WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Temmuz 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2022/82 E.  ,  2023/4088 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/42 Esas, 2021/1243 Karar
HÜKÜM/KARAR : Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/43 E., 2019/427 K.

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin "YAYLA" ibareli marka tescillerinin bulunduğunu, davalının "YAYLA SAĞLIKLI YAŞAMIN TANELERİ" ibareli marka başvurusuna müvekkili tarafından yapılan itirazların, davalı Türk Patent ve Marka Kurumu TPMK YİDK tarafından reddedildiğini, bu durumun 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine açıkça aykırılık oluşturduğunu, davalının söz konusu başvurusu ile müvekkilinin markalarına yanaşma amacı güttüğünü, dava konusu markada yer alan "sağlıklı yaşamın taneleri" ibaresinin çok küçük harflerle yer aldığını ve tali unsur olarak bile kabul edilemeyeceğini, davalı şirketin niyetinin önceki markalarının devamı niteliğinde bir başvuru yapmaktan ziyade, müvekkilinin markalarına yakınlaşmak olduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptalini ve diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkili adına tescilli pek çok "yayla" ibareli markanın bulunduğunu ve bunların 29, 30, 32, 35 ve 43. sınıfları kapsadığını, dolayısıyla başkaca herhangi bir şirketin markalarına yanaşma kastı iddiasının asılsız olduğunu, taraf markaları arasında hiçbir benzerliğin bulunmadığını, müvekkilinin dava konusu marka başvurusuna daha önceki başvurularından farklı olarak buğday başağı sembolünün eklendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

2. Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya dayanak davacı markaları ile davalının marka başvurusunun esas unsurunun aynı olduğu, davalının dava konusu marka başvurusunun yöneldiği emtia sınıfının 29, 30, 32, 43 olup, bu sınıfların davacının tescilli markalarının kapsamında aynı/benzer/ilişkili olacak şekilde yer aldığı, ancak davalının dava konusu marka başvurusu için adına tescilli markalarından kaynaklı müktesep hak koşullarının oluştuğu, bu nedenle 556 sayılı KHK' nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı tarafın dava konusu başvuruda, müktesep hak oluştuğunu iddia ettiği markalardan farklı yazı karakterini kullandığını, bu yazı karakteri kullanımı ile müvekkilinin markalarında mevcut yazı karakterinin aynı olup dava konusu markanın bu hali ile müvekkilinin markasına yakınlaştığını, ayrıca dava konusu markada tıpkı müvekkilinin markalarında olduğu üzere, "Yayla" ibaresinin elips şekilli bir logo içinde kullanıldığını, dolayısıyla dava konusu başvurunun, davalıya ait değil, aksine müvekkili şirkete ait marka izlenimi yarattığını, eski markaların esaslı unsurunun farklılaşması suretiyle oluşturulan yeni markanın, müktesep hak iddiasından yararlanamayacağını, davalı şirkete ait markaların hiçbirinin 43. sınıfta tescili yokken, dava konusu marka başvurusunda 43. sınıfta da tescil talebinin olduğunu, 556 sayılı KHK' nın 8 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında, müvekkilinin itiraza mesnet markaları ile davalının dava konusu marka başvurusunun aynı olması ve tescilli oldukları mal ve hizmetlerin de aynı veya aynı tür ve benzer olduğu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece marka tescil kapsamları aynı tür veya benzer bulunan davalının başvurusu ile davacının itirazına mesnet markaları arasında, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince iltibas bulunduğu, davalının önceki markalarına dayalı kazanılmış hakkının ise bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesinin doğru bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, YİDK' in 23.11.2017 tarih ve 2017-M-10008 sayılı kararının iptaline, davalı Şirket adına 13.02.2018 tarihinde tescil edildiği anlaşılan 2016/33405 sayılı "YAYLA SAĞLIKLI YAŞAMIN TANELERİ" ibareli markanın hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı Şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili açısından kazanılmış hak unsurlarının oluştuğunu, davalının önceki tarihli markaları ile sektöründe tanındığını, dava konusu marka başvurusunda müvekkilinin önceki tarihli markalarından uzaklaşılmadığını, dava konusu markaların benzer olmayıp ortalama tüketiciler tarafından karıştırmasının da mümkün olmadığını, dava konusu markaya ilişkin 5 yıllık hükümsüzlük davası açma süresinin dolduğunu, müvekkilinin faaliyet gösterdiği alanda markası ile yer eden, tanınmışlığı ve güvenirliği hakkında şüphe bulunmayan hazır yemek-bakliyat sektöründe 10 yıldır pazar lideri olan bir firma olarak davacıya ait yağ markasına kötü niyetli yaklaşmak, davacının itibarından faydalanmak gibi bir çabası bulunduğunun düşünülmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı TPMK vekili temyiz dilekçesinde özetle; diğer davalının önceki markaları nedeni ile müktesep hakkı bulunduğunu, başvuru markasının, davacı markasına yaklaşma amacı taşımadığını, diğer davalının önceki markaları ile seri marka oluşturduğunu, dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporu ve İlk Derece Mahkemesi kararının tamamen hukuka uygun olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı markası ile davalı marka tescil başvurusuna konu ibarenin ayırt edilemeyecek nitelikte benzer olduğu iddialarına dayanan YİDK kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.556 sayılı KHK' nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.