WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 18 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/1056 E.  ,  2024/3468 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2022/482 Esas, 2022/574 Karar
HÜKÜM : Kabul

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından, duruşmasız olarak davacı asıl tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 30.04.2024 günü hazır bulunan davalı asıl ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının Finansbank'tan kullandığı krediyi ödeyememesi üzerine banka tarafından davacıya icra takibi başlatılacağını öğrenen davacının yakın arkadaşı ....'ın kendi adına Ziraat Bankası .... Şubesi'nden 220.000,00 TL tutarlı kredi kullanıp davacının borcunu kapatmasını sağladığını, davacının arkadaşının bu duyarlılığı karşısında kendisi için çekilen kredi borcunu aksatmadan ödemeyi kabul ve taahhüt etmesinin yanı sıra arkadaşının talebi olmamasına rağmen güvence olarak 02.06.2011 tanzim tarihli, 500.000,00 TL meblağlı senedi dava dışı ...'a verdiğini, davacının kendisi için çekilen kredi taksitlerini ödemeye başladığını, 25.000,00 TL ödeme yapılıp bakiye 195.000,00 TL borcun kaldığı aşamada, davalının kendiliğinden devreye girerek bakiye kredi borcunu ödemek istediğini dava dışı 3. şahsa bildirdiğini, dava dışı şahsın her iki tarafın ortak dost ve arkadaşı olduğunu, davalının ödenmesi lazım gelen 195.000,00 TL'yi 25.08.2011 tarihinde dava dışı ...'ın ING Bank Sivas Şubesi nezdindeki hesabına havale yoluyla gönderdiğini ve akabinde güvence olarak dava dışı şahsa bırakılan senedi davacıya götürmek üzere dava dışı 3. şahıstan istediğini, dava dışı 3. şahsın da davalının kendisinde oluşturduğu güvene istinaden senedi davalıya verdiğini, senet verildiği tarihte senedin arkasında lehtarın isim ve imzasının bulunmadığını, iki gün sonra davalının kızı...'nin dava dışı 3. şahsa senedi götürerek senedin arkasının imzalanmasını istediğini, dava dışı 3. şahsın herhangi bir şüphe duymadan senedin arkasına isim yazıp imzalayarak davalının kızına davacıya götürüp teslim etmesi için verdiğini, davalının bu şekilde kötü niyetli ele geçirdiği senede dayanarak Sivas 2. İcra Müdürlüğü'nün 2012/10177 esas sayılı icra dosyasıyla takibe giriştiğini, takibin davacı ve dava dışı lehtar hakkında başlatılmasına rağmen dava dışı şahıs yönünden ödeme emrinin tebliğe çıkarılmadığını, ödeme emrinin tebliği üzerine senedin kambiyo vasfında olmaması nedeniyle icra mahkemesi nezdinde şikayette bulunulduğunu ve yine borca itiraz davası açıldığını, dava konusu senedin kambiyo senedi vasfında olmadığını, teminat amaçlı dava dışı şahsa verildiğini, senedin bedelsiz olduğu bilinerek sırf davacının zararına senedin davalı tarafından kötü niyetle iktisap edildiğini, taraflar arasında senet nedeniyle gerçek bir alacak-borç ilişkisi bulunmadığını, iddianın tanık ve her türlü delille ispatının mümkün olduğunu, senet kambiyo senedi niteliğinde olmadığından ciro yoluyla devrinin mümkün bulunmadığını, davalının alacaklı sıfatını iktisap etmediğini, takibe konu senette vade tarihinin olmadığını iddia ederek davacının davalıya Sivas 2. İcra Müdürlüğünün 2012/10177 E. sayılı takip dosyasına dayanak 500.000,00 TL bedelli senet nedeniyle borçlu bulunmadığının tespitine, davalı aleyhine kötü niyetli takip tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacının kız kardeşi olan davalıdan ödeyemediği borçları için yardım istediğini, davalının da bunu kabul ettiğini, hiç kimsenin 220.000,00 TL’lik borca karşılık 500.000,00 TL’lik senet vermeyeceğini, davacının