WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/1256 E.  ,  2024/4640 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI :2021/434 Esas, 2022/2201 Karar
HÜKÜM :Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ :İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI :2018/240 E., 2020/255 K.

Taraflar arasındaki markanın hükümsüzlüğü ve ticaret ünvanının terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirket ortaklarının dedeleri tarafından kurulan ... Pastanesi'nin 1945 yılından bu yana üç kuşaktır aile firması olarak Çeşme'de faaliyetini sürdürdüğünü ve davacının "..." markası üzerinde önceye dayalı hak sahibi olduğunu, "..." markası altında butik bir işyeri işlettiğini, 2015 yılında kurulan davalı şirketin "..." esas unsurlu marka tescil başvurularında bulunduğunun öğrenildiğini ve bu başvurulara itiraz edildiğini, ancak davalının 2016/30713 numaralı marka başvurusuna itirazın sehven atlandığını ve itiraz süresinin kaçırıldığını, davalının marka tescilini aldığını ve hızla yeni yerler açarak üçüncü kişilere franchise verdiğini, her iki şirketin iştigal konularının da aynı olduğunu, davacı şirketin 08.11.2012 tarihinde kurulduğunu, ancak faaliyetine 70 yıldır devam ettiğini, davalı şirketin ise 24.06.2015 tarihinde tescil edildiğini, her iki tarafın markalarının esas unsurunun “...” ibaresi olduğunu ve aynı olduklarını, davacının markalarının 29. ve 30. sınıflarda, davalının markasının ise 30. sınıfta tescilli olduklarını, bu nedenle markaların karıştırılma ihtimali bulunduğunu ileri sürerek davalının ticaret unvanının terkinine, davalı adına tescilli 2016/30713 tescil numaralı “İSTANBUL ... ÇİKOLATACISI” markasının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6 ncı maddesinin birinci ve altıncı fıkraları uyarınca hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; tarafların markaları arasında benzerlikten söz edebilmek için sadece yazılış, okunuş, fonetik değil, aynı zamanda görsellik ve genel intiba açısından da benzer olması ve bu benzerliğin halk nezdinde karıştırma ve ilişkilendirme ihtimali doğuracak nitelikte olması gerektiğini, ancak taraf markaları arasında böyle bir karıştırma veya ilişkilendirme ihtimali bulunmadığını, sadece ortak bir kelimenin markada yer almasının yeterli olmadığını, "..." ibaresinin özgün ve ayırt edici olmadığını, davacı ve davalının markasal kullanımlarının farklı mal ve hizmetlerde olduğunu, davalının markasının tanınmışlık düzeyinin davacının markasından daha yüksek olduğunu, Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde ... ibareli birçok marka tescili bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuna göre taraf markalarının ve ticaret ünvanlarının ortak unsurunun ... ibaresi olduğu, her iki markanın ortalama tüketici kitlesine hitap ettikleri, davalının markasının tescilli olduğu 30. sınıfta davacının markalarının bir kısmının da tescilli olması nedeniyle, anılan ürün ve hizmetlerin alıcısı ve yararlanıcısı konumundaki ortalama tüketici kitlesinin özellikle markaların esas unsurunun aynı olması nedeniyle, tarafların markalarını ilişkilendirmesi kaçınılmaz olduğundan davalının markasının hükümsüzlük koşullarının mevcut olduğu, davalının ticaret unvanı seçiminin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 2 nci maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralına ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 50 nci ve 52 nci maddelerine aykırı olduğu, hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeninin korumayacağı, davalının markasının ve ticaret unvanının tescilinin bu yasal düzenlemeler karşısında hukuka uygun olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının ticaret unvanından "..." ibaresinin terkinine, davalı adına tescilli 2016/30713 numaralı "İSTANBUL ... ÇİKOLATACISI" markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalının ticaret ünvanının tebliğe uygun olduğu yolunda görüş bildirildiğini, davacının ticaret ünvanının dava tarihi itibariyle tanınmış olduğunun ispat edilemediğini, marka ile ticaret ünvanının tanınmışlığının aynı anlama gelmediğinin Yargıtay kararları ile sabit olduğunu, davacının şirketinin limited şirket olduğunu, müvekkilinin ise anonim şirket olduğunu, bu durumun benzerlik bulunmadığını gösterdiğini, tarafların işletmelerinin faaliyet konularının birbirinden farklı olduğunu, davacının çikolata sektörü ile bir iştigali olmadığını, müvekkilinin ise sadece çikolata ve ticaret ünvanında belirtilen diğer alanlarda hizmet verdiğini, reçel ya da pastane ürünü üretmediğini, marka hükümsüzlüğüne dair hükme esas alınan raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, rapora itirazlarının değerlendirilmediğini, ... sözcüğünün zayıf marka niteliğinde olduğunu, tek başına bir kişinin tekeline bırakılmasının mümkün olmadığını, bu tür markalarda yapılacak küçük bir değişiklik ile iltibas tehlikesinin önleneceğini, buna göre Çeşme'nin Meşhur ... Pastanesi ile İstanbul ... Çikolatacısı markaları arasında farklılıklar bulunduğunu, iltibas tehlikesinin bulunmadığını, ayrıca kelime unsurunun dikkate alınmayarak şekil unsurunun ayırt edici olduğunun da kabulü gerektiğini, taraf markalarının farklı sınıflarda tescilli olduğunu, bu nedenle hükümsüzlük kararının da doğru olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının hükümsüzlüğü istenilen markasının tescilli olduğu mal ve hizmet sınıfında davacıya ait bir kısım markaların da tescilli olduğu, markalar arasında asli ve ayırt edici unsur olan "..." ibaresinin bulunması sebebiyle ortalama tüketici nezdinde iltibas ihtimali bulunduğu, tarafların birbirine yakın kollarda gıda sektöründe faaliyette bulundukları, davacının daha önceki tarihli tescillerinin bulunduğu, davalının tacir olup ticaret ünvanını seçerken gerekli dikkat ve özeni göstermesi gerektiği, gıda sektöründe çikolatacılık alanına yakın sayılabilecek pastanecilik, dondurmacılık alanlarında 1945'den beri faaliyet gösteren ve Türkiye'nin en iyi 10 dondurmacısı olduğuna dair basında haberleri yapılan davacıya ait ... Pastanesi ile davalının aynı unsuru tercih etmesinin ticari dürüstlük ile bağdaşmadığı, bilirkişi raporunun ayrıntılı incelemeyi içerdiği gibi istinaf denetimine de elverişli bulunduğu, hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, markanın hükümsüzlüğü ve ticaret ünvanının terkini istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 370 ve 371 inci maddeleri,

2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci ve altıncı fıkraları.

3.4721 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi.

4.6102 sayılı Kanun'un 50 nci ve 52 nci maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.