11. Hukuk Dairesi 2023/1159 E. , 2024/4636 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/217 Esas, 2022/1553 Karar
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/305 E., 2020/27 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından, 2017/10715 başvuru numaralı ve 07.02.2017 başvuru tarihi ile kayıtlı olan “ocb orijinal chameleon behaviour şekil” ibareli marka tescil başvurusuna itiraz edildiğini, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından yapılan inceleme sonucunda markaların görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer olduklarının, aynı/aynı tür/benzer malları/hizmetleri kapsadıklarının tespit edildiğini ve bu nedenle itiraz gerekçesinin yerinde bulunarak başvurunun, tescil edilmek istendiği mal ve hizmet listesinden, 34. ve 35. sınıfta yer alan bazı mal ve hizmetlerin kısmen çıkarılmasına karar verildiğini, ancak başvurunun tamamen reddedilmediğini, kısmi ret kararına itiraz edildiğini, YİDK kararı ile itiraz incelenerek itirazın reddine karar verildiğini, itirazlarının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında yapılan itirazı, söz konusu ibarenin itiraza konu mallar/hizmetler üzerinde başvurudan önce marka olarak kullanıldığını gösterir yeterli bilgi ve belgeye rastlanılmadığı gerekçesiyle kabul edilmediğini, ancak müvekkili şirkete ait itiraza gerekçe OCB ibareli markaların bir asrı aşkın süredir dünyada ve uzun yıllardır Türkiye’de kullanılmakta olduğunu, tütün tüketicileri arasında dünya çapında yüksek bir bilinirliğe sahip bulunduğunu, OCB markasının 1994 yılından bu yana, WIPO nezdinde de tescilli olduğu, OCB kelimesini taşıyan diğer markaların da farklı zamanlarda aynı kurumda tescil edildiğini, davaya konu OCB markalarının, 2013 91784, 209955, 2013 62799 ve 2007 04128 no ile tescilli olduğunu, müvekkiline ait OCB markalı ürünlerin, www.ocb.net alan adını taşıyan internet sitesinde tanıtıldığını, markanın Türkiye’de ciddi biçimde kullanıldığının sabit olduğunu, davaya konu marka başvurusunun kötüniyetli şekilde yapıldığını ileri sürerek YİDK kararının iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu(TÜRKPATENT) vekili cevap dilekçesinde; YİDK kararının hukukuna uygun olduğunu, dava konusu marka ile itiraza mesnet markaların karşılaştırılmasında, markanın tescili veya kullanımının, önceki markanın tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağı veya markanın ayırt edici karakterine veya itibarına zarar vereceği sonucuna ulaştıracak herhangi bir haklı sebebin, davacı tarafından, ortaya konulamadığını, farklılaşan mal/hizmetler açısından iltibas ihtimalinin bulunmadığını, somut olayda sunulan bilgi ve belgelerin, dava konusu marka bakımından, kötüniyet iddiasını ispatlar mahiyette belgeler sunulamadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davacı markalarının, tanınmış marka niteliğinde olmadığını, 2016/21028 no ile tescilli “ocb original chameleon behaviour şekil” markasının, müvekkiline ait olduğu, seri marka oluşturmak için bu markayı referans alıp başka marka başvurularında bulunmasının hiçbir şekilde kötü niyetli sayılmasını gerektirmeyeceğini, davacı markalarının Türkiye’de hiçbir şekilde kullanılmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile www.ocb.net alan adı tescil tarihi 1997 senesine ve bu sitenin ilk internet arşiv kaydı tarihinin ise 2001 senesine ait olmasına rağmen, bu alan adının, davacı şirkete ait olduğu hususunun ispatlanamadığı, davaya konu olayda, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesine dayanılması imkanı bulunmadığı, davacı adına WIPO ve EUIPO nezdinde tescilli OCB esas unsurlu markaların bulunduğu ve yine OCB esas unsurlu markaların tescilli olduğu, ancak markanın tescil edildiği markaların süre ve coğrafi alanı, ilgili markanın tanınmışlığı ile göz önüne alınması gereken kriterlerden bir tanesi olmakla birlikte, tek başına bu kanıya varılabilmesi için yeterli bir ölçüt olmadığı, davacı adına tescilli OCB ibareli markanın Türkiye’de, davaya konu marka başvurusu tarihi olan 07.02.2017 tarihinden önce tanınmış marka statüsüne ulaştığını ispatlayacak nitelikte delilin bulunmadığı, davalının markanın amaç ve fonksiyonlarına aykırı olarak davacıyı ve 3. kişileri baskı altına alma, engelleme, santaj, yedekleme, tuzak, marka ticareti yapma konusunda kötüniyetli başvuruda bulunduğuna dair delilin bulunmadığı yalnızca benzer marka başvurusunda bulunmanın kötüniyetli başvuru olduğunu kabule yeterli olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... Şirketler Grubunun bir parçası olduğunu, müvekkili şirketin tanınmışlık ve eskiye dayalı kullanımının ispat edilemediğine dair yerel mahkemenin sunmuş olduğu gerekçelerin hukuka uygun bulunmadığını, OCB markasının 1994 yılından bu yana WIPO nezdinde tescilli olduğunu, müvekkiline ait OCB ibareli markaların özellikle tütün içenlere mahsus malzemeler açısından Türkiye'de ciddi biçimde kullanıldığını, söz konusu marka başvurusunun 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin dokuzuncu fıkrasına göre kötüniyetli şekilde yapıldığının açıkça ortada olduğunu, davacının başvurusunu yapmış olduğu markanın müvekkiline ait "OCB" ibareli markaların bir serisi gibi algılanmaya açık olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı adına tescilli OCB ibareli markanın, Türkiye’de, davaya konu marka başvurusu tarihi olan 07.02.2017 tarihinden önce tanınmış marka statüsüne ulaştığını ispatlayacak nitelikte delilin olmadığı, davacının, sistematik biçimde "OCB" asıl unsurlu marka başvuruları yaptığı, davalının özgün biçimde oluşturulmuş "OBC" ibareli markayı tercihinin nedenine dair bir açıklamada da bulunmadığı, redde mesnet markaların sahibi olan Şirketle aynı sektörde faaliyet gösteren davalının bu markayı tesadüfen seçtiğinin söylenemeyeceği, bu nedenlerle dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğu kanaatine varıldığı, kötü niyetli başvuru durumu mal ve hizmetlerle ilgili olmayıp markanın tamamı ile ilgili olabileceğinden kötü niyetli başvuru iddiası ile açılan davada marka başvurusunun kötüniyetle yapıldığı kanaatine varıldığında kötüniyetin tescilin tamamını kapsadığını ve bölünemeyeceği, davalının kötüniyetli markanın bütün sınıflar yönünden reddi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile YİDK kararının iptaline, davalı Şirket adına tescil edilen 2017/10715 sayılı markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı TÜRKPATENT vekili temyiz dilekçesinde özetle; benzerliğin kötü niyetin varlığı için yeterli olmadığını, kötü niyetin bulunduğunun ispatlanamadığını, haklı nedene dayanmadan karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının markalarını Türkiye'de kullanmadığını, kötüniyetli olmadığını, 2016/21028 numaralı markasının bulunduğunu, kazanılmış hakkının olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!