11. Hukuk Dairesi 2023/1098 E. , 2024/4633 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1579 Esas, 2022/1857 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/1188 E., 2019/811 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından Bakırköy 12. İcra Müdürlüğünün 2017/20391 E. sayılı dosyasından ilamsız icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin söz konusu icra takibinden e-devlet sisteminden ve yapılan tebligat ile haberdar olduğunu, müvekkilin alacaklı olduğunu iddia eden şirkete böyle bir borcu bulunmadığını, takibe konu yapılan çekteki imzanın müvekkiline ait olmadığını, çek yaprağı boş iken müvekkilinin kasasından çalınarak ve doldurularak tedavüle sokulduğunu, söz konusu çekin alacaklı olduğunu iddia eden şirket tarafından bankaya dahi ibraz edilmediğini belirterek, müvekkilinin davalıya Bakırköy 12. İcra Müdürlüğünün 2017/20391 E. sayılı dosyası ile icra takibine konu edilen çek (asıl alacağı ve ferileri) sebebi ile borçlu olmadığının tespitine ve dosyanın müvekkili yönünden iptaline, %20 kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin Türkiye’nin sayılı basın ve kağıt ithal ve ihraç şirketlerinden olduğunu, iş bu çeki de kağıt (bobin) satışı karşılığında ... Basın San. ve Tic. Ltd. Şti. yetkilisi ... isimli kişiden aldığını, çeki müvekkilinden kağıt alan ... şirketi yetkilisi ...’ün borcun ödeneceğine ilişkin vaadi ve oyalaması sebebiyle süresi içinde bankaya ibraz edilerek arkasının yazdırılmadığını, bu sebeple kambiyo vasfını kaybettiğini, borç ödemeyince de müvekkilinin kendisine ciro edene karşı esas ilişkiye ve de keşideci davacıya karşı da 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 732 nci maddesi kapsamında sebepsiz iktisaba dayalı takipte bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yaptırılan imza incelemesinde Türk Finansbank Tümsan Şubesine ait keşidecisinin ... olduğu, Çizmeci Lojistik'e keşide edilen 05.11.2017 vadeli 144.730,00 TL bedelindeki 4018317 no.lu çek altındaki imzanın Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/9966 sayılı soruşturma dosyasında incelenmesi sonucunda çek ön yüzdeki yazı ve rakamlar ile keşideci imzası, birinci ve ikinci ciranta imzalarınının... ve ... eli ürünü olmadığı, üçüncü ciranta imzasının ..... ve dördüncü ciranta imzasının..... eli ürünü olduğu, başka imza incelemesi yönünde ara kararı verilmediği, davalı tarafın imzanın davacıya ait olmadığı ortaya çıkarsa davayı kabul ettiklerinden bahsettiği, şarta bağlı kabul yapılamayacağı, hukuki yararın da bulunduğu, davalı hakkında bu hususta yargı giderlerinde indirime gidilmediği, davalı tarafın kötüniyetinin ayrıca ve açıkça ispatı da yapılamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece işin esasına girilmeden, yargılama yapmadan kabule göre karar verilmiş ise o taktirde yargılama giderine hükmedilemeyeceğini, kabule göre bu kararın verildiğini ancak yargılama giderlerinin hatalı olarak davalıya yükletildiğini, davacı tarafça icra dosyasına itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, yargılama sırasında itirazın iptali davası açma süresi de dolarak artık takibin hukuki hiç bir kıymeti kalmadığını, davacının bu konuda da dava açmakta ve davaya devam etmekte hukuki yararı bulunmadığını, itiraz ile takibin durması mümkün iken kötü niyetli olarak eldeki davanın açıldığını, davacının davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, bahse konu olayın 27.07.2017 tarihinde olduğunu, davaya konu çekin ise 05.11.2017 tarihinde keşide edildiğini, arada 4 aya yakın bir süre bulunduğunu, bu kadar zamanda çek yapraklarının bir şekilde tedavülünün engellenmesi gerektiğini, ancak bunun yapılmadığını, buna ilişkin bir çaba da gösterilmediğini, basiretli tacir gibi davranılmadığını, dava sahteliğin tespiti davası olup, konuya ilişkin olarak suç duyurusunda bulunulduğunu, bu davanın sonucunun bekletici mesele yapılması gerektiğini, kötü niyetle dava açıldığını, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 329 uncu maddesi kapsamında vekili hakkında disiplin para cezası uygulanması gerektiğini belirterek Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile soruşturma dosyasına sunulan imza incelemesine yönelik denetime elverişli bilirkişi raporu dikkate alındığında çek üzerindeki imzanın davacıya ait olmadığı kanaatine varıldığı, bu kabule göre Mahkemece davanın kabulüne, davalı aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, dolayısıyla soruşturma sonucunun beklenilmesinde bir hukuki yarar da bulunmadığı, aksi yöndeki istinaf başvuru sebeplerinin yerinde olmadığı, 6100 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca şarta bağlı kabul yapılamayacağından, davalı tarafından '' imzanın davacıya ait olmadığının ortaya çıkması halinde davayı kabul ettiğine'' yönelik beyanın geçerli bir beyan olarak kabul edilemeyeceği, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; çeki ciro ederek veren şirketin yetkilisi ... hakkında suç duyurusunda bulunduğunu, bu şahsın ceza aldığını belirterek ve istinaf dilekçesini tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, icra takibinden sonra açılmış kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit davasıdır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığında soruşturma aşamasında alınan bilirkişi raporuna itibar edilerek dava konusu çekteki imzanın davacıya ait olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak davalı vekili yargılama aşamasında ceza soruşturmasının sonuçlanmadığını, bu nedenle soruşturma kapsamında alınan bilirkişi raporunun yeterli olmadığını, yeniden rapor alınması gerektiğini belirtmiştir. Bu durumda mahkemece ceza soruşturmasının sonucunun beklenmesi veya soruşturma sonucu beklenmeyecekse itiraza uğrayan bilirkişi raporuna yönelik itirazları karşılayan yeni bir bilirkişi raporu alınması gerekmektedir. O halde mahkemece eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!