WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/1105 E.  ,  2024/3495 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi(Denizcilik ve İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2021/207 Esas, 2022/233 Karar
HÜKÜM : Kısmen kabul

Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 30.04.2024 günü tebliğata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; M/V Kaşif Kalkavan gemisinin üzerindeki yükle birlikte Haydarpaşa Limanı'na yanaştığını, TCDD Haydarpaşa Liman İşletmeleri Müdürlüğü tarafından geminin tahliyesine başlandığını, bu tahliye esnasında davalı personelinin kusurlu hareketleri nedeniyle konteynırdaki tüm yüklerin sahile düştüğünü, yük alıcısı firmanın sigortacısı ... Sigorta tarafından bu hasar nedeniyle müvekkili aleyhine açılan davanın devam ettiğini, müvekkilinin hasarda bir kusurunun bulunmadığını, ancak sigorta şirketi tarafından açılan davanın aleyhlerine sonuçlanması halinde davalıya rücu hakkının ve özellikle zamanaşımı bakımından hakkının kayba uğramaması için bu davanın açıldığını ileri sürerek müvekkilinin ödeme riski altındaki 227.954,30 euronun tediye tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının herhangi bir ödeme yapmadığını, dava tarihi itibariyle bir zararının bulunmadığını, ileride tazminat ödediği takdirde doğacak rücu hakkına karşılık şimdiden dava açamayacağını, zarara davacının, donatanın ve emtianın alıcısının sebep olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
İstanbul (Kapatılan) 51. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17.06.2014 tarih, 2005/282 Esas ve 2014/221 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.

B. Birinci Bozma Kararı
Dairemizin 22.06.2015 tarih, 2015/1651 E. ve 2015/8583 K. sayılı kararıyla mahkemece, taşımaya konu emtiayı nakliyat rizikolarına karşı sigortalayan ... Sigorta A.Ş. tarafından işbu dosyanın tarafları aleyhine müteselsil sorumluluğa dayanılarak açılmış olan İstanbul 1. Denizcilik İhtisas Mahkemesi'nin 2005/458 Esas sayılı dosyası uzun süre bekletici mesele yapıldığı, yargılama devam ederken İstanbul 1. Denizcilik İhtisas Mahkemesi'nin 2005/458 Esas sayılı dosyasında karar verildiği ve verilen kararın önce onandığı, ardından Dairemizin 23.11.2011 tarih ve 2011/13543-15692 E.K. sayılı ilamı ile de karar düzeltme istemlerinin reddine karar verildiği, davacının da 2005/458 Esas sayılı dosyanın davacısı olan sigorta şirketine ödeme yaptığını ileri sürdüğü ve buna dair bir kısım dekontları ibraz ettiği, somut olayın bu özellikleri nazara alındığında işin esasına girilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken usul ekonomisi ilkesi ile bağdaşmayacak şekilde erken açıldığı gerekçesiyle davanın reddine dair hüküm tesisinin doğru olmadığı gerekçesi ile bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesinin 20.09.2017 tarih, 2017/141 E. ve 2017/280 K. sayılı kararı ile Milli Savunma Bakanlığına ait olan hücum bot inşa malzemesinin Hamburg / Almanya'dan İstanbul / Haydarpaşa Limanına taşınması amacıyla M/V Kaşif Kalkavan gemisine yüklendiği, geminin Haydarpaşa Limanına gelmesine müteakip yükün gemiden tahliyesi sırasında sahil vincinin ayaklarının çarpması neticesinde konteyner içerisindeki yükün sahile düşerek hasarlandığı, yükün taşımasının davacı Turkon A.Ş. tarafından yapılıp tahliye işleminin ise TCDD personelince yerine getirildiği, tahliye işlemini yapan TCDD’nin taşıma işleminde taşımayı üstlenen Turkon A.Ş.’nin ifa yardımcısı konumunda olduğu ancak hasarın taşıyanın ifa yardımcısı sıfatı ile hareket eden TCDD personelinin kusurlu eylemi sonucunda meydana geldiği, taşıtanın sigortacısına yük hasarını ödeyen Turkonun ödediği tazminatı TCDD' ye rücu etme hakkının doğduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 227.954,30 euronun dava tarihindeki TCBM efektif satış kuru olan 416.016,06 TL’nin 382.000.00 TL’sinin 03.07.2009 tarihinden 34.016,06 TL’sinin ise 17.11.2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.

