WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Temmuz 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/1216 E.  ,  2024/3734 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1638 Esas, 2022/1738 Karar
HÜKÜM : Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2014/384 E., 2017/1168 K.

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tespit davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne ve karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 07.05.2024 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ..... ile davalı Ziraat Bankası vekili Av. ... ve ... vekili Av. .... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalılardan ... A.Ş. arasında akdedilen 16.12.2010 tarihli Tedarik Sözleşmesi uyarınca müvekkilinin davalıya ait arsa üzerinde gerçekleştirilen eğlence merkezi projesi kapsamında bir takım ekipmanların tedarik ve teslim edilmesi işini üstlendiğini, ürünlerin satışı mukabilinde davalının müvekkiline 1.670.198,11 euro ödemeyi taahhüt ettiğini, taraflar arasında davalılardan ... A.Ş.’nin akreditif amiri, diğer davalı bankanın akreditif bankası, müvekkilinin ise lehdar olduğu 31.12.2010 tarih ve 1.643.697,88 euro bedelli belgeli dönülemez nitelikte ve dahili bir akreditif ilişkisi kurulduğunu, müvekkilinin sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerinin tümünü Ağustos 2011 tarihi itibariyle tamamladığını ve sipariş konusu teknik ekipmanları teslim ettiğini, davalı akreditif bankasına malların satış ve teslimine ilişkin tüm belgeleri ibraz etmiş olmasına rağmen sözleşmenin bedelinin ödenmesi gereken en son %10'luk bedeli 167.020,00 euronun tüm taleplere rağmen ödenmediğini, gerekçe olarak malın teslimi sonrasında amir tarafından düzenlenmesi gereken C sertifikasının ibraz olunmamasının gösterildiğini, davalı ... A.Ş.’nin ise içinde bulunduğu ekonomik kriz nedeniyle kredi ilişkisi içinde bulunduğu akreditif bankası ile ilişkileri gereği C sertifikasını düzenlemeyeceğini beyan ettiğini, oysa davalı tarafından C sertifikasını düzenlemesimi engelleyen bir durum bulunmadığını, davalı ... A.Ş.’nin bedelini ödemediği tutar kadar haksız zenginleştiğini, davalı bankanın ise uygun ödeme koşullarının oluşmaması için lehdar aleyhine direk ve belirleyici rol oynadığını ve temel ilişkiden bağımsızlık koşulu ile sorumsuzluk avantajlarını tümü ile yitirdiğini, zira akreditif amiri ticari anlamda büyük bir kredi borcu ve tehdidi ile bağlı bulunduğu amir bankanın baskı ve yönlendirmesi ile düzenlemesi gereken belgeyi düzenlememekte olduğunu, hakkın kötüye kullanılmasının hukuken korunamayacağını, akreditif illişkisinde pek çok hukuksal boşluğun olduğunu, bu noktada temel hukuk prensipleri ışığında hukuk yaratılması gerektiğini ileri sürerek davalı ... A.Ş.’nin müvekkiline taraflar arasındaki sözleşme ve akreditif konusu ticari iş nedeniyle 167.020,00 euro ve bu tutarın ödenmemesinden doğan temerrüt faizi toplam tutarında borçlu olduğunun tespitine, işbu tespite ilişkin hükmün akretidif küşatı 46A bent 6 ncı maddesinde yer alan “C sertifikası” yerine kain olduğunun kabulüne, aksi takdirde bakiye akreditif bedelinin ödenmesini davalı ... A.Ş. tarafından düzenlenecek “C sertifikasının” ibrazına bağlayan hükmün iptaline, temel ilişkiye de taraf olan ve bağımsızlık vasfını yitiren davalı banka bakımından bakiye akreditif bedelini ödememesindeki açık objektif iyi niyet ilkesine aykırılık ve müvekkilinin eksiksiz ifası dikkate alınarak akretidif bankası sıfatı ile bakiye akreditif bedelini ödeme borcunu yerine getirmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı banka vekili cevap dilekçesinde; davalı ... A.Ş.’nin davacı lehine 1.068.403,60 euro akreditif açma teklif mektubu uyarınca müvekkilince 31.12.2010 tarihinde teyitli belgeli akreditif açıldığını, akreditif metninin davacı ile diğer davalının anlaşması sonucunda oluşturulduğunu, akreditifin kabul edildiğine dair davalı lehdarın bankasının 03.01.2011 tarihli swift mesajının bulunduğunu, akreditif için gerekli belgelerin 46A maddesinde, ilave koşulların 47A maddesinde düzenlendiğini, bu düzenlemeler doğrultusunda davacının da kabulünde olduğu üzere davacıya toplam 904.033,84 euro ödeme yapıldığını, ödenmeyan tutarın 164.369,76 euro olduğunu, ancak bu tutarın ödenmesinin davalı ... A.