11. Hukuk Dairesi 2023/111 E. , 2024/4027 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2056 Esas, 2022/1907 Karar
HÜKÜM : Kısmen karar verilmesine yer olmadığına, kısmen usulden ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/27 E., 2021/260 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit, üçüncü haciz ihbarnamesinin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen karar verilmesine yer olmadığına, kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kamu düzeni nedeniyle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle kısmen karar verilmesine yer olmadığına, kısmen usulden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Gebze İcra Müdürlüğünün 2020/24821 E. sayılı dosyasının alacaklısı olan davalının talebi ile dosya borcu olan 138.828,53 TL için 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) 89 uncu maddesi uyarınca müvekkiline birinci haciz ihbarnamesi gönderildiğini, süresi içinde verilen cevabi yazıda dosya borçlusunun banka nezdinde bulunan bakiyesi ile ilgili olarak yasal takyidatların mevcut olduğunun, haciz talebinin yasal takyidatlardan sonra gelmek üzere belirtili bakiye üzerine kayıtlara işlendiğinin gerekçeli olarak bildirildiğini, buna rağmen rağmen 06.01.2021 tarihli ikinci haciz ihbarnamesi gönderildiğini, bu kez 07.01.2021 tarihli cevabi yazı ile dosya borçlusunun banka nezdinde bulunan bakiyesi ile ilgili olarak “Kurumunuzun 2020/24598 E. sayılı yazısına istinaden haciz kaydı mevcuttur. Hacziniz işbu yasal takyidattan sonra gelmek üzere kayıtlarımızda devam etmektedir.” şeklinde cevap verildiğini, davalının üçüncü haciz ihbarnamesi göndermek suretiyle daha önceden birinci ve ikinci haciz ihbarnamesine verilen detaylı cevaplara rağmen ilgili tutarı talep ettiğini, üçüncü haciz ihbarnamesinin iptali için taleplerinin sunulmuş olmasına rağmen, İcra Müdürlüğünce talepleri hakkında 26.01.2021 tarihli karar tensip tutanağı ile “Dosyanın incelenmesinde borçlu ... hakkında üçüncü kişi Yapı ve Kredi bankasına 1. haciz ihbarnamesi gönderilmiş ve 23.07.2020 tarihli cevabında borçlunun bankada 926,71 TL mevduatı bulunduğu anlaşılmıştır. Alacaklı vekili bu parayı ikinci ve üçüncü haciz ihbarnamesi ile talep etmiş ve talep kabul edilmiştir. Bu sebeple üçüncü şahıs vekilinin talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.” şeklinde taleplerinin reddedildiğini, üçüncü haciz ihbarnamesi gereğince menfi tespit davası açma süresinin aleyhlerine olacak şekilde hitamına neden olunduğunu ileri sürerek müvekkilinin davalıya Gebze İcra Müdürlüğü'nün 2020/24821 E. sayılı dosyasından gönderilen üçüncü haciz ihbarnamesinden kaynaklı 138.828,53 TL borcu olmadığının tespitini, üçüncü haciz ihbarnamesinin iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; birinci ihbarnameye cevapta ilgili hesaptaki takyidat kayıtlarının ve haciz sıralarının açık olarak belirtilmemesi sebebiyle 06.02.2021 tarihinde gönderilen ikinci haciz ihbarnamesine cevap İcra Müdürlüğü tarafından yasal süresi içinde UYAP sistemine eklenmediğinden bu hususta şikâyet haklarını saklı tuttuklarını, işbu cevabın taraflarınca görülemediğini, bu nedenle üçüncü haciz ihbarnamesi gönderilmesini talep ettiklerini, üçüncü haciz ihbarnamesinin, icra memurunun hatalı işlemi sebebiyle gönderilmesinden 02.03.2021 tarihinde Yapı ve Kredi Bankası nezdinde işletilen banka hesabı haczinden feragat ettiklerini, 02.03.2021 tarihinde icra dosyasının tahsil harcının ödenerek davacı bankaya fek müzekkeresi gönderildiğini, davanın konusuz kaldığını, ayrıca ikinci ve üçüncü haciz ihbarnamelerinde de görüldüğü üzere davacıdan talep edilen tutar 926,71 TL ile sınırlı iken davacının 138.828,50 TL tutarında dava açtığını, 137.901,82 TL yönünden davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, 