WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 15 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/1221 E.  ,  2024/4768 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/397 Esas, 2022/1787 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI :2017/1108 E., 2019/1001 K.

Taraflar arasındaki denkleştirme tazminatı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 160.660,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin 30.04.2001 yılından itibaren davalının sigorta acentesi olduğunu, davalı tarafça gerekçe gösterilmeden Beyoğlu 47. Noterliği 25.01.2017 tarihli ihtarnamesi ile tebliğ tarihinden itibaren 3 ayın bitiminde sözleşmenin feshedildiğinin ihtar edildiğini ve 02.07.2017 tarihinde fesih ilanı yapıldığını, sözleşmenin feshi tarihine kadar müvekkilinin üretim yaparak davalı şirkete portföy kazandırdığını, müvekkilinin uzun süren acentelik süresince davalı şirkete yeni müşteriler kazandırarak davalıyı tanıttığını, sözleşmenin feshinin haksız olduğunu, fesih nedeniyle müvekkilinin portföyden yararlanma ve kazanç sağlamadan mahrum kaldığını, davalının ise önemli bir müşteri çevresi ve gelir sağladığını, bu nedenle müvekkilinin portföy tazminatı talep hakkı bulunduğunu belirterek, 10.000,00 TL denkleştirme tazminatının acenteliğin feshi tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili, 09.10.2018 tarihli dilekçesi ile dava değerini 105.238,40 TL artırarak 115.238,40 TL'ye çıkarmıştır.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, taraflar arasında 10.11.2009 tarihinde imzalanan acentelik sözleşmesinin, sözleşmenin 24. maddesine göre 3 ay önceden haber vermek suretiyle, 25.01.2017 tarihli ihtarnameyle sözleşmeye uygun feshedildiğinin ihtar edildiğini, akabinde ise 02.05.2017 tarihli ihtarname ile sözleşmenin feshedildiğini, davacının portföy tazminatı talebinin koşullarının gerçekleşmediğini, porföy tazminatı istenebilmesi için acentenin müvekkiline müşteri sağlamış olması, sözleşmenin bitiminden sonra da müvekkilin kazanç sağlamaya devam etmesi ve hakkaniyet koşullarının bulunmasının gerektiğini, davacının müvekkiline hiç bir menfaat sağlamadığını, müvekkili şirketin verimsiz acentenin sözleşmesini haklı olarak feshettiğini, davacının sadece trafik branşında poliçe düzenlemesi nedeniyle çeşitlilik ve verimlilik sağlamadığını, trafik sigortası poliçesine konu teminatlar sabit olduğundan, müşterinin en ucuz teklifi veren sigorta şirketine poliçe düzenlettiğini, davacının iddia ettiği şekilde bir müşteri çevresi sağlanmadığını, müşteri portföyünün genişlemediğini, ayrıca sözleşmenin 24.c maddesi gereğince acentenin sözleşmenin feshi nedeniyle tazminat talep edemeyeceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, taraflar arasında 30.04.2001 ve 10.11.2009 tarihli acentelik sözleşmelerinin akdedildiği, taraflar arasındaki sözleşmenin 24. maddesinde, taraflardan her birinin diğer tarafa taahhütlü bir mektupla üç ay evvelinden haber vermek şartıyla sözleşmeyi her zaman sona erdirebileceğinin belirtildiği, davacı tarafından keşide edilen Beyoğlu 47. Noterliğinin 25.01.2017 tarihli ihtarnamesi ile, sözleşmenin ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren 3 ayın bitiminde feshedileceğinin ihtar edildiği, ihtarnamenin davacıya 30.01.2017 tarihinde tebliğ edildiği, yine davacı tarafından Beyoğlu 47. Noterliğinin 02.05.2017 tarihli fesih ilanı ile sözleşmenin feshedildiğinin ihtar edildiği, taraflar arasındaki ilişkinin 02.05.2017 tarihli fesih ilanı ile sonlandığı, üretilen net prim tutarlarının fesih tarihi olan 02.05.2017 tarihinden önceki 5 yılı kapsayan (fesih tarihinden sonraki iptaller de dahil olmak üzere) Mayıs 2012 – 2017 döneminde toplam 576.191,99 TL komisyon tutarı bulunduğu, 1 yıllık ortalama komisyon tutarının ise 115.238,40 TL olduğu, davalı tarafından, davacı müşterisi olup fesihten sonra davalı tarafından poliçe tanzim edilen müşterilere ilişkin poliçe dökümlerine göre, 2017 yılı Haziran – Aralık döneminde 216 adet 144.909,67 TL tutarında ve 2018 yılı Haziran dönemine kadar 345 adet 262.935,85 TL tutarında poliçe tanzim edildiği, davacının portföy tazminatının son 5 yıllık komisyon ortalamasının 115.238,40 TL olarak hesaplandığı ve davalının davacının portföyünden yararlanmaya devam ettiği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, acentelik sözleşmesinin haklı sebeple feshi nedeniyle denkleştirme tazminatı istenemeyeceğini, davacının, portföyünü trafik ve kasko poliçelerinden çıkararak çeşitlendirmesi konusunda uyarılmasına rağmen sözleşmeye aykırı olarak portföyünü bu poliçelerden oluşturmaya devam ettiğini, bu nedenle denkleştirme tazminatı istenemeyeceğini, denkleştirme tazminatı koşullarının oluşmadığını, bu kapsamda acentenin müşterilerinin fesihten sonra devam edip etmediğinin, devam edenlerin müşteri kazanma niteliğinde olup olmadığının, acentenin hasar ve prim oranlarının tespiti ile müvekkilinin önemli bir menfaat elde edip etmediğinin tespit edilmesi gerekirken, mahkemece bu konuda itiraz ve taleplerinin dikkate alınmadığını, bu inceleme yapılmış olsaydı acentenin portföyünün fesihten sonra kullanılmadığının, fesihten sonraki poliçelerin herhangi bir acentelerinin tercih edilmesi nedeniyle düzenlenmiş olabileceğinin ve müvekkilinin maddi kazanç elde etmediğinin tespit edilebileceğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalı tarafından davacı müşterisi olup fesihten sonra poliçe tanzim edilen müşterilere ilişkin poliçe dökümleri dosyaya sunulmuş olup 2017 yılı Haziran – Aralık döneminde 216 adet 144.909,67 TL tutarında ve 2018 yılı Haziran dönemine kadar 345 adet 262.935,85 TL tutarında poliçe tanzim edildiği,davacının davalıya kazandırdığı müşterilerin acentelik sözleşmesinin feshinden sonra davalı ... nezdinde poliçelerini yeniledikleri, bu sayede davalının sözleşmenin feshinden sonra da önemli menfaatler elde ettiği, taraflar arasındaki acentelik ilişkisinin uzun yıllar devam ettiği, ticari defter kayıtlarından tespit edildiği üzere, davacının davalı şirketin net poliçe üretimine yüksek oranda katkı sağladığı, bu nedenle davacının denkleştirme talebinin hakkaniyete de uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, acentelik sözleşmesinden kaynaklanan denkleştirme tazminatı istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un 122 nci maddesi ile 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 23 üncü maddesinin 16 ncı fıkrası.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.