Ş. tarafından imzalı ve mühürlü konfor modülleri için B sertifikası, konfor modülleri dışındaki ürünler için C sertifikasının bankaya ibrazına bağlı olduğunu, sertifika bankaya ibraz edilmediği için müvekkilinin ödeme yükümlülüğünün bulunmadığını, ayrıca akreditifin vadesinin 30.06.2011 tarihinde sona erdiğini, vade, dolayısıyla sözleşme sona erdikten sonra sözleşme şartlarındaki hükmün iptalinin talep edilemeyeceğini, yine müvekkilini uygun ödeme koşullarının oluşmaması için lehdar davacı aleyhine direkt ve belirleyici rol oynadığı iddiasının da kabul edilemeyeceğini, müvekkilinin akreditif koşulları uyarınca işlem yaptığını savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı ...... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin iflas erteleme davası açtığını, verilen tedbir kararı gereğince davanın durmasına karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafça sözü edilen tespit raporunun taraflarına tebliğ edilmediğini, rapora itiraz ettiklerini, davacı tarafından ...Oteline ilişkin ekipmanların devreye alınma ve test işlemleri tamamlanmadığından müvekkilinin davacıya borcunun olmadığını ve bu nedenle de C sertifikasını ibraz yükümlüğünün bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 28.12.2017 tarih, 2014/384 E. ve 2017/1168 K. sayılı kararıyla; davacının sözleşme gereğince tedarik yükümünü tam olarak yerine getirip sözleşmeye konu malları davalı ... A.Ş.'ye teslim ettiği, sözleşme bedelinin 1.670.198,11 euro olduğu, davalı ... A.Ş.'nin akreditif kredisi amiri olarak sözleşmenin 46A maddesi gereğince C Sertifikası düzenlemesi halinde sözleşme tutarının bakiye kalan kısmının davacı tedarikçiye ödeneceği, C Sertifikasının düzenlenme koşulunun ise bağıtlanan sözleşme gereğince monte edilen 7 ayrı klima merkezindeki cihazların bağlı olduğu sistemlerin tam olarak devreye alınıp aktif olarak çalıştırılarak servis ve bakım gereksinimi doğacak şekilde HAVC sistemlerinin işletilmesi olduğu, tespit raporu ile davalı ... A.Ş.'nin inşa ettiği kentsel eğlence merkezi projesi imalat aşamasında durdurulduğunun, bu nedenle davacının tedarik ettiği cihazların tam kapasite ile çalıştırılıp HVAC sisteminin işletilmesinin mümkün olmadığı, davalı ... A.Ş.’nin bu nedenle C Sertifikasını düzenlememekte olduğunun, sözleşmede akreditif amiri olan davalı ... A.Ş. C sertifikasını düzenlemediği için davalı bankanın da davacı tedarikçiye bakiye kalan sözleşme tutarını ödememekte olduğunun tespit edildiği, ancak taraflar arasında bağıtlanan sözleşmede davalı ... A.Ş.'nin projeyi durdurma, tedarik edilen cihazları çalıştırmama halinin düzenlenmediği, bu nedenle mahkemece genel hukuk kuralları ve örf adete göre boşluğun doldurulması gerektiği, davalı ... A.Ş.'nin teslim edilen cihazları yargılama süreci içinde de çalıştırmaması, projeyi faal duruma geçirmemesi, davacı tedarikçinin bu malların karşılığını ithal ettiği firmalara ödemiş olması, bu nedenle ekonomik varlığının etkilenmesi gözetildiğinde akreditif küşatı olan C Sertifikasının düzenlenmemesinde davalı ... A.Ş.'nin TMK 2 nci maddesi gereğince hakkını kötüye kullandığı, kendi kusuru nedeniyle davacının zararına neden olduğu, bu nedenle davacının tespit ve alacak istemlerinin kabulünün gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile, davalı ... İstanbul Gay. Yat. ve Geliştirme A.Ş.'nin davacı ... Havalandırma Sis. ve Tek. Ürün. San. ve Tic. A.Ş.'ye 164.369,76 euro ve alacağa hüküm tarihinden itibaren yürütülecek %9 yasal faiz ile birlikte borçlu olduğunun tespitine, fazla istemin reddine, bu tespit gereğince mahkeme hükmünün akreditif koşulu olan akreditif sözleşmesinin 46 A bendi 6 ncı maddesinde yer alan C sertifikası yerine kain olduğunun kabulüne, temel ilişkiye de taraf olan Akreditif bankası T.C. Ziraat Bankasının bakiye akreditif bedeli olan 164.369,76 euroyu hüküm tarihinden itibaren %9 yasal faizi ile davacıya ödeme borcunu yerine getirmesine karar verilmiş karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı banka vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 03.06.2020 tarih, 2018/878 E. ve 2020/546 K. sayılı kararıyla; davalı T.C. Ziraat Bankası A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin 28.12.2017 tarih, 2014/384 E. ve 2017/1168 K. sayılı hükmünün gereği kaldırılmasına, hükmün kesinleşen yönlerinin aynen tekrarı ile davalı ... İstanbul Gayr. Yat. ve Gel. A.Ş. hakkında açılan davanın kabulü ile; davalı ... İstanbul Gay. Yat. ve Gel. A.Ş.'nin davacıya 164.369,76 euro ve bu tutara hüküm tarihinden itibaren yürütülecek %9 yasal faiziyle birlikte borçlu olmadığının tespitine, fazla istemin reddine, davalı T.C. Ziraat Bankası A.Ş. hakkında açılan davanın reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı ...... A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince verilen 17.07.2020 tarihli ek karar ile davalı ...... A.Ş. vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine karar verilmiştir.