davada ileri sürdüğü hususların hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, yapılan takibe davacı vekilince kısmi ödeme itirazı ileri sürülerek icra hukuk mahkemesi nezdinde dava açıldığını, duruşma öncesi yetkili vekilin azledildiğini, yetkili vekil tarafından verilen dilekçedeki tüm beyanların yasa gereğince müvekkilini bağladığı için borcun varlığının ikrar edildiğini, davalının daha önce de ING Bank'tan çektiği parayı davacının hesabına yatırdığını, olayda asıl aldatılanın davalı olduğunu, davacı ile dava dışı 3. şahsın bilerek senedi eksik düzenlediklerini, dava konusu senedin davacının borcuna karşılık davalıya verildiğini, davada tanık dinlenmesine muvafakat etmediklerini, takip dayanağı senedin poliçe olmayıp ödeme için 1 yıllık ibraz süresinin söz konusu olmayacağını, 704 üncü maddenin bono için uygulanmasının mümkün bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemenin 14.03.2019 tarih, 2018/642 E. ve 2019/168 K. sayılı kararı ile taraflar arasında davacının dava dışı ...’a borcu olduğu, bu borcun 195.000,00 TL’sinin davalı tarafından ödendiği hususunda uyuşmazlık olmadığı, uyuşmazlığın davacının davalıya 195.000,00 TL’yi ödeyip ödemediği, dava konusu senedin davalının davacıdan olan alacakları nedeniyle verilip verilmediği noktasında toplandığı, kıymetli evrakın illetten mücerret olduğu, davacı tarafından senedin teminat olarak dava dışı lehtara verildiği, davalının bu hususu bildiği ileri sürülmüşse de, bu hususun ancak yazılı delille ispat edilebileceği, dosyada bu yönde bir delil bulunmadığı, her ne kadar davacı tarafından 195.000,00 TL’nin davalıya elden ödendiği yönünde tanık dinlenmesi talep edilmişse de bu durumun da senetle ispat edilmesi gerektiği, diğer 305.000,00 TL’lik kısım itibariyle davalı tarafından diğer borçlarına yönelik kıymetli evrak alındığı beyan edilerek ispat yükünün ters çevrildiği, davalı tarafından verildiği iddia edilen borçlar için dosyaya delil sunulmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile davaya konu Sivas 2. İcra Müdürlüğünün 2012/10177 E. sayılı icra takip dosyasına konu 02.06.2011 tanzim tarihli, 500.000,00 TL bedelli senedin 305.000,00 TL’lik kısmından davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin davacı isteminin reddine, kabul edilen asıl alacak tutarı olan 305.000,00 TL üzerinden %20 oranında tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı
Dairemizin 27.12.2021 tarih, 2021/5552 E. ve 2021/7385 K. sayılı kararı ile "...(1) Dava, Sivas 2. İcra Müdürlüğü’nün 2012/10177 esas sayılı takip dosyasına dayanak 02.06.2011 tanzim tarihli, 500.000,00 TL bedelli senetten dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Dava konusu senedin, düzenleyeninin davacı ..., lehtarının ... olduğu, arkasında ... ibaresinin altında imzanın bulunduğu anlaşılmaktadır. Senedin idari birim olarak düzenleme yeri bulunmamaktadır. Senette düzenleme yeri olmadığı için bono olarak kabul edilemez. Bunun sonucu olarak senede dayalı hakkın ciro yoluyla devri mümkün değildir. Senede konu alacağın davalıya, alacağın devri hükümlerine (TBK m. 183 vd., BK. m. 162 vd.) göre devredilmesi gerekmektedir. Dosya kapsamında davalının senede konu alacağı, alacağın devri hükümlerine göre devraldığına dair bir belge bulunmamaktadır. Hal böyle olunca mahkemece davalının dava konusu senede dayalı alacağı devralmadığı kabul olunarak davanın tümden kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
