11. Hukuk Dairesi 2023/1126 E. , 2024/4605 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/324 Esas, 2022/1454 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/724 E., 2019/1054 K.
Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı şirket temsilcileri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin, davalı ... Alışveriş İş ve Yaşam Merkezi A.Ş.'nin ortağı olduğu gibi davalı şirketin sahibi olduğu ... AVM'nin arsa sahibi olduğunu, davacı şirketin 01.10.2017 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında eski yöneticilerin azledildiğini ve ibra edilmediğini, yeni yöneticiler seçildiğini, müvekkili şirketin azledilmiş eski yöneticisi olan ...'nin davacı ... temsilen tek başına davalı şirketin 25.07.2017 tarihinde yapılan genel kurul toplantısına katıldığını, ancak ...'nin tek başına temsil yetkisinin olmadığını, genel kurul toplantı tutanağına göre ana sözleşmenin 4,6,9 ve 11 inci maddeleri görüşüldüğü halde Ticaret Sicil Gazetesinde değişikliğin 8 inci madde olarak yayınlanan değişiklik ile şirketin işlerinin yürütülmesine dair düzenleme ile A grubu hissedar olan müvekkili şirket aleyhine karar alındığını, yine ana sözleşmedeki diğer madde değişiklikleri ile müvekkili şirketin devre dışı bırakıldığını, genel kurula yapılan çağrı ve ilanın usulüne uygun olmadığını, alınan kararların menfaatler dengesi, dürüstlük kuralı ve eşit işlem yapma kuralına aykırı olduğunu ileri sürerek 25.07.2017 tarihli Olağanüstü Genel Kurul kararlarının tümünün iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 446 ncı maddesinde iptal davası açabilecek kişilerin tahdidi olarak sayıldığını, davacının davaya konu ettiği kararların alındığı toplantıda temsilcisinin hazır olduğunu ve işbu dava ile iptalini istediği bütün kararlara olumlu oy kullandığını, davacının dava ehliyetinin bulunmadığını, dava konusu toplantıya ilişkin çağrının elden tebliğ edildiğini, aralarında davacının da bulunduğu bütün hissedarlar toplantıda hazır olduğundan çağrının usulsüz yapıldığı iddiasının dinlenemeyeceğini, davacının imzaya yetkili temsilcileri tarafından...'in genel kurulda davacıyı temsil etmek ve oy kullanmak üzere çift imza ile yetkilendirildiğini, oybirliği ile kabul edilen kararlara ilişkin Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayımlanan metinde madde numarasında yapılan 8 yerine 6 yazılmak suretiyle yapılan maddi hatanın gerek değişiklik yapılacak maddelerin esas sözleşmedeki karşılıkları ve ilan metni, gerekse genel kurulda alınan kararların içerik itibariyle birbirini tutuyor oldukları nazara alındığında toplantıda alınan kararın iptalini gerektirecek bir usulsüzlük olarak nitelendirilemeyeceğini, dava konusu toplantıya ilişkin çağrıda, ilanda ve gündemde usule aykırılık olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, 6102 sayılı Kanun'un 446 ncı maddesinde toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten pay sahiplerinin iptal davası açabileceğinin öngörüldüğü, 25.07.2017 tarihli 2016 yılı olağan genel kurul toplantısının 4 üncü maddesinde şirket esas sözleşmesine, 6 ncı maddesinde yönetim kuruluna, 9 uncu maddesinde şirketin temsiline, 11. maddesinde genel kurula ilişkin hususlarda yönetim kurulu tarafından hazırlanan ekli tadil tasarısına uygun olarak değişiklik yapılamasının müzakere edildiği, 25.07.2017 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında gündemde belirtilen hususların müzakere edilmesi ve onaylanmasına ilişkin olarak da Bastim A.Ş. adına...'in genel kurul tutanağını imzaladığı, belirtilen tarihteki genel kurula davacı şirketin gösterdiği temsilcinin toplantıya katıldığı, alınan kararları da herhangi bir itirazı kayıt koymaksızın imzaladığı, alınan kararların toplantı ve karar nisabına uygun olduğu, genel kurul toplantısından 2,5 ay sonra davacı şirket temsilcilerinin azledilmesi ve yetkisiz kılınmasının, genel kurul tutanağının yetkili kişilerce imzalandığı hususunu değiştirmeyeceği, sonraki tarihli azlin önceki tarihli toplantıyı geçersiz kılmayacağı, alınan genel kurul kararlarının 6102 sayılı Kanun'un 445 inci maddesine göre kanuna, esas sözleşme hükümlerine ve dürüstlük kuralına aykırı olmadığından iptali gerekmediği