WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 15 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/1082 E.  ,  2024/4397 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1755 Esas, 2022/1802 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu10. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/311 E., 2022/579 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından müvekkili aleyhine 120.000,00 TL bedelli bir adet bonoya dayalı olarak icra takibi başlatıldığını, müvekkili ve kardeşleri icra takibinin diğer borçlularından ...ile Beyoğlu 43. Noterliği’nin 01812 yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Hakkı Sözleşmesi düzenlemiş olduklarını, müvekkiline tüm kardeşleri Müteahhit ...ile anlaşmak üzere vekalet verdiklerini, anlaşma sağlandıktan bir süre sonra müvekkilinin kardeşlerinden ...'ın müvekkillerini azlettiğini, akabinde ...'ın tüm kardeşlerin birlikte feragat ettiği babalarının bıraktığı vasiyete dayanarak hissesine düşenden daha fazla hak istediklerini,müvekkilinin mağduriyetlerin giderilmesi adına İstanbul 22. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/548 E. sayılı dosyası aracılığı ile ...' a karşı tapu iptal ve tescil davası açıldığını, baskı ve tehdit altında zorla imzalatılan senede karşı İstanbul Cumhuriyet Savcılığı'nın 2019/366 soruşturma numaralı dosyası aracılığı ile ..., ..., ...'a karşı suç duyurusunda bulunulduğunu, müvekkili ...'nün, icra dosyasına konu olan bonodan dolayı borçlu olmadığını ileri sürerek müvekkilinin borcu olmadığının tespit edilmesine, haksız ve kötü niyetli yapılan takip sebebi ile bonoda yazılı miktar olan 120.000,00 TL’nin %20’si üzerinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, mahkeme tarafından belirlenecek teminat ile takibin durdurulmasına, ...'ın dahili davalı olarak eklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddiasının tutarlı olmadığını, zira davacının dava dilekçesinde senedin hangi sözleşmeye göre verildiğini açıkça yazdığını, davacının iddialarının kendi içinde çelişkilerle dolu olduğunu, takibe konu senedin 23.09.2018 düzenlenme tarihli olup davacının sözleşme düzenlendiğini iddia ettiği tarihten 2 gün sonra olduğu, zorla senet imzalatılan kişi tehdidin ortadan kalkması üzerine savcılığa ve mahkemeye müracaat ederek şikayet ve dava yoluna başvurması gerektiğini, fakat davacının senedi imzaladıktan sonra tapuda işlem yaptığını, vadesi geçtikten icra takibi açıldıktan sonra da iş bu davayı açtığını, İstanbul Anadolu 25.İcra Müdürlüğünün 2019/10298 E. sayılı dosyası ile 27.03.2019 tarihinde icra takibi başlatıldığını ve icra takibinin başlatılmasından sonra davacının sırf borçtan kurtulmak için işbu davayı açtığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takip alacaklısının takibe konu bono da lehtar ve keşideciden ayrık son ciranta olduğu, cebir ve tehditle senet imzalatıldığına yönelik iddianın davacı yanca ispatlanması gerektiği, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/22356 soruşturma sayılı dosyasında şüphelilerin tümü hakkında takipsizlik kararı verildiği, takipsizlik kararının kesinleştiği, İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/78 E., 2022/274 K. sayılı ilamına konu dava safahatında dinlenen tanıklardan davacının abisi olan ...'nün bono imzalama anını hatırlamadığını beyan ettiği, diğer tanıkların ise görgüye dayalı bilgilerinin bulunmadığı, davacının iddiasını ispata yarar dosyaya yansıyan bir delilin bulunmadığı, aksi yöndeki davacı iddia ve taleplerinin yerinde olmadığı, açıklanan sebeplerle bu senet yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği, ayrıca; her ne kadar davacı taraf iddiasını kanıtlayamadığı sabit ise de davanın kötü niyetle açıldığının da sabit olmaması sebebiyle davalı yanın