WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/1137 E.  ,  2024/4700 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1647 Esas, 2022/1389 Karar
HÜKÜM : Başvurunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/139 E., 2020/227 K.

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, müvekkili şirketin....,.... ve..... tarafından kurulduğunu, şirket ticaret unvanı ve markası tespit edilirken de şirket ortaklarının isimlerinin baş harflerinden esinlenildiğini, dolayısı ile müvekkilinin gerek ticaret unvanının tercihinde gerekse marka tespitinde herhangi bir şirketin fikri hakkını ihlal etme ya da bundan yararlanma niyetinin olmadığını, müvekkili şirketin kurulduktan sonra aynı zamanda ticaret unvanını da oluşturan "... MAKİNA A.Ş." ibaresinin tescili için marka müracaatında bulunduğunu, 2018/02640 numarasını alan başvurunun, davalı şirket tarafından yapılan itiraz üzerine kısmen reddedildiğini, oysa müvekkilinin "... MAKİNA A.Ş." ibareli markasına yaptığı yatırım ve harcamalar ile ayırt edicilik kazandırdığını, müvekkilinin nizasız ve fasılasız suretle kullanarak ayırt edilicik kazandırdığı dava konusu markanın, davalı Kurum tarafından reddinin haksız olduğunu, müvekkilinin markasının kendisine özgü yazım karakteri ve renk içeren "... MAKİNA A.Ş." ibaresinden oluştuğunu, davalı şirketin redde mesnet markalarının ise şekil unsuru ihtiva etmeyen düz yazı ile "..." ibareli olduğunu, dolayısı ile taraf markaları arasında yazılış, okunuş ve telaffuz bakımından herhangi bir benzerliğin olmadığını, dava konusu markanın özgün ve orijinal şekilde bir bütün olarak tasarlandığını, markanın bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini ve markanın parçalara ayrılarak benzerlik yaratılmasının mümkün olmadığını, davalının mesnet markalarının sadece 07 nci sınıfta tescilli olduğunu, dava konusu markanın ise 35 inci sınıfta tescile konu edildiğini, markaların sınıflarının tamamen farklı olduğunu, tarafların iştigal alanı ve hitap ettiği müşteri kitlesi dikkate alındığında markaların karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını ileri sürerek, YİDK’in 2019/M-936 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1-Davalı Kurum vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile redde mesnet markalar arasında başvuru kapsamından çıkarılan hizmetler yönünden karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

2- Diğer davalı şirket vekili, müvekkili şirketin ... markasının TÜRKPATENT nezdinde 99/017640 sayı ile 07 nci sınıfta tescilli olduğunu, müvekkili şirketin uzun yıllardır tescilli markasını yoğun ve yaygın biçimde kullanarak maruf ve meşhur hale getirdiğini, dünya çapında pek çok ülkede tescilleri olduğunu, davacının, müvekkili şirketin mesnet markalarının 07 nci sınıfta tescilli olduğu ve 35 nci sınıfa itiraz edemeyeceği iddiasının mesnetsiz bulunduğunu, ayrıca taraf markalarının arasında benzerlik olmadığı yönündeki iddiaların da kabulünün mümkün olmadığını, zira markaların benzer olduğunun birçok bilirkişi raporu ile tespit edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamına göre, dava konusu marka başvurusu ile davalının mesnet markaları arasında işaret benzerliği bulunduğu, dava konusu başvuru kapsamından çıkarılan 35/5 inci sınıf "Ahşap, metal, cam, plastik malzemelerin ve madenlerin işlenmesi, bunlara şekil verilmesi için makineler, takım tezgahları ve bu amaçla kullanılan endüstriyel robotlar, üç boyutlu yazıcılar" emtialarına özgülenmiş satış hizmetleri ile davalı şirketin dayanak markalarının kullanımı ispat edilen “enjeksiyon gerdirmeli şişirme makinaları – kalıplar (pet şişeler için)” arasında mal/hizmet benzerliği olduğu, anılan hizmetler yönünden markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin kuruluşunun ardından "... MAKİNA A.Ş." ibareli markasını kullanmaya başladığını, markasını yoğun ve ciddi surette kullanarak markaya ayırt edicilik kazandırdığını, müvekkili şirketin "... MAKİNA A.Ş." ibareli markalarına, yaptığı yatırım, harcadığı sermaye ve emek ile markasına ayırt edicilik kazandırmasına karşın başvurunun reddine karar verilmesinin bütünüyle usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin tescil başvurusunda bulunduğu ve kullandığı emtialar ile davalı yana ait markanın sınıflarının birbirlerinden tamamen farklı bulunduklarını, her iki firmanın iştigal ettiği alan ve hitap ettiği müşteri kitlesi dikkate alındığında markaların karıştırılma ihtimalinin de bulunmadığını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, "... Makina AŞ" ibareli başvuru ile redde mesnet "..." ibareli markalar arasında, başvuru kapsamından çıkarılan hizmetler yönünden 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, zira hem dava konusu başvurunun hem de redde mesnet markaların asli unsurunun "..." ibaresi olduğu, öte yandan başvuru kapsamından çıkarılan hizmetlerin, redde mesnet markanın kapsamında bulunan mallarla benzer olduklarının da içinde makine mühendisi bilirkişinin de bulunduğu bilirkişi heyeti raporunda açıklandığı, başvuru konusu ibareye kullanımla ayırt edicilik kazandırıldığı iddiası ile 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen tescil engelinin aşılmasının mümkün olmadığı, yine karıştırılma tehlikesinin değerlendirmesinde markaların kapsamlarındaki mal ve hizmetlerin esas olduğu, dolayısıyla marka sahiplerinin fiili iştigal alanlarının bu değerlendirmede bir etkisinin bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının istinaf sebeplerini karşılamadığını, müvekkilinin uzun zamandır ticaret unvanını kullandığını, müvekkilinin tescilini istediği malların satışını yaptığını, üretimini yapmadığını, müvekilinin kazanılmış hakkı olduğunu, müvekkilinin tescilini talep ettiği sınıfta tüketicilerin bilinçli olup taraf markaları arasında iltibas olmayacağını, işaret benzerliği olmadığı gibi müvekkilinin sadece 35 inci sınıfta tescil istediğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptalinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.