WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Temmuz 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/103 E.  ,  2024/3995 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/687 E., 2022/1518 K.
HÜKÜM : Usulden ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2020/573 E., 2022/20 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı şirket ile aralarında ticari ilişki olduğunu, davalı şirketin müvekkiline olan mevcut ve doğacak borçlarının teminatı olarak 3 üncü şahıs... adına kayıtlı bulunan taşınmazın 1/3 hissesi üzerinde müvekkili şirket lehine 2.000.000,00 TL bedelli olarak ipotek tesis edildiğini, borçların ödenmemesi üzerine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takip başlatıldığını, ...'in mirasçılarından ...'in ilamlı takip başlatılamayacağı iddiası ile açtığı dava neticesinde davanın kabulüne ve icra emrinin iptaline karar verildiğini, bunun üzerine diğer borçluların da benzer dava açma ihtimalleri gözetilerek takibin ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız takibe dönüştürülerek borçlulara yeniden ödeme emri çıkarıldığını, bunun üzerine davalının takibe itiraz ettiğini, itirazının haksız olduğunu belirterek itirazın iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 43 üncü maddesine göre; alacaklı başlatmış olduğu takip yolunu bir defaya mahsus olmak üzere değiştirebileceği, ancak, takip yolunun değiştirilmesi haciz yolundan iflas yoluna, iflas yolundan haciz yoluna şeklinde gerçekleştirilmesi suretiyle olacağı, somut olayda takip alacaklısı davacı ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takibini, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız takibe çevirmiş olup, talebin anılan Kanun hükmü kapsamında olmadığı, usulüne uygun takip yapılması itirazın iptali davasının şartı olup mahkemece re’sen gözetilmesi gerekmekte olup somut olayda usulüne uygun bir takip bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulüne uygun icra takibine ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, ilk derece mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğunu, icra müdürlüğünün hatalı işleminin düzeltilmesi amacıyla ilamsız takip başlatıldığını, icra emri veya ödeme emri gönderilmesine karar veren merciin icra müdürlüğü olduğunu, icra emrinin iptaline ilişkin verilen söz konusu karar sadece ... yönünden hüküm ifade etmekte ise de takip alacaklısının 2004 sayılı Kanun'un 150/ı maddesinde belirtilen nitelikte bir kredi kurumu olmaması halinde borçlular aleyhinde ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takip yapılamayacağı ve bu hususun süresiz şikayete tabi olduğunu, dava konusu olayda takip yolunun değiştirilmesi değil İcra Müdürlüğünce yapılan hatalı işlemin kesinleşmiş mahkeme kararı doğrultusunda düzeltilmesinin söz konusu olduğunu, emsal alınan kararın aksi yönde kararlar olduğunu, usulden red kararı neticesinde, borçlular hakkında en baştan yeni bir icra takibi yapılması ve yeniden başlatılacak bu takibe itiraz halinde de yeni bir itirazın iptali davası açılması gerekeceğini, bu durumun yargılama ve takip işlemlerinin gereksiz bir şekilde uzamasına ve gereksiz yere ilave gider yapılmasına neden olacağını, mahkemece verilen usulden red kararının Anayasa'nın 141 inci maddesi dördüncü fıkrasında ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 30 uncu maddesinde düzenlenen usul ekonomisi ilkesine aykırı olduğunu belirterek, hukukun temel ilkelerine, yerleşik içtihatlara, usul ve yasaya aykırı olarak verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, Mahkemenin ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takibin, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız takibe çevrilmesinin 2004 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamına girmeyeceği kabulü yerinde olmakla birlikte, Bakırköy 6. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 08.11.2018 tarih, 2016/627 E. ve 2018/1121 K. sayılı ilamı ile sadece borçlulardan ....yönünden icra emri iptal edilmiş olup, davalı şirket yönünden icra emri iptal edilinceye kadar tüm hukuki sonuçları ile ortada olduğu, dolayısıyla davalı şirket hakkında devam eden, geçerli ve usulüne uygun bir takip bulunduğu dikkate alındığında, davacının bu davayı açmakta hukuki yararı olmadığı, Mahkemece bu gerekçe ile davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesinin yerinde görülmediği, gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin usulden kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın hukuki yarar dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, icra takibine vâki itirazın 2004 sayılı Kanun'un 67 nci maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı Kanun'un 43 ve 67 nci maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.