11. Hukuk Dairesi 2023/115 E. , 2024/3987 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1796 Esas, 2022/1779 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/363 E., 2020/31 K.
Taraflar arasındaki tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2008 yılından beri yurt içi ve yurt dışı yolcu ve yük taşıma işiyle iştigal ettiğini, HAMSAFAR KARGO markası ve logosunun 29.06.2018 tarihinde 2018/25564 marka numarasıyla 39. sınıfta tescil edildiğini, müvekkili markasının birebir aynısının davalı tarafından herhangi bir izne dayanmadan tüketiciler nezdinde karışıklığa neden olacak şeklide kullanıldığını, davalının işletmesinin caddeye bakan vitrininde, tabelasında, broşürlerde ve dağıtılan kartvizitlerde HAMSAFAR KARGO markası ve logosunun kullanıldığını, davalının ticaret unvanı ve kaşesi Hem Sefer ibaresini içerdiği halde faturalarda müvekkilinin marka ve logosunun kullanılarak müşterilerin yanıltıldığını, davalıya 30.05.2018 tarihinde gönderilen ihtarname ile söz konusu hukuka aykırı fiillerin durdurulması ihtar edildiği, yazılı ve sözlü uyarılara rağmen davalının bu fiillere son vermediğini, davalının dükkan camında ”bilet kesimi yapılır” benzeri ibareler yer aldığını ileri sürerek müvekkili adına tescilli HAMSAFAR KARGO marka ve logosundan kaynaklanan marka haklarına tecavüz ve haksız rekabetin tespitini, markanın kullanımının durdurulmasını, önlenmesini ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili 25.10.2018 tarihli beyan dilekçesi ile kendilerinin de marka başvurusunda bulunduklarını, bu başvurunun sonucunun beklenmesi gerektiğini, kullanımlarının halk tarafından karıştırılmayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı adına 2018/25564 numara ile 39. sınıfta tescilli HAMSAFAR KARGO şekil, 2018/25562 numara ile 39. sınıfta tescilli HAMSAFAR TURİZM şekil markalarının bulunduğu, davalı tarafın ise 2018/24410 numara ile 35. sınıfta Hamsafar Kargo ibareli marka başvurusu bulunduğu, ancak davalının markayı 39. sınıfta kullandığı, davalıya ait işyeri girişinde bulunan levhada, işyerinin camında, kartvizitinde hamsafar kargo ibaresinin yazıldığı, sözkonusu ibarelerin davacı tarafın tescilli HAMSAFAR KARGO+şekil markalarıyla ayırt edilemeyecek denli benzer olduğu, başkasına ait marka hakkının doğrudan ya da dolaylı ve iltibas yaratacak şekilde kullanımının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının HAMSAFAR KARGO şeklindeki kullanımının davacının 2018/25564 tescil nolu markasına tecavüz oluşturduğunun ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, tecavüzün ve haksız rekabetin men-ine, ref'ine, hükmün ilanına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava açmak için müvekkilinin yurt dışında olduğu zamanın kollandığını, müvekkili adına marka başvurusu bulunduğunu, marka başvuru işlemlerinin neticesinin beklenmeden karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda Hamsafar Kargo şekil ibarelerinin, birbirleriyle benzer olduğu ibare ve yorumuna doyurucu gerekçe yazılmadığını, müvekkilinin yolcu taşımacılığına dayanmadığının bilirkişi raporunda açıkça belirtildiğini, bu hususun nazara alınmadığını, iltibasa neden olan emareler bulunmadığını beyan ederek mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafın Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde 2018/24410 numara ile 35. sınıfta Hamsafar Kargo marka başvurusu bulunduğu, başvuru işlemlerinin halen devam ettiği ancak davalı firmanın hamsafar kargo ibaresini tescil başvurusuna konu 35. sınıf hizmetlerde kullanmadığı, bu nedenle davalı marka başvurusunun yargılamanın neticesine etkisi bulunmadığından, başvuru sonucunun beklenmemesinde usul ve yasaya aykırılık görülmediği, davalı tarafın, ticaret sicil kaydından ev tekstili alanında faaliyet göstermek üzere kurulduğu ancak kargo hizmetleri, eşya taşımacılık hizmetleri sektöründe faaliyet gösterdiği, davalı vekilinin bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ve istinaf dilekçesinde, davalı şirketin kargo hizmetleri ve eşya taşımacılık sektöründe faaliyet göstermediğine yönelik savunmasının bulunmadığı, yolcu taşımacılığı yapmadıklarını savunduğu, ancak davalının 39. sınıfta tescilli markası ya da marka başvurusunun bulunmadığı, davalının davacı markasına sözcük ve şekil unsuru yönünden ayniyet derecesinde benzer marka kullanımının markaya tecavüz teşkil ettiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava açmak için müvekkilinin yurt dışında olduğu zamanın kollandığını, müvekkili adına marka başvurusu bulunduğunu, marka başvuru işlemlerinin neticesinin beklenmeden karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda Hamsafar Kargo şekil ibarelerinin, birbirleriyle benzer olduğu ibare ve yorumuna doyurucu gerekçe yazılmadığını, yeni bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, iltibasa neden olan emareler bulunmadığını beyan ederek mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka hakkına tecavüzün tespit, önlenmesi ve durdurulması istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 29 uncu maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!