WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 21 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/1229 E.  ,  2024/3392 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2392 Esas, 2022/1470 Karar
HÜKÜM : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/402 E., 2021/292 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı banka ile borçlu arasında 04.03.2016 Tarihli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme kapsamında borçlu davalının kredinin geri ödenmesine ilişkin koşullara uymaması sebebiyle Ankara 12. Noterliğinin 02.05.2019 tarihli hesap kat ihtarnamesinin düzenlendiğini, borçlu tarafından herhangi bir ödeme yapılmaması üzerine davacı banka tarafından alacağın tahsilini teminen borçlu aleyhine Antalya 11. İcra Müdürlüğünün 2019/7041 E. sayılı dosyasından icra takibine başlandığını, Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/422 D.İş sayılı dosyası üzerinden yapılan inceleme neticesinde 28.06.2019 tarihinde ihtiyati haciz kararı alındığını, davalının açılan takibe, borca, faize ve ferilerine itiraz ettiğini, itiraz üzerine takibin durdurulduğunu ileri sürerek davalı/borçlunun itirazının iptali ile takibin devamına ve kötü niyetli olarak icra takibine itiraz eden davalı/borçlunun, itiraz olunan alacağın %20’sinden az olmamak kaydıyla icra-inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; 04.03.2016 tarihinde davalının 50.000,00 TL'lik Ziraat Bankası ... Şubesine kredi başvurusunda bulunduğunu, müşteri temsilcisi ...' un kredi başvurusu için birtakım evrakların imzalanması, bazı evrakların da davalı tarafından başka kurum ve kuruluşlardan temin edilmesi gerektiğini, sonrasında banka yöneticileri tarafından kredi verip vermeme konusunda bir karar verileceğini beyan ettiğini, ... tarafından bir kısım evrakların davalının imzasına sunulduğunu, davalının evrakları okuma fırsatı bulamadan imzalamak durumunda kaldığını, başka kurum ve kuruluşlardan alınması gereken evrakları temin etmek için şubeden ayrıldığını, davalının diğer kurum ve kuruluşlardan temin edilmesi gereken evrakları hazırladığı süre zarfında, banka görevlisi ...'un davalıyı aradığını, kredi puanının yeterli olmadığını, bu sebeple kredi başvurusunun onaylanmadığını söylediğini, T.C. Ziraat Bankası A.Ş. tarafından davalı adına Ankara 12. Noterliğinin 02.05.2019 tarihli hesap kat ihtarnamesi gönderildiğini, ihtarnamede davalının 500.000,00 TL kredi kullandığı, vadesi geçmiş 320.697,39 TL kredi borcu olduğunun belirtildiğini, davalının bunun üzerine vakit kaybetmeksizin ilgili banka şubesine başvurduğunu, banka şubesinden borcun kaynağının 04.03.2016 tarihinde çekilmiş krediye ilişkin olduğu bilgisinin verildiğini, davalının söz konusu bankaya böyle bir borcu olmadığını, banka tarafından bir hata yapılmış olabileceğini, takibe konu kredi sözleşmesi ile sair her türlü belgenin birer örneğinin incelenmek üzere tarafına verilmesini talep ettiğini, banka görevlilerinin krediye ilişkin belgeleri kesinlikle davalıya veremeyeceklerini beyan ettiklerini, davalının söz konusu bankaya böyle bir borcu olmadığı gerekçesiyle kat ihtarnamesine noter aracılığıyla itiraz ettiğini, davalı tarafından Antalya 11. İcra Müdürlüğünün 2019/7041 E. sayılı dosyasından alacaklısı T.C. Ziraat Bankası A.Ş. olan ödeme emrini tebliği aldığını, davalının yine hukuki imkânlarını kullandığını, davalının bankaya böyle bir borcu olmadığı gerekçesiyle hem ihtiyati haciz kararına hem de hakkında yürütülen icra takibine yasal süresi içerisinde itiraz ettiğini, ...' un bankaya kredi başvurusunda bulunan davalıya, kredi başvuru evrakları adı altında ancak aslında kredi sözleşmesi olan evrakları imzalattığını, söz konusu sözleşmenin imza kısmı haricinde kalan ve el yazısıyla yazılması gereken kredi miktarı kısmı ile diğer boş kısımları da muhtemelen ...' un doldurduğunu, birileri tarafından kredi borcunun yaklaşık 180.000,00 TL’lik kısmının ödendiğini, davalı tarafından ilgili banka şubesine yapılan başvuruda; kredi borcunun yaklaşık 180.000,00 TL’lik kısmının hangi şahıs ve şahıslar tarafından ödendiği konusunda bilgi talep edildiğini, banka yetkililerinin, bu konu hakkında da kesinlikle bir bilgi paylaşımında bulunmadığını, ödemeyi yapan kişi veya kişilerin banka personeli ... tarafından lehine kredi temin edilen şahıslar olabileceğini, ...’un hukuka aykırı olan söz konusu işlemlerine iştirak eden şahısların, banka kayıtlarındaki ödeme bilgileriyle tespit edilebilmesinin mümkün olduğunu, ilgili kredi borcuna istinaden yapılan ödemelerin kim veya kimler tarafından yapıldığını gösteren banka kayıtlarının davacı bankadan istenilerek dosyaya celp edilmesini talep ettiklerini, davalının kredi miktarını elden teslim aldığı iddia edilen 04.03.2016 tarihli T.C. Ziraat Bankası A.