WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/1149 E.  ,  2024/4579 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1256 Esas, 2022/1429 Karar
HÜKÜM : Yeniden esas hakkında kurulan hüküm ile davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/73 E., 2020/399 K.

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak sureti ile davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; “Niloya” karakterinin münhasıran hak sahibi olan müvekkilinin, 2013 yılından beri Niloya çizgi filmini yayımladığını, yine 2018/79096 başvuru numarası ile “ses markası" ibareli markanın tescili için 04.09.2018 tarihinde başvuruda bulunduğunu, YİDK’in 2019-M-10939 sayılı kararı ile başvurunun, kapsamında bulunan tüm mal ve hizmetler yönünden ayırt edici niteliğe sahip olmadığı gerekçesiyle nihai olarak reddedildiğini, oysa müvekkilinin ses markasının gerekli şartları taşıdığını, markanın dinlendiği anda müvekkiline ait çizgi film ve müvekkili ile özdeşleşen "Niloya" karakterini çağrıştırdığını, ortalama tüketicinin bu markayı markasal olarak algılayacağını, müvekkiline ait ürün ve hizmetleri diğer ürün ve hizmetlerden ayırt edebileceğini, “la la la Niloya, Niloya derler adıma” kelimelerinin ve melodisinin anonim olmadığını, bu kelime ve melodinin ticari hayatta bir başkası tarafından kullanılamayacağını, ses markası olarak bir açılış müziğinin tescil edilmesinin önünde herhangi bir engelin bulunmadığını, başvuru konusu ses markasının Niloya filminin açılış tanıtım müziği olduğunu ve toplamda 32 saniyeden oluştuğunu, bu sesin toplumda çizgi filmden ayrı olarak bilindiğini ve müvekkilini çağrıştırdığını, başvuruya konu sesin Youtube platformu üzerinde 20.145.111 kez görüntülendiğini, izlenme sayısının müvekkilinin ve tescilini talep ettiği ses markasının Türkiye genelinde bilinirliğini gösterdiğini, "Niloya" karakterinin bir çizgi film karakteri olmasının yanı sıra, oyuncaklarının ve müzikli ürünlerinin de bulunduğunu, "Niloya" ibaresinin müvekkiline ait tescilli bir marka olduğunu ileri sürerek, YİDK kararının iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, başvuru konusu markanın, ses markası olabilme koşullarını taşımadığını, dinlendiği anda herhangi bir ticari kaynağa işaret etmeyen ve yalnızca bir çocuk şarkısı olarak algılanan, genel kullanımı haiz bir ibare olduğunu, ilgili tüketiciler bakımından belirli bir ticari kaynağa ait bir işaret olarak algılanmayacağını, dava konusu marka başvurusunun tescili halinde, markanın emtiaları ferdileştirme ve teşhis edilebilir hale getirme vasfının ortadan kaybolacağını, markanın soyut ayırt ediciliği haiz olsa bile somut ayırt edici nitelikten yoksun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvuru kapsamında 16, 18, 25, 28, 35 (35.05 altında tüm sınıflar) ve 41. sınıflarda yer alan mal ve hizmetlerin bulunduğu, tescili talep edilen ses ile başvuruya konu mal ve hizmetler arasında doğrudan ve spesifik bir ilişkinin bulunmadığı, tescil ettirilmek istenen sesin 32 saniye süren bir ses olduğu, giriş, gelişme ve bitiş aşamalarıyla bir müzik parçası mahiyetinde bulunduğu, birden fazla sayıda enstrümanın birlikte kullanıldığı bir eser olduğu, tekrarlayan, akılda kalıcı ve markalaşmaya destek olucu ezgi ve melodiler içermediği, bu bağlamda tescili istenen sesin hedef tüketiciler açısından bir markadan ziyade bir müzik parçası olarak algılanacağı, tüketicinin tescili talep edilen sesi, başvuru kapsamındaki mal ve hizmetlerin ticari kaynağını gösterir biçimde, diğer bir ifade ile bir marka olarak algılamasının imkân dâhilinde bulunmadığı, dolayısıyla başvuru konusu işaretin markasal ayırt edici niteliği haiz olmadığı, söz konusu ses dosyasının bir markadan ziyade, telif hakkı kapsamında değerlendirilebilecek bir eser olduğu, ancak başvuruya konu ses markasının somut ayırt edici niteliğinin haiz bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tescili talep edilen ses markasının, müvekkiline ait "Niloya" markasını ihtiva ettiğini ve müvekkili ile özdeşleşmiş bir ses olduğunu, ayırt edici niteliğinin bulunduğunu, ortalama tüketicinin bu şarkıyı markasal olarak algılayacağını, davacının çok sevilen tanıtım müziğini söyleme özelliği bulunan oyuncaklarının da olduğunu, çocukların bu sesi duyduğunda "Niloya" çizgi filmini anımsadıklarını, bu sesin oyuncaklar vb. farklı yerlerde kullanılarak markalaşmış olup, duyulduğu anda müvekkilini akla getirdiğini, müvekkilinin bu sesin münhasıran hak sahibi olduğunu, müvekkilinin 690 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 73 üncü maddesi kapsamında harçtan muaf bulunduğundan, yatırdığı harçların da müvekkiline iadesinin gerektiğini ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu marka tescil başvurusunun 16, 18, 25, 28, 35 (35.05 altında tüm sınıflar) ve 41. sınıflarda yer alan mal ve hizmetler için yapıldığı, ses markalarının tescili için soyut ayırt ediciliğin yanında, tescili talep edilen mal ve hizmetler için belli bir teşebbüsü anımsatmasının da gerektiği, dava konusu sesin ise giriş, gelişme ve bitiş aşamalarıyla bir müzik parçası mahiyetinde bulunduğu, tekrarlayan, akılda kalıcı ve markalaşmaya destek olucu ezgi ve melodiler içermediği, bu bağlamda tescili istenen sesin hedef tüketiciler açısından bir markadan ziyade bir müzik parçası olarak algılanacağı, tüketicinin tescili talep edilen sesi, başvuru kapsamındaki mal ve hizmetlerin ticari kaynağını gösterir biçimde, diğer bir ifade ile bir marka olarak algılamasının imkân dâhilinde bulunmadığı, dolayısıyla başvuru konusu işaretin somut ayırt edici niteliğinin bulunmaması nedeni ile davanın reddinde bir isabetsizlik bulunmamak ile birlikte kayyımlık görevi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından yürütülen davacı şirketin harçtan muaf olduğunun gözetilmemesi usul ve yasaya aykırı olup, sadece yargılama harçlarına ilişkin kısım için yeniden kurulan hüküm ile davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle ve gerekçelerle hükmün bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacı harçtan muaf olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.