2. Dairemizin 21.04.2022 tarih, 2020/6160 E. ve 2022/323 K. sayılı kararıyla davalı ... İstanbul Gayrimenkul Yatırım Geliştirme A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi ek kararının onanmasına, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, mahkemece ‘’Davanın kabulü ile; davalı ... İstanbul ..... Yat. ve Geliştirme A.Ş.'nin davacı .... Havalandırma Sis. ve Tek. Ürün. San. ve Tic. A.Ş.'ye 164.369,76 euronun ve alacağa hüküm tarihinden itibaren yürütülecek %9 yasal faiz ile birlikte borçlu olduğunun tespitine, fazla istemin reddine’’ şeklinde hüküm tesisinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve buna karşı davalı .....A.Ş. tarafından istinaf yoluna gidilirken açık bir itiraz ileri sürülmemiş olmasına rağmen, Bölge Adliye Mahkemesince "...Bu tespit gereğince mahkeme hükmünün Akreditif koşulu olan akreditif sözleşmesinin 46 A bendi 6. maddesinde yer alan C sertifikası yerine kain olduğunun kabulüne" kısmının icapsız yere hüküm bendinden çıkartılmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesi ile hükmün bu sebeple temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı gereği, davalı Ziraat Bankası A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne ilk derece ve Daire hükmünün kesinleşen kısımlarının aynen tekrarına, davalı banka hakkındaki davanın reddine, ''C sertifikası yerine kain olduğunun kabulüne'' ibaresinin hükme ilave edilmesine karar verilmiş; davalı ......A.Ş. vekilinin bu karara ilişkin olarak yaptığı temyiz başvurusu ise davalı vekili tarafından ilk derece mahkemesinin kararına karşı yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı, davalı açısından kararın kesinleştiği gerekçesi ile 20.01.2023 tarihli ek kararı ile reddedilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen ek kararına karşı süresi içinde davalı ..A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı .....A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle;

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, akreditif amiri olan davalı ...A.Ş.’nin, akreditif konusu iş nedeniyle borçlu olduğunun tespiti, tespite ilişkin verilecek hükmün akreditif hükmü yerine kain olduğunun tespiti ve akreditif amir bankası olan davalı bankanın akreditif borcunu yerine getirmesine karar verilmesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi ek kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler ek kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan ek kararın ONANMASINA,

Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

09.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.