WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 21 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/1045 E.  ,  2024/4361 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI :2020/1094 Esas, 2022/1708 Karar
HÜKÜM :Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ :Konya 1. Tüketici Mahkemesi
SAYISI :2019/412 E., 2020/39 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince dava konusuz kaldığından esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Kararın davalı ...Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ...Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı şirket arasında 27.04.2018 tarihli adi yazılı şekilde gayrimenkul satış vaadi ön sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme gereği sözleşme konusu bağımsız bölümü onaylı projesine ve mahal listesine uygun olarak yapıp belirlenen zamanda müvekkiline devir ve teslim etmeyi kabul ve taahhüt ettiğini, sözleşme gereğince tarafların 195.000,00 TL üzerinden anlaşmış olup 50.000,00 TL peşin, bakiye 145.000,00 TL'si için ise sözleşmeye ekli ödeme planı gereğince 49 taksitte ödeme yapılmasının kararlaştırıldığını, taksitle ödenecek bedellere yönelik her bir taksit için ayrı ayrı bono tanzim edileceği ve söz konusu bonoların bankaya tahsil cirosu ile verileceği, bedeli ödenen bonoların bankadan müvekkiline iade edileceğinin açıkça sözleşmede belirtildiğini, anılan taksitlere yönelik ayrı ayrı bono tanzim edildiğini, ödeme planı gereğince müvekkili tarafından 50.000,00 TL'lik peşinat ile 20.03.2019 vadeli bonoya kadar olan toplam 11 bononun vadesinde ödendiğini ve söz konusu senetlerin iade alındığını, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 4 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca senetlerin tüketici olan müvekkili yönünden geçersiz olduğunu, söz konusu senetlerin emre yazılı şekilde tanzim olduğunu, davalı bankanın ise söz konusu senetleri tahsil cirosu ile devralmış olup, senetlerin ciro ve teslim yoluyla bankaya teslim edildiği hususunu müvekkiline göndermiş oldukları ihbarnameler ile de ikrar ettiklerini, bu kapsamda senetlerin geçersiz olduğu hususunun sözleşmeye göre üçüncü kişi konumundaki davalı bankaya karşı da ileri sürülebileceğini ileri sürerek, senetlerin müvekkili yönünden geçersizliğinin tespiti ile iptali ve müvekkilinin anılan senetlerden kaynaklı davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; görev itirazında bulunarak davacının kendi irade ve talebi ile sonuçlandırdığı işleme ilişkin olarak geçersizliğin ileri sürülmesinin hakkın kötüye kullanımı niteliğinde olduğunu, davacının talebi ve tarafların rızası ile sözleşmenin uygulandığını savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; dava konusu senetlerin davalı şirketin müvekkili bankadan kullanmış olduğu ticari kredilerin teminatı olarak alındığını, müvekkili bankanın iyi niyetli 3. kişi konumunda olup sorumluluğunun bulunmadığını, temlik cirosu ile senetlere ilişkin tüm hak ve yetkilerin müvekkili bankaya devredildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından verilen kıymetli evrakların müvekkili yönünden geçersizliğinin tespiti ve senetlerden kaynaklı borçlu olmadığının tespiti yönünde dava açılmış ise de yargılama sırasında tarafların beyanları doğrultusunda dava konusu senetlerin davacıya iade edildiği, mahkememizin 21.01.2020 tarihli duruşma oturumunda da taraflarca açılan davanın konusuz kaldığının beyan edildiği, bu haliyle konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği ancak dava açılış tarihi itibariyle davacının haklı olduğu anlaşıldığından davalıların yargılama giderlerinden ve vekâlet ücretinden sorumlu olması gerektiği gerekçesiyle konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı ...Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın açılmasına müvekkili sebebiyet vermediğinden aleyhlerine vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilnin iyi niyetli üçüncü kişi konumunda olduğundan herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, iptali talep edilen senetlerin diğer davalı firmanın müvekkili bankadan kullanmış olduğu ticari kredilerin teminatını teşkil etmek üzere temlik cirosu ile devredildiğini, temlik cirosu ile senetlere ilişkin tüm hak ve yetkilerin müvekkili bankaya devredildiğini, tüm senetlerin geçerli emre yazılı senet olduğunu, temlik cirosu ile senetteki bütün hakların lehine ciro yapılana geçeceğini, davacının dava konusu senetlerin davacının tüketici olması nedeniyle emre yazılı olarak düzenlenemeyeceği iddiasının taraflarına yöneltilmesinin mümkün olmadığını, dava konusu senetlerde, senetlerin tüketici sözleşmesi nedeniyle verildiğine dair hiçbir ibare yer almadığını belirterek kararın kaldırılarak davanın müvekkili yönünden husumetten reddine aksi halde davanın açılmasına sebebiyet vermeyen ve iyi niyetli 3. kişi konumunda olan müvekkili banka aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu bonoların tüketici senedi olduğundan nama yazılı düzenlenmeleri gerektiği, emre yazılı düzenlendiği için davacı tüketici yönünden geçersiz olduğu, davacı dava açıldığı tarihte haklı olduğundan davalılar aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesinde herhangi bir isabetsizliğin bulunmadığı gerekçesiyle davalı ...Ş. vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı ...Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle temyiz başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu senetlerin davacı yönünden geçersizliğinin tespiti ile iptali ve davacının senetlerden kaynaklı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin açılan davada dava konusu senetlerin davacıya iade edilmesi nedeni ile davanın konusuz kalıp kalmadığı, konusuz kaldığının kabulü halinde vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinden kimin sorumlu tutulması gerektiği noktalarında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 331 inci maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

28.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.