D.Onama Kararı
Dairemizin 13.06.2019 tarih, 2018/2169 Esas ve 2019/4404 Karar sayılı kararıyla onanmıştır. Davalı vekilince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.

E. Karar Düzeltme Kararı
Dairemizin 13.06.2019 tarih, 2018/2169 E. ve 2019/4404 K. sayılı kararıyla kesinleşen İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesinin 2005/458 Esas- 2008/388 Karar sayılı ilamında işbu davanın davacısı taşıma akti nedeniyle ve taşıyan sıfatı ile sigortacıya karşı sorumlu tutulduğu, Mahkemece, emtianın gemiden tahliyesinin davalı tarafından yapıldığı, hasarın taşıyanın ifa yardımcısı olan davalının kusurlu eylemi ile meydana geldiği kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmişse de davalı şirketin, emtianın hasar görmesinde davacının kusurlu olduğunu savunduğu, mahkemece hasara hangi tarafın ve ne oranda kusurunun sebebiyet verdiği hususunda bilirkişi raporu alınmadığı, işbu davanın tarafları arasında görülen İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/289 Esas sayılı dosyasında davacı taşıyanın, aynı olay sebebiyle sigorta şirketine ödediğinden başka emtia sahibine ödemek zorunda kaldığı tutarın da davalıdan tahsilini istediği, mahkemece alınan iki ayrı bilirkişi raporunda tarafların eşit kusurlu kabul edildiği, bu bakımdan İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/289 Esas sayılı dosyası da değerlendirilerek davacının sapanlama kusurunun bulunup bulunmadığı, hasarın meydana gelmesinde davacıya bir kusur izafe edilip edilemeyeceği hususunda gerekirse bilirkişi raporu alınıp ulaşılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesi ile davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 13.06.2019 tarihli 2018/2169 Esas- 2019/4404 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak, hükmün açıklanan gerekçe ile davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.