Ş. .... Şubesi güvenlik kamerası kayıtlarının temin edilebilmesi halinde davalının böyle bir meblağı teslim almadığının anlaşılacağını, davalı tarafça yapılan araştırmalar sonucunda davalının 04.03.2016 tarihinde kredi başvurusu için görüştüğü ve kendisine birtakım evraklar imzalatan banka görevlisi ...’un Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/570 E. sayılı dosyasında, aynı suçları başka şahıslara karşı da işlediğinden bahisle tutuklu olarak yargılandığını öğrendiklerini, ...'un benzer işlemleri birçok defa gerçekleştirildiğini ve bu suretle hem banka müşterilerini hem de bankayı zarara uğrattığını, davalı tarafından; dava konusu borcun ilk öğrenildiği andan itibaren davacı tarafından ilgili davanın açılmasında kötü niyetin mevcut olduğunu, davalının lehine karşı tarafın %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar davalı tarafça belirtilen miktarda kredi kullanılmadığı, banka çalışanı ...'un başkaları lehine kredi kullanmak suretiyle kendisini ve bankayı zarara uğrattığı iddia edilmiş ise de kredi sözleşmesindeki imzanın inkar edilmediği, davalı tarafından bankacılık işlemlerinden kaynaklanan tazminat istemli banka aleyhine açılmış bir davasının bulunmadığı, banka çalışanı ... yönünden de şikayetin bulunmadığı, bilirkişi tarafından düzenlenen mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın borçlu ...'ten alacaklı olduğunu, dosyada mübrez bilirkişi raporu ile müvekkil banka'nın borçludan alacaklı olduğu ortaya konmuş ise de raporda hatalı değerlendirmeler, yanlış hukuki yorumlar yapılarak alacağın miktarı hususunda yanlış sonuçlara ulaşıldığını, bilirkişi raporunda davalının sorumluluğu hesaplanırken asıl alacak, işlemiş faiz, faiz başlangıç tarihi, faiz işletilen gün sayısı ve gider vergisi yönünden yapmış olduğu hesaplamalarda hataya düşüldüğünü, yerel mahkemece rapora itibar edilerek davanın kısmen kabulü yönünde hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, davalı tarafından imzalanıp müvekkili bankaya tevdi edilen 04.03.2016 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi incelendiğinde, davalının müvekkili bankaya borçlu olduğu hususunda herhangi bir tereddütün olmadığını, mezkur Genel Kredi Sözleşmesi’nde borçlu müvekkil Banka ile akdedilen kredi sözleşmesinden dolayı borçlandığı ve borçlanacağı tutarlarla ve anapara, akdi faiz, temerrüt faizi, komisyon, gider vergisi, kredi hesabına borç kaydedilen her türlü masraflar, vergiler, resimler, kanuni takip giderleri ve avukatlık ücretini de kapsayan miktarlardan sorumlu olacaklarını kabul ve taahhüt ettiğini, davalının itirazında haksız olduğunu, borçlunun icra takibini uzatmak maksadıyla borca itiraz ettiğini, borçlunun itirazı yasa, usul ve içtihatlara aykırı olduğunu, belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan bilirkişinin düzenlemiş olduğu asıl ve ek raporun ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli, usul ve yasaya uygun bulunmasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 01.02.2023 tarihli ek kararıyla da kararın davalı vekilince temyiz edildiği ancak davalı vekilince temyiz karar harcı, temyiz yoluna başvuru harcı ile temyiz posta masrafı tebliğ giderlerini yatırmadığı, belirtilen harç ve gider eksikliklerinin tamamlanması için dairemizce 16.01.2023 tarihinde muhtıra çıkartıldığı, muhtıranın davalı vekiline 22.01.2023 tarihinde tebliğ edildiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 366 ncı maddesi delaletiyle 344 uncu maddesine göre bir haftalık kesin süre içerisinde harç ve posta masraflarının yatırılmadığı gerekçesiyle temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptaline istemine ilişkindir

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

30.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.