WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 19 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/1173 E.  ,  2024/4766 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/80 Esas, 2022/1534 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/385 E., 2020/212 K.

Taraflar arasındaki asıl markaya tecavüzün tespiti ve meni, birleşen marka hükümsüzlüğü davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın asıl davada davacı, birleşen davada davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davacı, birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin kurucusu olduğu... Yapı İnşaat Nakliyat Madencilik Turizm Kuyumculuk Taahhüt Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin 2016 yılında kurulduğunu, inşaat sektöründe faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin Ankara ili Çankaya ilçesi Beytepe Mahallesi'ndeki konut inşaatına ilişkin ruhsatın onaylanmasından sonra, "Konum Beytepe" markasını tescil ettirmek için 2077/113722 numarayla 37. sınıfta tescil başvurusu yaptığını ve tescilin kesinleştiğini, davalının müvekkilinin marka başvurusuna hiçbir itirazının olmadığını, projesi için web sitesi kurmak isteyen müvekkilinin http: /konumbeytepe.com / web adresine rastladığını ve web adresinin içeriğinden davalının Beytepe muhitinde aynı isimli proje gerçekleştirdiğini öğrendiğini, bunun üzerine 31.07.2018 tarihli ihtarname göndererek davalıyı tescilden haberdar ederek ihlalin durdurulmasını talep ettiğini, müvekkilinin ihtarını müteakip davalın kötüniyetle müvekkilinin tescilli markasıyla aynı ayırt edilemeyecek derecede benzer üç farklı marka başvurusu yaptığını, bu markaların "KONUMBEYTEPE manzara", "KONUMBEYTEPEM2" ve "KONUMBEYTEPE" olduğunu, bu başvurulara itiraz ettiklerini, bu anlamda usulüne uygun olarak tescil edilmiş markanın başka bir şirket tarafından proje adı olarak kullanılmasının engellenmesi ve tecavüzün men'i gerektiğini, müvekkilinin marka tescil başvurusunda bulunduğu tarihte davalı tarafın herhangi bir tescil başvurusunun bulunmadığını ileri sürerek tescil edilmiş markaya yönelen tecavüzün tespiti ile iş bu tecavüzün men'ine ve davalının müdahalesinin engellenmesine, davalıya ait http:///konumbeytepe.com/ adresine erişimin engellenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde, davalının sahibi olduğu 2017/113722 tescil numaralı “Konum Beytepe” markasını sahibi olduğu... Yapı İnşaat ... Ltd. Şti. üzerinden kullanmakta olduğunu, müvekkilinin ise bu markayı tescilsiz olarak davalının tescil başvurusundan çok önce kullanmaya başladığını ve kullanmaya devam ettiğini, “Konum Beytepe” isminin ticaret alanında ilk defa müvekkili tarafından kullanıldığını ve onun kullanımı ile ayırt edici nitelik kazandığını, somut olayda dava konusu edilen markanın hakiki sahibinin müvekkili olduğunu, “Konum Beytepe” projesi için müvekkilinin 2016 yılında inşaat ruhsatı aldığını, inşaata başlama tarihi olan 23.01.2017 tarihinden bu yana markayı kullanmakta olduğunu, müvekkilinin eskiye dayalı tescilsiz kullanımının şirketin ticaret sicilinde kayıtlı faaliyet konuları arasında da yer aldığını, davalının iyi niyetli olmayan bir şekilde müvekkilince oluşturulmuş ve kamuoyuna mal olmuş, yaklaşık 2 yıldır Ankara’da müvekkili tarafından yürütülen büyük bir projenin adını, projeye gösterilen ilgiyi görerek, haksız bir menfaat sağlamak yoluna giderek işareti tescil ettirdiğini, davalının müvekkilinin tescilsiz olarak kullandığı markasını ele geçirmeye, markanın tanınmışlığından haksız yararlanmaya tevessül ettiğini, davalının müvekkilinin instagram hesabındaki takipçiler arasında olduğunu, davalının müvekkilinin tescilsiz markasını kullanmasına engel olma amacı taşıdığını, “Konum Beytepe”’nin müvekkilinin kendisine ait bir iş olmadığını, Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne karşı yapılan bir taahhüt işi olduğunu, bu projenin tanıtımının hem müvekkili hem Belediye tarafından yapılmakta olduğunu, davacının başvurusuna itiraz edilmemiş olmasının hükümsüzlük davası açmaya engel bir durum olmadığı gibi müvekkili aleyhine yorumlanacak bir durum da olmadığını, dava dilekçesi ekinde sundukları delillerin müvekkilinin Konum Beytepe projesi için yaptığı yatırımların ve davalının kullanımından önceki kullanımlarını göstermek için olduğunu ileri sürerek davalının 2017/113722 tescil numaralı “Konum Beytepe” markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1. Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde, "Konum Beytepe" isminin ticaret alanında ilk defa müvekkili tarafından kullanıldığı ve onun kullanımı ile ayırt edici nitelik kazandığını, tescilsiz marka haline geldiğini, müvekkilinin hakiki sahip konumunda olduğunu, davacının kendini haklı göstermeye çalışıp müvekkili aleyhine taleplerde bulunmasının yargı kararlarına, 556 sayılı KHK hükümlerine ve 6769 sayılı Kanun hükümlerine aykırı olduğunu, "Konum Beytepe" projesi için 2016 yılında inşaat ruhsatı alındığını ve "Konum Beytepe" inşaatına başlama tarihi olan 23.01.2017 tarihinden beri müvekkili tarafından kullanılan işaret olduğunu, bu işaretin Ankara Büyükşehir Belediyesinin inşaat alanının önünde yasal olarak bulunmasını zorunlu tuttuğu tabelada mevcut olduğunu, "Konum Beytepe" projesi altında devam eden daire satışlarının, akdedilen sözleşmelerin ve ödemelerin de resmi olarak "konumbeytepe" ibaresi altında yapılmakta olduğunu, gerçek hak sahipliği ile ilgili çeşitli delillerinin bulunduğunu, www.konumbeytepemanzara.com ve www.konumbeltepe.com.tr alan adları ile isim ve domain haklarının da müvekkili adına kayıtlı ve tescilli olduğunu, davacının iyi niyetli olmayan bir şekilde müvekkilince oluşturulmuş ve kamuoyuna mal olmuş, yaklaşık 2 yıldır Ankara'da müvekkili şirket tarafından yürütülen büyük bir projenin adını, projeye gösterilen ilgiyi de görerek, haksız bir menfaat sağlamak yoluna gidip işareti tescil ettirdiğini, davacının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 55 inci maddesinin dördüncü fıkrasına aykırı hareket ettiğini, tescilsiz de olsa bir markanın başlangıçta zayıf gözüküyor ise de kullanım yoluyla ayırt edicilik kazanabileceğini, somut olayda Konum Beytepe isminin başlangıçta alelade bir isim olarak nitelendirilebilecek ise de müvekkilinin kullanımı ile piyasada maruf hale geldiğini, davacının müvekkilinden habersiz şekilde, ticari dürüstlük kurallarına aykırı olarak müvekkilinin tescilsiz olarak kullandığı markasını ele geçirmeye, markanın tanınmışlığından haksız yararlanmaya tevessül ettiğini, davacının markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi için dava açtıklarını, hükümsüzlük davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının “Konum Beytepe” ibaresinin tescilsiz bir marka olarak değerlendirilmesi gerektiği iddiasını kabul etmediklerini, markası veya proje içeriği olarak da birçok muadili bulunan ve Ankara’da yüzlerce benzerinin yükseldiği bir inşaat projesinin adının müvekkilince kötüniyetle tescil edildiği iddialarının gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin eşi benzeri olmayan bir projenin adını kullandığını, davacının asıl çalışma alanının altyapı olduğunu, daha önce Ankara’da bir konut projesi yapmadığını, bu nedenle müvekkilinin haksız bir kazanç elde etmeye çalıştığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacının Konum Beytepe markasının bilinirliğine ve aleniliğine ilişkin tek dayanağının Ağustos 2018 tarihli, proje adı ve içeriğinin yazılı olduğu bir tabelanın fotoğrafı olduğunu, dolayısıyla kötüniyet ve hakiki sahiplik iddialarını kabul etmenin mümkün olmadığını, hem davacının hem müvekkili firmanın inşaata başlama süreleri arasında yaklaşık 9 ay gibi bir süre bulunduğunu, dolayısıyla davacının ne kamuoyuna mal olmuş bir firma olduğunu ne kamuoyuna mal olmuş projelerden birini yürüttüğünü, isim ve unvanından da anlaşılacağı üzere konut sektörünün davacının asıl iş ve uğraşı olmadığını, davacının sunduğu belgelerin tamamının kendileri ile malzeme sağlayıcıları veya yüklenicileri arasında olduğunu, söz konusu ilişkilerin kamuoyu tarafından bilinemeyeceğinin göz ardı edilmemesi gerektiğini, müvekkilinin Konum Beytepe markasının davacı tarafça kullanıldığını ancak 2018 yılının ilk yarısında web sayfası alım araştırmaları sırasında öğrendiğini ve 31.07.2018 tarihli ihtarname ile de davacıyı uyardığını, davacının takip tarihini belirtmeden sunduğu Instagram hesabının müvekkiline ait olmadığını, müvekkili şirketin adının Ay Yapı İnşaat değil, ... Yapı olduğunu, bu anlamda Instagram takibine ilişkin iddiayı reddettiklerini, davacının ihtarı müteakip Türk Patent ve Marka Kurumuna 3 farklı marka başvurusu yaptığını, bu markaların “KONUMBEYTEPE manzara”, “KONUMBEYTEPEM2” ve “KONUMBEYTEPE” olduğunu, marka korumasının tescil şartına bağlı olduğunu, müvekkilinin