WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Temmuz 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2022/950 E.  ,  2023/4302 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/168 Esas, 2021/1266 Karar
HÜKÜM : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/330 E., 2019/314 K.

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin "DOĞA" esas ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı gerçek kişinin bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "doğa kaşifleri KULÜBÜ+şekil" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, 2017/26536 kod numarasını alan başvurunun ilanına müvekkilince yapılan itirazın önce Markalar Dairesi Başkanlığı, sonrasında ise YİDK tarafından reddedildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili adına tescilli "Doğa" asıl unsurlu markalar ile dava konusu başvuru arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, zira dava konusu başvurunun da asıl unsurunun "DOĞA" ibaresinden oluştuğunu, marka kapsamlarının da örtüştüğünü, ayrıca müvekkili markasının tanınmış marka olarak kayıtlı bulunduğunu, bu nedenle de başvurunun tescil edilemeyeceğini, davalının dava konusu marka başvurusunu kötü niyetli olarak yaptığını ileri sürerek, YİDK kararının iptaline, davalı şirket adına tescilli 2017/26536 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

2.Davalı şahıs vekili cevap dilekçesinde; dava konusu markanın müvekkili tarafından yaratılarak tescil edildiğini, yıllardır üzerinde çalıştığı doğada keşif ile öğrenme eğitim modelinden yola çıktığını, dava konusu başvuru ile davacı markaları arasında benzerlik ve iltibas tehlikesinin olmadığını, dava konusu başvurunun davacıya ait markalardan gerek görsel, gerek işitsel ve gerekse anlamsal olarak farklı olduğunu, müvekkili başvurusunda kullanılan logonun da farklı bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 41. sınıf hizmetlerde tanınmış ve ayırt edici nitelikteki davacıya ait "DOĞA" ibareli markalarla, davalının "DOĞA KAŞİFLERİ KULÜBÜ" ibareli başvurusu arasında işitsel ve anlamsal benzerlik bulunduğu, başvurunun davacının bir sloganı, davacı tarafından okul bünyesinde oluşturulan bir kulüp dolayısıyla davacı markalarının serisi gibi algılanabileceği, bu marka ile yürütülecek faaliyetlerin davacı ile idari-ekonomik yönden bir bağlantısı olduğu zannı doğurabileceği, en azından çağrışım yoluyla davacıyı hatırlatabileceği, buna göre dava konusu markalar arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesi anlamında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunduğu, davacının DOĞA markasının tanınmış marka olduğu ancak somut uyuşmazlığa anılan madde hükümlerinin uygulanma imkanı bulunmadığı, davacının kötü niyet iddialarının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK kararının iptaline, 2017/26536 sayılı markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı TPMK vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, markalarda ortak olarak yer alan "DOĞA" ibaresinin günlük hayatta sıklıkla kullanılan bir kelime olduğunu, markaların ihtiva ettikleri tüm unsurlarla birlikte bir bütün olarak bıraktıkları izlenimin farklı bulunduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı şahıs vekili istinaf dilekçesinde özetle; hitap ettiği tüketici nezdinde ve faaliyet sektörü içerisinde kendi markaları ve unvanı ile tanınmışlığını fazlası ile sağlamış olan müvekkillinin başka markalarının da mevcut olduğunu, müvekkilinin sahip olduğu bu markaların hiç değerlendirilmediğini, müvekkili markası ile davacı markalarının benzer olmadıklarını ve iltibas tehlikesinin bulunmadığını, tarafların markalarında ortak olarak yer alan "doğa" ibaresinin, günlük hayatta sıklıkla kullanılan bir kelime olduğunu, "doğa kaşifleri kulübü" markasının anlam, ses ve telaffuz açılarından da davacı markasından çok farklı bulunduğunu, "doğa kaşifleri kulübü" ibaresinin bir zincirleme isim tamlamasından oluştuğunu ve "kulüp" kelimesinin "doğa kaşifleri" isim tamlamasına ilgi eki ile eklendiğini, markanın hitap ettiği tüketici kitlesi belirlenirken belli bir kesim üzerinden değil, ortalama tüketici üzerinden belirleme yapılması gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvurunun, sunulan hizmetin ortalama tüketicilerince davacı markalarının serisi ya da davacının bir sloganı veya davacı tarafından okul bünyesinde oluşturulan bir kulüp olarak algılanabileceği, bunun da karıştırılmaya yol açacağı, her ne kadar "DOĞA" ibaresinin ayırt ediciliğinin zayıf olduğu savunulmuş ise de bu ibarenin ayırt ediciliğinin düşük olduğu kabul edilse dahi yukarıda açıklanan nedenlerle dava konusu başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlanmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı TPMK vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı şahıs vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

10.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.