F. Mahkemece (İkinci) Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Turkon Denizcilik firmasına ait M/V Kaşif Kalkavan isimli gemi yükünü Haydarpaşa Limanında TCDD tarafından gerçekleştirildiği, konşimentoda bulunan Full Liner Terms kaydına göre yükleme limanında ki konteynerlerin gemiye yüklenmesi ve varış limanında ki boşaltma masraflarının navluna dahil olduğunun anlaşılması gerektiği, buna göre Haydarpaşa Limanında yükün boşaltma masraflarının taşıyana ait olduğu, ancak taşıyanın acentesinin boşaltmanın pazar günü yapılması nedeni ile Liman İşçi Postası için mesai ücreti yatırması gerekirken bundan kaçınması nedeniyle liman işçi postası istenmediği, vinç postası ücretinin davacı tarafından yatırıldığı, dolayısı ile sapanlama işleminin gemi personeline yaptırıldığının dosya kapsamından anlaşıldığı, TCDD liman hizmetleri tarifesinin 3.1.4.2 maddesine göre sapanlamanın gemi personelince yapılmasının mümkün olduğu, davacının da bu maddeye istinaden sapanlama işlemini gemi personeline yaptırdığı, ancak davacının mesai ücreti yatırmaktan kaçınarak, liman işçi postası istemediğinden gemi personelinin liman işçileri yerine görev yaparak, sapanlamayı gerçekleştirmiş olmalarından dolayı davacının kazanın meydana gelmesinde kusurlu hale geldiği, boşaltma işlemini yapan TCDD elemanı vinç operatörünün boşaltma operasyonunda Flatack Konteyerdan taşan şaft emtiasının çıkıntılarına dikkat etmeyip, serdümen ve gemi zabitinin tüm uyarılarını önemsemeyip hareketine devam ederek, yükü Gantry- Cran ayaklarına çarptırıp konteynerdaki yükü sahile düşürdüğü bundan dolayı şaft emtiasının kullanılamayacak derecede tamamen hasarlanmasına sebebiyet verdiği, bu değerlendirmelere göre davalının yükün hasarlanmasında %50 oranında kusurlu olduğu, davadaki rücu isteminin dayanağı olan İstanbul 51. ATM nin 2005/458 esas sayılı kararının kesinleşmesinden sonra ilamın takibe konulduğu, Turkon Konteyner Taşımacılık A.Ş tarafından söz konusu ilama dayalı olarak icra dosyası hesabına 03.07.2009 tarihinde 382.000 TL, 17.11.2011 tarihinde de 46.257,35 TL ödendiği, bu itibarla davacının ....Sigorta A.Ş'ye yaptığı ödeme toplamının 416.016,06 TL olduğu, davalıya izafe edilen %50 kusur oranına göre, davacının davalıya rücu edilebileceği tutarın 208.008,03 TL'ye tekabül ettiği gerekçesi ile 208.008,03 TL'nin 191.000,00 TL'sine 03.07.2009 tarihinden 17.008.03 TL'sine 17.11.2011 tarihinden itibaren avans faizi yürütülmek suretiyle davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin kusurlu olmadığını, boşaltma limanında tekel olarak çalışan ve malın rıhtıma taşınması konusunda kendisine başka seçenek bırakılmayan müvekkili şirketin mecburen çalışmak zorunda olduğu ve yükün alıcısı olan Milli Savunma Bakanlığı tarafından görevlendirilen davalı elemanlarının yükün rıhtıma düşmesine ve zarara sebep olduklarını, müvekkili şirkete bir seçim hakkı tanınmadığı gibi bunu gösterir bir belge de bulunmadığı, zararın malların gemiden sağlam çıkarılmasından sonra TCDD çalışanları tarafından rıhtıma taşınması sırasında meydana geldiği, İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi’nin 2005/458 E. sayılı dosya kapsamında alınan ve hükme esas teşkil eden bilirkişi raporunda açıkça görüleceği üzere olay sonucu kusurun tümüyle davalıya ait olduğunu, bu rapora dayalı olarak verilen ve davalı tarafın da temyiz ettiği kararın kesinleştiğini, diğer ifade ile meydana gelen yük hasarında davalının %100 kusur halinin kesinleştiğini, davalı TCDD tarafından, zararın kendi elemanlarınca boşaltma işleminin yapıldığı, müvekkile ait çalışanların hiçbir müdahalesinin bulunmadığı esnada meydana geldiğininin ikrar edildiğini, tahliye esnasında meydana gelen aynı yüke ilişkin, aynı gerekçeler ve taraflar arasında açılmış 4 dava bulunduğu ve kararı kesinleşmiş bulunan davalarda ortak olarak kusurun tamamının %100 olarak davalı personelinde olduğuna kanaat getirildiğini, davalı tarafın çalışanı olan vinç operatörünün herhalde tam kusurlu olduğu, TCDD'nin taşınacak eşyanın nitelikleri hakkında bilgilendirildiği halde yine şaftların gemiden tahliye edilmesinde uygun olmayan techizat kullandığı, vinç operatörünün konteyneri kenara çarptırması ve konteyneri düşürmesi sonucu hasarın oluştuğunu, müvekkili şirket'in acentesi tarafından mesai ücreti yatırılmaktan kaçınıldığı iddiasına ilişkin herhangi bir delil bulunmadığı, bu iddianın gerçekliğinin de kanıtlanamadığı, kaldı ki, bu hususun, vinç operatörünün tahliye esnasında konteyneri kenara çarpması ile doğrudan hiçbir ilgisi olmadığı gerekçesi ile kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, dava dışı nakliyat sigortacısı .... Sigorta A.Ş.'ye tazminat ödeyen davacı taşıyanın, emtianın hasar görmesine emtiayı tahliye eden davalının sebebiyet verdiği iddiasına dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 66 ncı maddesi

3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

02.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.