926,71 TL yönünden davanın konusuz kaldığını savunarak 137.901,82 TL yönünden davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının Gebze İcra Müdürlüğünün 2020/24821 E. sayılı dosyasında davacı bankanın icra dosyasına haciz ihbarnameleri ile ilgili cevabi yazı göndermesine rağmen davalının ikinci ve üçüncü haciz ihbarnamelerini de gönderdiği, neticede davacının üçüncü haciz ihbarnamesinde belirtilen 926,71 TL yönünden borçlu olarak eklendiği, davacının ikinci ve üçüncü haciz ihbarnamelerinde belirtilen 926,71 TL yönünden değil icra dosyasındaki toplam alacak miktarı yönünden dava açtığı, davalının menfi tespit davası açıldıktan sonra icra dosyasına beyanda bulunarak davacı banka yönünden haciz talebinden feragat ettiği, bu nedenle açılan menfi tespit davasında dava konusu edilmesi gereken 926,71 TL yönünden davanın konusuz kaldığı, dava 926,71 TL üzerinden değil de icra takibindeki alacak miktarı yönünden açıldığından 926,71 TL dışında kalan miktar olan 137.901,82 TL yönünden davacının davasının reddine karar verildiği gerekçesiyle 926,71 TL yönünden davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, davanın 137.901,82 TL yönünden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın açılmasına müvekkilinin sebebiyet vermediğini, kararda her ne kadar 137.901,82 TL yönünden davanın reddine dair hüküm kurulmuşsa da davacı bankanın söz konusu menfi tespit davasının açılmasında hukuki yararının bulunduğu, aksi takdirde Gebze İcra Müdürlüğünün 2020/24821 E. sayılı dosyasına konu borçtan bankanın dosya borçlusu gibi sorumlu olacağını, davalının hukuka aykırı olarak dosya borcunu haksız ve kötü niyetle davacıya haciz ihbarnameleri gönderilmesi talebi ile tahsil etmeye çalışmasının işbu davanın haklılığını ve davalının söz konusu menfi tespit davası açılmasına sebebiyet verdiğini açıkça gösterdiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile üçüncü haciz ihbarnamesinde bildirilen 926,71 TL yönünden icra dosyasına eklenen davacı bankanın, 137.901,82 TL yönünden eldeki davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığından, davanın bu yönden hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle reddi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle kararda yazılı olduğu şekilde karar verilmesinin isabetli görülmediği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kamu düzeni nedeniyle kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, 926,71 TL yönünden davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, 137.901,82 TL yönünden davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığından davanın usul yönünden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın açılmasına müvekkilinin sebebiyet vermediğini, süresi içinde birinci ve ikinci haciz ihbarnamelerine cevap verildiğini, buna rağmen davalının talebiyle üçüncü haciz ihbarnamesinin gönderildiğini, böylece müvekkilinin haciz tehdidi altında kaldığını, işbu davanın açılmasında hukuki yararının bulunduğunu, aksi taktirde dosya borçlusu gibi sorumlu olacağını, üçüncü haciz ihbarnamesinin iptali talebinin İcra Müdürlüğünün 26.01.2021 tarihli kararı ile reddedildiğini, borcun bulunmadığı ve üçüncü haciz ihbarnamesinin iptali talepli dava açma zorunluluğunun doğduğunu, davanın açılmasından sonra davalının haciz talebinden feragat ettiğini bildirdiğini, 137.901,82 TL yönünden davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddi ile müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti taktirinin hiçbir hukuk ilkesi ile bağdaşmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, menfi tespit ve haciz ihbarnamesinin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi, 115 inci maddesinin ikinci fıkrası, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!