kötü niyet tazminatı isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine, kötü niyet tazminatının yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın son derece özensiz hazırlandığını, başka bir dava ile ilgili, dosya ile ilgili bulunmayan bir metnin dahi gerekçeli kararda bulunduğunu, görgü tanıkları ...'nün olayın yaşandığı güne dair çok önemli bilgiler verdiğini, ancak yalnızca bononun imzalanma anını hatırlamadığı beyanına dayanarak davalarının reddedildiğini, oysa ki; ...'nün beyanının "davalı içeriden tabanca getirerek üzerimize doğru geldi, bunun üzerine ben kendisine sarıldım, o sırada tanımadığım ve tahminen oğlu olduğunu düşündüğüm bir şahıs tabancayı davalının elinden aldı, tabancayı götürdü ardından biz hatırladığım kadarıyla bir protokole imza attık" şeklinde olduğunu, bahsedilen protokolün dava dilekçesi ekinde dosyaya sunulduğunu, bonoya dayanak olarak imzalatıldığını, protokolde bu hususun açıkça görüldüğünü, bono ile protokol arasındaki illiyet bağının mahkemece gözetilmesi gerekirken, yalnızca bonoya ilişkin beyanı dikkate almanın adil yargılamaya aykırılık teşkil ettiğini, ...'ın borçlu konumdayken (kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince) neden silah zoru ile bir protokol imzalattığını, hangi sebeple bir bononun alacaklısı konumuna geldiğine ilişkin bu soruların cevapları sorgulanmadan yargılama yapılmasının müvekkilleri açısından çok ciddi bir mağduriyet oluşturduğunu, davalı ...'un diğer borçlu konumundaki ...'a karşı hiçbir tahsil girişiminde bulunmadığını, amacın yalnızca ...'ye karşı bir zor durumda bırakma çabası mı yoksa alacağını tahsil girişimi mi olduğu hususunun irdelenmesi gerektiğini, ...'ın icra dosyasına herhangi bir itirazı veya açmış olduğu bir menfi tespit davası olmadığını, borcun tahsil kabiliyetinin de olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davaya konu bononun cebir ve tehdit ile alındığını iddia ettiği, senedin zorla alındığı iddiasının her türlü delille ispatlanabileceği, Mahkemece de bu konuda davacı tarafın tanıklarının dinlenildiği, davacı tanıkların beyanlarının senedin zorla imzalatıldığına dair doğrudan görgüye dayalı bir bilgi içermedikleri, bu nedenle davacı tarafın iddiasını usulüne uygun delillerle kanıtlayamadığı, öte yandan davacının zorla ve tehditle bono imzalatıldığı iddiasına yönelik ceza soruşturmasının kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararı ile sonuçlandığı ve bu kararında kesinleştiği, davacının iddiasının aksine zorlama iddiasını doğrular eylemin bulunmadığının görüldüğü, davalı taraf, dinlenen tanıklardan ...'nün protokol beyanlarının dikkate alınması gerektiğini öne sürmüş ise de, protokolde açıkça bonoya atıf yapılmadığı sürece 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 201 inci maddesi kapsamında davalının iddiasını ispatlar nitelikte belge veya beyyine başlangıcı niteliğinde olmayacağı, ayrıca cebir ve tehdit iddiası sebebiyle ispat yükü üzerinde olan davacının bu hususta yemin deliline de dayanmadığı, kambiyo senetlerinin illetten mücerret olması sebebiyle senet metninden ayrıca ve açıkça anlaşılmadıkça, doğumuna sebep olan ilişkiden bağımsız olarak takip konusu edilebileceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davaya konu bononun cebir ve tehdit ile alınıp alınmadığı ve bu hususların ispat yükünün davacı tarafta olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesi,

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 687 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince davalı son hamilin bile bile borçlu davacının zararına hareket ederek senedi iktisap ettiğinin ispatlanamadığına göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

28.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.