marka başvurusunda bulunduğu tarihte davacının herhangi bir tescil başvurusunun bulunmadığını, söz konusu markanın tanınmış markalar listesinde yer almadığını, davacının kötü niyet ve tanınmışlık iddialarına ilişkin somut delil sunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, asıl dava açısından; davalıya ait http://konumbeytepe.com internet adresinin 30.05.2017 tarihinde oluşturulduğu ve Mayıs 2021 tarihine kadar geçerli olduğu, bu internet alan adı kullanımının kapsamı ise, Ankara ili Çankaya ilçesi Beytepe isimli coğrafi alan sınırları içindeki yeni nesil konut projelerinden (yani inşaat hizmetlerini kapsayan) birine ilişkin olup, davacı tarafa ait 13.12.2017 tarihinde başvurusu yapılan, 04.06.2018 tarihinde de 37. sınıfta "inşaat hizmetleri"ni de içeren şekilde 2017/113722 sayı ile tescil edilen "KONUM BEYTEPE" ibareli markası hem sesçil, görsel ve anlamsal şekilde hem de emtia benzerliği örtüşmekle (benzemekle) beraber davacının marka tescili davalı internet sitesinden yaklaşık 7,5 ay kadar sonraya ilişkin olması karşısında davalının önceye dayalı kullanımı yani 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında davacının markasını başvurusunu veya tescilini engelleyen nispi ret sebebi oluşturduğu, neticeden davalının kullanımının davacıya ait tescilli markadan öncesine ilişkin hak bahşettiğinden marka tecavüzü koşullarının oluşmadığı, birleşen dava açısından; davacıya ait http://konumbeytepe.com internet adresi ile davalı tarafa ait "KONUM BEYTEPE" ibareli marka ile biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik oluştuğu, her iki markanın "konumbeytepe - KONUM BEYTEPE" ibaresi olarak ön plana çıktığı, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makul düzeyde bilgilendirilmiş, davacıya ait konumbeytepe markasal kullanımı ile davalıya ait KONUM BEYTEPE markasını aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin yargılama konusu 37. sınıftaki inşaat hizmetleri için ayırdığı satın alma / yararlanma süresi içinde davalı tarafın markasını davacı tarafın tescilsiz markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından her iki marka arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletmeler tarafından piyasaya sunulan markalar algısı oluşabileceği, taraf marka işaretlerinin benzediği, davalının marka tescilinin davacı internet sitesinden yaklaşık 7,5 ay kadar sonraya ilişkin olması karşısında davacının inşaat hizmetleri açısından önceye dayalı kullanımı yani 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında davalının markasının başvurusunu veya tescilini engelleyen nisbi ret sebebi oluşturduğu, dolayısıyla 6769 sayılı Kanun'un 25 inci maddesinin birinci fıkrasındaki hükümsüzlük kısmen oluştuğu gerekçesi ile asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne, birleşen davada dava konusu 2017/113722 sayılı markanın kapsamında yer alan ''İnşaat hizmetleri'' yönünden markanın hükümsüzlüğüne, sicilden terkin edilmesine, diğer kısımlar yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, sadece internet sitesinin başvurudan önce kurulduğu gerekçesiyle markasının tanınmış marka olduğu yönündeki değerlendirmelerin hukuka ve mevzuatlara aykırı olduğunu, usul ve yasaya aykırı asıl davanın reddi kararının kaldırılması gerektiğini, tecavüzün men'ine ve davalının müdahalesinin engellenmesine, davalıya ait http:///konumbeytepe.com adresine erişimin engellenmesine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın hem de müvekkil firmanın inşaata başlama süreleri arasında yaklaşık 9 ay gibi bir süre bulunduğunu, davacının maruf ve meşhur olma iddiasının reddedildiğini, "Konum Beytepe" markasının kamuoyu nezdinde ayırt edici nitelik kazanması, maruf ve meşhur olması ve dolayısıyla hakiki sahiplik iddiası abesle iştigal olduğunu, sadece internet sitesinin 7,5 ay önce kurulmuş olmasının nisbi ret sebebi sayılamayacağını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, talepleri gibi karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle asıl davada davacı- birleşen davada davalı vekilinin istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı- birleşen davada davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl davada markaya tecavüzün tespiti ve meni, birleşen davada marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl davada davacı birleşen davada davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.