11. Hukuk Dairesi 2023/1000 E. , 2024/4630 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1372 Esas, 2022/1631 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/985 E., 2022/622 K.
Taraflar arasındaki istirdat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili aleyhine davalı tarafından girişilen icra takibinin kesinleştiğini, taşınmazın icra yolu ile satıldığını, icra dosyasında işlemiş faiz alacağının 41.080,74 TL olması gerekirken 254.142,77 TL olarak gösterildiğini, takipte işlemiş faiz alacağının hatalı olarak belirlendiğini, dolayısıyla davalının fazladan 213.062,03 TL tahsil ettiğini ileri sürerek 213.062,03 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu icra dosyasındaki alacağın Yapı ve Kredi Bankası A.Ş’den temlik alındığını, icra takibinin kesinleştiğini, davacının bu davayı açmakta hukuki yararının olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile dava dışı temlik eden Yapı Kredi Bankası arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesine istinaden yapılan Bursa 6. İcra Müdürlüğünün 2019/479 Esas sayılı icra takibinde davacı tarafından fazla ödenen 213.062,03 TL'nin tarafına iadesi için davalıya karşı istirdat davası açılmış olup istirdat davasının konusunun bir miktar para alacağına ilişkin bulunduğu, buna bağlı olarak istirdat davasının açılmasından önce 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 5/A maddesi uyarınca arabulucuya başvurulmasının dava şartı olduğu ancak davacı tarafından dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmadığı gerekçesiyle dava şartı noksanlığı sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın Bursa 5. Tüketici Mahkemesinde 22.01.2020 tarihinde açıldığını, davanın açılmış olduğu tarihte tüketici mahkemelerinde arabuluculuk şartının mevcut olmadığını belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyuşmazlığın ticari kredi sözleşmesinden kaynaklandığı ve davanın ticari dava olması nedeniyle ticaret mahkemelerinde görülmesi gerektiği, davanın açılış tarihi olan 22.01.2020 tarihi itibariyle yürürlükte olan 6102 sayılı Kanun'un 5/A maddesi uyarınca arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğu, ancak davacı tarafından dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmadığı, ilk derece mahkemesi kararının isabetli olduğu
gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesini tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kesinleşen icra takibinde işlemiş faizin hatalı olduğu gerekçesiyle icra dosyasından fazladan tahsil olunan işlemiş faiz tutarının davalıdan istirdatı istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un 5/A maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!