WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 20 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/1018 E.  ,  2024/4874 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/156 Esas, 2022/1503 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/782 E., 2019/957 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile dava dışı asıl borçlu .... Mücevherat Kuyumculuk Altın San. ve Tic. A.Ş. arasında imzalanan genel kredi sözleşmesini davalının müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, sözleşme hükümlerine aykırı hareket edilmesi nedeniyle davacı banka tarafından borçlulara kat ihtarnamesi gönderildiğini, borcun ödenmemesi üzerine borçlular hakkında Konya 2. İcra Müdürlüğünün 2017/2621 sayılı dosyası ile başlatılan takibe davalının itirazının haksız olduğunu ileri sürerek, asıl alacak 7.214.383,57 TL, takip tarihine kadar işlemiş faiz 244.237,95 TL, faizin BSMV'si 12.211,90 TL ve ihtarname masrafı 1.677,41 TL olmak üzere toplam 7.472.510,83 TL üzerinden itirazın iptaline, bu miktar üzerinden takibin devamı ile icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacı tarafından talep edilen faiz oranının hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafından bir başka sözleşme olduğundan bahisle Konya 2. İcra Müdürlüğünün 2017/2862 sayılı dosyası ile de icra takibi başlatıldığını, Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/695 esasına kayden görülen dava birlikte değerlendirildiğinde müvekkilinin talep edilen kadar borçlu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, 21.03.2017 icra takip tarihi itibariyle davalı kefil şirketin sorumlu olduğu kredi yönünden takip talebinde 7.238.719,83 TL asıl alacak 245.199,24 TL takip tarihine kadar işlemiş faiz, 12.259,96 TL faizin BSMV'si ve 1.677,41 TL masraf olmak üzere toplam 7.497.856,44 TL talep edildiği, davacı tarafın dava dilekçesindeki ve tavzih dilekçesindeki beyanlarında (daha azı istenilecek şekilde, asıl alacak 7.214.383,57 TL, takip tarihine kadar işlemiş faiz 244.237,95 TL, faizin BSMV'si 12.211,90 TL ve ihtarname masrafı 1.677,41 TL olmak üzere toplam 7.472.510,83 TL üzerinden itirazın iptali istenilmiş ise de bankacı bilirkişinin rapor ve ek raporuna göre icra takip tarihinden sonra ancak davadan önce yapılan toplam 1.444.003,95 TL'lik ödemenin mahsubundan sonra, davacı bankanın davalı kefilden kalan alacağının icra takip tarihi itibariyle, 5.788.985,32 TL asıl alacak, 226.518,23 TL takip tarihine kadar işlemiş faiz, 11.325,92 TL faizin BSMV'si ve 1.677,41 TL masraf olmak üzere toplam 6.028.506,88 TL olduğu, emsal kararlara göre icra takibinden sonra dava tarihinden önce yapılan ödemeler ile ilgili davacının itirazın iptali davası açmakta hukuki yararının bulunmadığı, alacağın miktarı belirli (ve belirlenebilir) olduğundan hükmedilen meblağ üzerinden icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiği, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun (492 sayılı Kanun) 29 uncu maddesinde yer alan, "İlama dayanmıyan takip isteklerinden alacak miktarının binde beşi peşin alınır. Peşin harçlar takip sonunda alınacak asıl harca mahsup olunur. İlama dayanmıyan takiplerde alacaklı mahkemeye müracaata mecbur kalırsa, peşin alınan harç kendisine iade olunur. Veya alacaklının isteği üzerine mahkeme harçlarına mahsup edilir." düzenlemesine yer verildiği, davacı tarafından icra dosyasına yatırılan peşin harcın mahsup edilmesi istenilerek dava açıldığından, icra dosyasına yatırılan peşin harcın işbu davada alınması gereken harçlardan mahsup edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının toplam 6.028.506,88 TL'lik kısmı yönünden iptaline, asıl alacak 5.788.985,32 TL'ye takip tarihinden itibaren yıllık 55,88 temerrüt faizi yürütülmesine, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, hükmedilen 6.028.506,88 TL alacağın %20'si olan 1.205.701,38 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar tarihi itibariyle alınması gereken 411.807,30 TL nispi karar ve ilam harcından, peşin alınan 65.776,16 TL harç ile 24.347 TL tamamlama harcı ve icra dosyasına yatırılan 37.489,28 TL'lik peşin harç olmak üzere toplam 127.612,44 TL harcın mahsubu ile kalan 284.194,86 TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; takip tarihinden sonra davadan önce tahsil edilen