WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 21 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/1044 E.  ,  2024/4388 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI :2020/844 Esas, 2022/2027 Karar
HÜKÜM :Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ :Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI :2019/163 E., 2020/104 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava dışı .... Gıda San. Tic. Ltd. Şti.'nin şirket müdürü iken, 18.05.2016 tarihinde şirket müdürlüğü ve imza yetkisinin sona erdiğini, buna ilişkin kararın 23.05.2016 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiğini, dava dışı bu şirket ile davalı şirket arasında ticari ilişki bulunduğunu, bu ticari ilişki nedeniyle dava dışı şirket tarafından davalı şirkete ileri vadeli çekler verildiğini, dava konusu çeklerin de müvekkilinin şirket müdürü olarak görev yaptığı dönemde, ancak, ileri vadeli olarak dava dışı şirket adına tek imza ile keşide edilerek verildiğini, davalı şirketin, Konya 7. İcra Müdürlüğünün 2016/11484 E. ve Konya 2. İcra Müdürlüğünün 2017/27029 E. (Konya 14. İcra Müdürlüğünün 2016/5545 Eski E.) sayılı icra dosyaları ile müvekkili aleyhine icra takibi başlatılmış ise de, müvekkilinin dava konusu çeklerden dolayı kişisel olarak herhangi borç veya sorumluluğu bulunmadığını ileri sürerek müvekkilinin dava konusu çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; her iki icra takibinin de kesinleştiğini, dava konusu 9 adet çekin bankaya ibraz edildiğinde yetkili temsilci tarafından imzalanmadığından işlem yapılmadığını, davacının yetkisiz temsilci sıfatıyla söz konusu çeklerden dolayı sorumlu olduğunu savunarak davanın reddi ile davacı aleyhine tazminata hükmedilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 9 adet çekte dava dışı keşideci .... Gıda San. Tic. Ltd. Şti.'nin ünvanı üzerinde şirketi temsilen tek bir imzanın bulunduğu, davacı o dönemdeki temsilci ...'ın kişisel olarak sorumluğunu gerektiren ve şirket kaşesi dışına atılmış ikinci bir imzanın veya aval şerhinin bulunmadığı, davacı temsilcinin dava dışı şirket adına çekleri keşide ettikten sonra temsilcilik görevinin sona ermesinin dava konusu çeklerin kambiyo vasfını etkilemeyeceği gibi, Yapı Kredi Bankası A.Ş.'nin 08.11.2019 tarihli cevabi yazısı ekindeki 2 ayrı çek tevdi bordrosu içeriğinden, dava konusu 9 adet çekin tamamının davacının şirket müdürü olduğu dönemde ileri vadeli olarak düzenlendiğinin anlaşılması nedeniyle davacının yetkisiz temsilci olarak da sorumluluğunun söz konusu olamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının dava konusu 9 adet çekten dolayı davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; takibe konu çekleri davacının imzaladığını, imzaya itirazının ve inkarının bulunmadığını, sahte olarak sunulan mutabakat belgesinin aslının davacıdan istenilmediğini, davanın şirkete ihbar edilmediğini, menfi tespit talebinde bulunan davacının, çekin fiili düzenlenme tarihi itibariyle yetkili olsa da üzerinde yazan keşide tarihi itibariyle temsile yetkili olmamasından dolayı hukuken sorumlu tutulması gerektiğini, çekin üzerinde yazılı tarih itibariyle yetkisiz temsilci durumuna düştüğünü belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu, ileri sürülen istinaf sebepleri nazara alındığında, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının, dava dışı şirketin temsilcisi olduğu dönemde ileri tarihli olarak imzaladığı çeklerden dolayı davacının şahsen borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

28.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.