmediğini, bir ürünün görümüne yani tasarımına katkısı olan özelliklerin fonksiyonel olup olmadığına bakılmaksızın korunacağını, karşı davalının dava tarihinde müvekkili adına tescilli marka ve tasarıma tecavüzünü kabul ve ikrar ettiğini, müvekkilinin tescilli markasının “Doctor Chocolate”, karşı davalının müvekkil markasına tecavüz eden ürünlerinin ise “Doctor Needle” ve “Chocolate Doping” adlı taklit ürünler olduğunu, sundukları görsellerin bir gıda fuarında bizzat müvekkili çalışanlarınca kayıt altına alındığını, kötü niyetli davacı/karşı davalı tarafından dosyaya sunulmadığı gibi piyasadan dahi çekilen ürünleri karşı dava yönünden ispat etmek için kalan yegane yöntemin davacı/ karşı davalının ticari defter ve kayıtlarında yapılacak inceleme olduğunu, davalının salt hükümsüzlük değil, müvekkilin ait “Doctor Chocolate” markasına yapılan tecavüze de ilişkin olduğundan bu iddia yönünden davacı karşı davalının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesini talep ettiklerini, talebin gerekçesiz reddedildiğini, dosyadaki kırılma noktasının uzun bir hukuki mücadele sonucunda Mahkemenin dikkati çekilerek 18.04.2019 tarihli celsede detaylı bir şekilde ve ihtilafın çözümüne yönelik oluşturulan ara kararın, hakim değişikliği sonrasında ve hiçbir yasal gerekçe gösterilmeden rücu ile ortadan kaldırılması olduğunu, yine gerekçesiz olarak, davacı/karşı davalı yanca yapılan tecavüzü ispat için talep edilen ticari defter incelemesinin reddinin adil yargılanma hakkını zedelediğini, müvekkilinin tasarımının yenilik ve ayırt edicilik şartlarını sağladığını, fotokopi belgeler üzerinden inceleme yapılarak sonuca varıldığını, raporlar düzenlendiğini, müvekkiline ait ürünün sadece fonksiyonel ve teknik vasıfları ile değil bu fonksiyonları ona kazandıran görünen kısımları ile de kendisinden önce alenileştiği iddia edilen görsellerden farklılık taşıdığını, fonksiyonel fayda sağlayan kısımlar aynı zamanda tasarım için bir farklılık ihtiva ediyorsa, bu fonksiyonu kazandıran parçaların kabuk tasarım" olarak değerlendirilen görünüm için de dikkate alınması gerektiğini, basit malzemeler ve üretim teknikleri kullanılarak merdiven altında imal edilen ve müvekkiline ait üstün tasarım ile aynı piyasaya sunularak trajediye sebep olan taklit ürünlere müsamaha gösterilemeyeceğini, davacı/ karşı davalının Kahve Dünyası ile başlayan ve devamında muhtelif firmalar bakımından paylaştığı kullanım ve görsellerin tamamının müvekkilinin dava konusu tasarımı tescilsiz olarak kullanmaya başladığını belgeleyebildiği 28.05.2009 tarihinden sonrasını içerdiğini, müvekkilinin beslenme şırıngası ile ilgili çalışmaları 2009 yılından öncesine dayanıyor olsa da bu kullanımın fatura ile ispat edildiği tarihin 28.05.2009 olduğunu, dava konusu tasarımı 28.05.2009 tarihinde kullandığını gösterir stok giriş evrakları ve faturalardan anlaşılacağı üzere, dosyaya tescilsiz kullanımı başlattığı tarihten öncesine ait hiçbir belge ya da görsel sunulmadığını, bilirkişi raporlarında müvekkilinin belge ve fatura ile ispatladığı ilk şırınga kullanım tarihinden öncesine dair hiçbir video ve görsel incelenmediğini, hükme esas alınan raporda yer alan internet sayfalarını gösterir görüntülerin hiç birinin müvekkilinin tescilsiz kullanımına başladığı 28.05.2009 tarihinden öncesini içermediğini, çikolata sunum ambalajının 01.12.2015 tarihinden sonrası için tescilli olarak, kamuya sunulan 28.05.2009 tarihinden itibaren de tescilsiz olarak korunduğunu, 6769 sayılı Kanun’da yeni düzenleme ile tescilsiz tasarıma ilişkin olarak dahi koruma sürelerinin arttırıldığını, 12 aylık sürenin 3 yıla çıkarıldığını, Youtube linkleri ve bunlara ait tarihlerin onaylanmaya muhtaç olduğu gibi bahsi geçen örneklerin hiçbirisi müvekkil şirkete ait tasarımla benzerlik taşımadığını, kötü niyetli davacı/ karşı davalı lehine beş ayrı avukatlık ücreti verildiğini, kabul manasına gelmemekle birlikte hüküm bir an için geçerli kabul edilse dahi iki vekalet ücretine hükmedilebileceğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava tasarım hükümsüzlüğü, karşı dava marka ve tasarıma tecavüzün önlenmesi, maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Kanun’un 305/A maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6769 sayılı Kanun'un 7, 29, 56, 57, 77, 78, 79, 81 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gerek hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı- karşı davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Karşı davacı dava dilekçesinde, karşı davalının markaya ve ambalaj tasarımına tecavüz ettiğini ileri sürerek men, maddi ve manevi tazminat istemlerinde bulunmuştur. Maddi ve manevi tazminat istemleri içinde tespit istemini de içermektedir. Mahkemece 02.10.2020 tarihli asıl kararda gerek markaya tecavüz, gerekse tasarıma tecavüz iddiaları yönünden reddedilen maddi ve manevi tazminat talepleri için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedildiğine göre artık ayrıca tespit talepleri yönünden vekalet ücreti taktir edilmemesi gerekirken karşı davalının talebi üzerine 18.12.2020 tarihli ek kararla markaya tecavüzün tespiti ve tasarıma tecavüzün tespiti talepleri yönünden herhangi bir vekalet ücreti hükmedilmediği, bu yanlışlığın düzeltilebileceği gerekçesiyle 6100 sayılı Kanun'un 305/A maddesi uyarınca her iki talep yönünden karşı davalı yararına ayrı ayrı vekalet ücretine hükmolunması doğru görülmemiştir.

Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı- karşı davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesinin 18.12.2020 tarihli ek kararının kaldırılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalı- karşı davacıya iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.