11. Hukuk Dairesi 2023/1113 E. , 2024/3441 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1201 Esas, 2022/1987 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesi
(Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2018/131 E., 2020/70 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 30.04.2024 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekilleri Avukat ... ve Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilince 500.000,00 TL bedelli 22.05.2016 tarihli çeke dayalı olarak başlatılan ilamsız icra takibine davalı borçlunun itiraz ettiğini, itiraz dilekçesinde borca itiraz edilip imza inkarında bulunulmadığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 732 nci maddesi uyarınca keşideciye (davalı borçlu) karşı sebepsiz zenginleşmeden doğan talep hakkı bulunduğunu, davalı-borçlu tarafından keşide edilen çek 22.05.2016 tarihli olduğundan anılan Kanun'un 732 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği çekin zamanaşımı süresi içinde anılan maddenin ikinci fıkrası anlamında talep haklarının söz konusu olduğunu, süresinde ibraz edilmeyen çekten kaynaklanan alacaklarının tahsili için başlatılan icra takibi ve davanın dayanağının 6102 sayılı Kanun'un 732 nci ve devamı maddeleri uyarınca sebepsiz zenginleşme olduğunu, davalı-borçlunun itirazında haksız olup kötü niyetle hareket ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ile müvekkili arasında herhangi bir borç ilişkisi bulunmadığını, takibe ve davaya konu çekin 2016 yılında yapılması planlanan ticari ilişki için hatır çeki olarak verildiğini; ancak taraflar arasında hiçbir ticari ilişki kurulamadığından çekin sebepsiz kaldığını, çekin yasal süresi içerisinde davacı tarafından ibraz edilmemiş olmasının da ticari ilişkinin kurulamamasından kaynaklandığını, sebepsiz zenginleşmenin mevcut olmadığını, tarafların defter ve kayıtları incelendiğinde ticari ilişki bulunmadığının anlaşılacağını, dava konusu çek, yasal süresinde işleme konulmadığından çek niteliğini kaybettiğini, alacağın varlığını ispatlamayacağını, borç ikrarı içermeyeceğini, davacının alacağının varlığını resmi, yazılı belgelerle ispatlamakla yükümlü olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu çekin keşidecisinin davalı, lehtarının davacı olduğu, 6102 sayılı Kanun'un 732 nci maddesinde hamilin sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde talep hakkından bahsedilmekteyse de buradaki hamilin, ciro yoluyla tedavül etmiş çekin hamili olması gerektiği, davacının ciro yolu ile çeki eline geçiren hamil olmayıp lehtar sıfatını haiz olduğu, davacı lehtar, davalı keşideciye karşı temel ilişkiye dayanarak alacak isteminde bulunabilecekse de sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanamayacağı, davacının sebepsiz zenginleşme hukuksal nedenine dayanıp temel ilişkiye dayanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu çekin hatır çeki olarak verilmediğini, çekin davalının ticari defterlerilerine işlememiş olmasının davalı ile vergi dairesi arasındaki bir sorun olduğunu, 6102 sayılı Kanun'un 732 nci maddesinde hamil ibaresi geçmekte olup çekin tedavül etmesinin gerektiğine dair bir düzenleme bulunmadığını, hukuken hamilin senedi elinde bulunduran olduğunu, somut uyuşmazlıkta 6102 sayılı Kanun'un 732 nci maddesinin uygulanması gerektiğini, hamil olan lehtarın bu davayı açamayacağı şeklinde yorumun kabul edilemeyeceğini ve Mahkemenin, hamilin lehdar olamayacağına dair yorumuna katılmanın mümkün olmadığını, müvekkilinin işbu davayı açamayacağından bahisle dava reddedilmiş olup buna göre davanın sıfat yokluğundan reddi ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu çekin keşidecisi davalı, lehtarı da davacı olduğundan davacının ancak temel ilişkiye dayanarak alacak isteminde bulunabileceği, Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2016/12374 E., 2017/6660 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere 6102 sayılı Kanun'un 732 nci maddesinde öngörülen sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanılamayacağı, davacı taraf sebepsiz zenginleşme hukuksal nedenine dayanıp temel ilişkiye dayanmadığından İlk Derece Mahkemesinin davanın reddi kararında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplere benzer sebeplerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu çekte lehtar olan davacının, davalı keşideciye karşı sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak alacak talebinde bulunabilip bulunamayacağına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un 732 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!