(2) Bozma sebep ve şekline göre davalının tüm, davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir..." gerekçesiyle (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazının kabulü ile hükmün bozulmasına, (2) nolu bend uyarınca davalının tüm, davacının sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu senedin, düzenleyeninin davacı ..., lehtarının ... olduğu, arkasında ... ibaresinin altında imzanın bulunduğu, senedin idari birim olarak düzenleme yeri bulunmadığı, senette düzenleme yeri olmadığı için bono olarak kabul edilemeyeceği, bunun sonucu olarak senede dayalı hakkın ciro yoluyla devrinin mümkün olmadığı, senede konu alacağın davalıya, alacağın devri hükümlerine göre devredilmesi gerektiği, dosya kapsamında davalının senede konu alacağı, alacağın devri hükümlerine göre devraldığına dair bir belge bulunmadığı, hal böyle olunca davalının dava konusu senede dayalı alacağı devralmadığı kabul olunarak davanın kabulüne karar verildiği, kötü niyet tazminatına mahkum edilebilmesinin, açıkça takibin kötü niyetle yapılmış olması koşuluna bağlandığı, icra takibinin kötü niyetli olarak yapıldığı hususunun, borçlu tarafından kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın kabulü ile davalı aleyhine %20 oranında kötü niyetli takip tazminatına karar verilmesi gerektiğini, davalının davacının kardeşi olduğunu, icra takibine koyduğu senedin bedelsiz olduğunu bildiğini, bu hususta Mahkemenin gerekçesinde çelişki bulunduğunu, zira gerekçede davalının tazminat talebinin reddine karar verildiği şeklinde gerekçe oluşturulduğunu, davacı lehine tazminata hükmedilmesi için şartların gerçekleştiğini belirterek temyiz ettiği yönlerden kararın düzeltilerek onanmasını istemiştir.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; icra hukuk mahkemesinin kesin hüküm niteliğindeki kararının dikkate alınmadığını, cironun alacağın temliki hükmünde olduğunu, müvekkilinin halefiyet ilkesi gereği alacaklı olduğunu, dava konusu olayda geçerli bir alacağın temlikinin bulunduğunu, ilk bozmada takibe konu senedin kambiyo vasfında olduğunun kabul edildiğini, senette idari yer bulunmadığı hususunun da doğru olmadığını, karar düzeltme itirazlarının bozma ilamı üzerinden incelendiğini, maddi hatanın düzeltilmesi gerektiğini, bozma ilamından sonra sunulan beyan dilekçesinin ve hukuki mütalaanın incelenmediğini, yerel Mahkemece eksik inceleme ile karar verildiğini, kısmi ödeme yaptığını beyan eden davacının daha sonra menfi tespit davası açamayacağını, bozma ilamından sonra Mahkemeye sundukları idari birim olduğuna dair dilekçenin dikkate alınmadığını, bu yönde Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararı bulunduğunu, senet üzerinde idari birim olduğunun açık olduğunu, bu hususta yazı cevabı bulunduğunu, senette yazılı yerin sadece Sivas'ta olduğunu, Yargıtay bozma ilamının senedin adi belge olarak dahi kullanımını engeller nitelikte olduğunu, talebi aşar bir yorum yapıldığını, bu yönde Yargıtay kararları bulunduğunu, davacının senedin kambiyo vasfı ile ilgili bir talebinin bulunmadığını, ön incelemedeki tespitin de açık olduğunu, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının ödemeye ilişkin isticvap beyanlarının irdelenmediğini, bozma ilamında maddi hata bulunduğunu belirterek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, Sivas 2. İcra Müdürlüğünün 2012/10177 E. sayılı takip dosyasına dayanak 02.06.2011 tanzim tarihli, 500.000,00 TL bedelli senetten dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 183 vd. maddeleri.

3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

02.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.