tutara ilişkin harcın tamamlatılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava dilekçesinde talep etmedikleri husus konusunda karar verilerek vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilen kısma ilişkin harcın iadesine karar verilmemesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının bu yönleri ile kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davada harca esas değerin 6.046.870,88 TL olarak gösterildiği, ancak dava dilekçesinin sonuç ve istem kısmında davalının toplam 7.472.510,83 TL alacağa yönelik yaptığı itirazın iptalinin talep edildiği, ilk derece mahkemesince davacı vekiline dava değerinin ne kadar olduğunu açıklamak üzere süre verildiği, davacı vekili tarafından verilen 15.01.2019 tarihli dilekçede, takip tarihinden sonra davalının 1.425.639,95 TL ödeme yaptığının, ödemenin icra müdürlüğü tarafından yapılacak nihai hesapta dikkate alınması gerektiğinin, dava değerinin ödeme düştükten sonra 6.046.870,88 TL olduğunun beyan edildiği, ancak dilekçenin sonuç ve istem kısmında yine takip tarihi itibariyle davalının toplam 7.472.510,83 TL alacağa yönelik yaptığı itirazın iptalinin talep edildiği, takipten sona yapılan tahsilatların icra dairesinin nihai hesabında dikkate alınmasının istendiği, bunun üzerine mahkemece ikinci celsede davacı vekiline 7.472.510,83 TL üzerinden veya 6.046.870,88 TL'yi aşan başka bir bedel üzerinden itirazın iptali ve takibin devamı isteniyor ise 6.046.870,88 TL'yi aşan kısım yönünden eksik peşin harcı tamamlamaları için bir hafta süre verildiği, davacı vekiline ikinci kez verilen bu süre karşısında davacı vekili tarafından verilen 27.05.2019 tarihli dilekçede, 7.472.510,83 TL yönünden itirazın iptalini talep ettiklerinin, dava açılmadan önce davalının yaptığı 1.425.639,95 TL ödemeyi icra dosyasına bildirdiklerinin, tahsilat tutarı olan 1.425.639,95 TL'ye isabet eden peşin harcı ara karar gereği ihtirazi kayıt ile yatırdıkları, alacağın tahsil edilen kısmından harç alınmaması gerektiğinin beyan edilerek takip tarihi itibariyle davalının toplam 7.472.510,83 TL alacağa yönelik yaptığı itirazın iptalinin talep edildiği, takipten sona yapılan tahsilatların icra dairesinin nihai hesabında dikkate alınmasının istendiği, eksik peşin harcın 27.05.2019 tarihinde yatırıldığı, bir çok Yargıtay kararında belirtildiği gibi itirazın iptali davalarında, takip tarihinden sonra dava tarihinden önce ödenen miktar yönünden davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı, davacı her ne kadar davalı tarafından davadan önce yapılan ödemelerin icra dairesince infaz aşamasında dikkate alınması gerektiğini beyan etmiş ise de infaz aşamasında dikkate alınacak olanın dava tarihinden sonra yapılan kısmi ödemeler olduğu, davacının dilekçelerinin sonuç kısmında davalının toplam 7.472.510,83 TL alacağa yönelik yaptığı itirazın iptalini talep ettiği, ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi rapor ve ek raporlarına göre davalının takipten sonra ancak davadan önce 1.444.003,95 TL davalıdan tahsil ettiğinin belirlendiği, davacının istinaf dilekçesinde davalıdan takipten sonra yapılan tahsilatın bu miktarda olmadığı yönünde bir itirazı olmadığı, ayrıca yine bu miktarın alacak miktarından mahsubunun hatalı yapıldığı yönünde de bir istinaf itirazının olmadığı, bu durumda davacının 1.444.003,95 TL için de itirazın iptalini istemesinde hukuki yararının bulunmadığı, hukuki yarar dava şartı olduğundan bu miktar için davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesinde ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davalı lehine 2.725,00 TL maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik olmadığı, dava kısmen kabul edildiği için usulden reddedilen kısım için alınan tamamlama harcı, kabul edilen kısım için alınan peşin harçtan ayrılamayacağından alınan peşin ve tamamlama harçlarının alınması gereken karar ve ilam harcından mahsup edilmesinde de bir isabetsizlik olmadığı, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf aşamasındaki itirazlarını yineleyerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, genel kredi sözleşmesine kefalet nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.

3.492 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

10.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.