gibi kararlar usulüne uygun alındığından butlanı da gerekmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı şirket temsilcileri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı şirket temsilcileri istinaf dilekçesinde özetle; iptalini istedikleri davalı şirket genel kurulunun, müvekkili şirketin eski yöneticileri ile davalı şirketin yöneticileri tarafından önceden planlanlanarak imtiyazlı pay sahibi olan müvekkili şirketi yönetimden devre dışı bırakabilmek adına kötü niyetli bir şekilde hayata geçirildiğini, davalı şirketin genel kurulunda alınmış olan kararlara olumlu oy kullanan müvekkili şirketin eski yöneticilerinin müvekkili şirketin ve ortaklarının aleyhine işlem tesis etmiş olmakla müktesep haklarının ihlal edildiğini, iptali istenen genel kurulun bu haliyle butlan sebebiyle yok hükmünde olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ortağı olduğu davalı şirketin 25.07.2017 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısı'nda imtiyazlı paya yönelik ana sözleşme değişikliği yapılmak suretiyle alınan gündemin 4.maddesinin yasaya, ana sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırı olduğundan bahisle işbu davanın açıldığı, dosya kapsamına göre davacı şirketin davalı şirkette A grubu %47 hissesinin bulunduğu, davalı şirketin 05.07.2017 tarihinde yapılan yönetim kurulu toplantısında 2016 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısı'nın gündem maddelerinin görüşüldüğü, yönetim kurulunda davacı şirket adına toplantıya yönetim kurulu başkanı sıfatıyla..., ... ve ...'nun katıldığı, yönetim kurulu üyelerinin gündemin 5 inci maddesiyle şirket esas sözleşmesinin, yönetim kuruluna ilişkin 8 inci maddesinin, şirket temsilcisine ilişkin 9 uncu maddesinin, genel kurula ilişkin 11 inci maddesinin yönetim kurulu tarafından hazırlanan ekli tadil tasarısına uygun şekilde değiştirilmesi hususunda oy birliğiyle karar aldığı, 25.07.2017 tarihli 2016 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısı'nın da 4 üncü maddesiyle şirket esas sözleşmesinin yönetim kuruluna ilişkin 8 inci maddesinin, şirketi temsile ilişkin 9. maddesinin, genel kurula ilişkin 11 inci maddesinin yönetim kurulu tarafından hazırlanan ekli tadil tasarısına uygun olarak değiştirilmesi hususunun müzakere edildiği ve oy birliği ile kabul edildiği, genel kurul toplantısına davacı şirket adına temsilen...'in katıldığı, davalı şirketin genel kurul toplantısından yaklaşık 2,5 ay sonra davacı şirket temsilcisi...'in azledilmiş ve yetkileri kaldırılmış ise de, dava konusu genel kurulun yapıldığı tarih itibariyle davacı şirketin usulüne uygun temsil belgesine istinaden... tarafından temsil edilerek genel kurul toplantı tutanağının imzalandığı, davacı şirket tarafından sonradan yapılan azlin önceki tarihli toplantıyı geçersiz kılması söz konusu olamayacağı gibi alınan genel kurul kararının da 6102 sayılı Kanun'un 445 inci maddesine göre kanuna, esas sözleşme hükümlerine ve dürüstlük kuralına aykırı olmadığından davanın reddine yönelik verilen ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; genel kurul toplantı tutanağında 6 ncı madde değişikliğinden bahsedildiği halde Ticaret Sicil Gazetesi'nde 8 inci madde değişikliğinin yayımlandığını, 8 inci madde ile şirketin işlerini yürütmek üzere daha evvel belirlenen hissedar yapısının müvekkili aleyhine olacak şekilde değiştirildiğini, toplantıya katılan ... ve diğer yöneticiler aleyhine müvekkili şirketi zarara uğratmaktan dolayı açılmış davada alınan bilirkişi raporunda bu yöneticilerin şirketi zarara uğrattıkları yönünde tespit yapıldığını, bu tespite konu olayların, işbu davaya konu kararları da alan yönetim kurulu üyelerinin olduğu döneme de denk geldiğini, iptali istenen genel kurul kararı sonrası yapılan 01.10.2017 genel kurul toplantısında eski yöneticilerin azledildiğini, ancak 01.10.2017 tarihi itibarı ile iptali istenen genel kurul kararlarının yayımlanmamış olduğunu, 04.10.2017 tarihinde yayımlandığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, anonim şirket genel kurulu kararlarının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Kanun'un 445 ve 446 ncı maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!