WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/1161 E.  ,  2024/4520 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1745 Esas, 2022/1428 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/283 E., 2020/69 K.

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili ve ..., ..., ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının 2016/102124 sayılı “Anadolu yayla döner” ibareli 29 ve 43. sınıf emtiaları kapsayan başvurusunun, müvekkilinin 2007/34060, 2010/07697, 84/080136, 2007/66882, 2010/41718, 2010/33738, 2011/29389 ve 2010/44119 sayılı ve "Anadolu" asıl unsurlu markalarıyla benzer olduğunu, buna rağmen müvekkilinin başvuruya itirazlarının 2018-M-4829 sayılı YİDK kararı ile reddedildiğini, oysa müvekkilinin “ANADOLU” ibareli birçok marka üzerinde hak sahibi olduğunu, dava konusu markanın bu haliyle müvekkilinin bir seri markası olarak algılanacağını, markalar kapsamındaki emtiaların benzer olduklarını ileri sürerek, davalı Türkpatent YİDK kararının 29. sınıf emtialara ilişkin olarak iptalini ve diğer davalı markasının aynı mallar için hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1. Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.

2.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkarsının (b) bendi anlamında davalı başvurusu ile davacı markalarının benzer olmadığı, hizmet sınıfları aynı tür olsa da işaretlerin benzer olmaması nedeniyle benzerliğin ve karıştırma riskinin bulunmadığı, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan risklerin varlığını ispatlayacağına ve bu maddede yer alan koşulların ortaya çıkacağına ilişkin delil sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve ..., ..., ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı ve ...,... ... vekili istinaf dilekçesinde özetle, dosyaya sunulan bilirkişi raporunda tarafların markaları arasında 29. sınıf mallar yönünden 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik bulunduğunun belirtildiğini, mahkemece buna rağmen neden anılan raporun kabul edilmediğinin ve aksine karar verildiğinin gerekçeli kararda açıklanmadığını, "Anadolu" ibaresinin coğrafi kaynak bildirdiği tespitinin de yerinde olmadığını, kaldı ki müvekkilinin markalarının sadece anılan ibareden oluşmadığını, müvekkilinin uzun süreli kullanımları sonucunda tanınmış hale getirdiği ve ayırt ediciliğini güçlendirdiği markasının korunmamasının haksızlık olacağını, tarafların markalarının benzer olduğunu ve başvurunun müvekkilinin markalarının serisi izlenimini yarattığını, dava konusu markanın miras yoluyla ...,...,..., ve...'ye geçtiğini, mirasçılardan her birinin terekeye veya topluluğa giren hakların korunmasını tek başına dava açma ehliyetinin bulunduğunu, buna rağmen mahkemece tüm marka sahiplerinin muvafakatinin aranmasının da hatalı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, İlk derece mahkemesince davacı ... tarafından açılan işbu davaya, davacının dayandığı markaların maliki olarak gözüken ..., ...., ... ve ....'nın muvafakatinin alınmasına karar verildiği, anılan kişilerce de davacı ... vekiline vekalet verilmesi suretiyle davaya muvafakat edildiği, oysa bu şekilde açılan bir davaya muvafakat verilmesi ile ..., , ... ve...'nın davacı sıfatını kazanmasının mümkün olmadığı, davacı vekili tarafından ise mahkemece verilen hüküm, davacı ...'nın yanında ...,...., ... adına da istinaf edildiği, ..., , ... vekilinin istinaf başvuru dilekçesinin reddine karar verilmesi gerektiği, davacının murisine ait ve murisinden intikal eden markalara dayalı olarak açtığı işbu davayı Türk Medeni Kanunu'nun 702 nci maddesinin son fıkrası uyarınca diğer mirasçıların muvafakati olmadan tek başına açabilecek olmasına rağmen, ilk derece mahkemesince diğer mirasçıların davaya muvafakatinin sağlanması yönünde karar verilmesi yerinde değilse de bu hususun sonuca etkili bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

30.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.