WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Temmuz 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2022/809 E.  ,  2023/4515 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/134 Esas, 2021/1876 Karar
HÜKÜM : Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Malatya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/470 E., 2019/422 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan ...'in diğer davalı ...'dan ciro yolu ile aldığı 07.07.2015 düzenleme, 30.12.2017 vade tarihli, 100.000,00 TL bedelli iki adet kambiyo senedinin ödenmesine ilişkin olarak ...4. Noterliğinden ihtarname keşide ettiğini, bu ihtarnameye konu senetlerin teminat amaçlı verilmiş olduğunu, davacılardan Malatya ili,...t ilçesinde bulunan Ağcapmar su sesi kır lokantası hisselerinin sözleşme ile davalı ... ve ailesi ... ve ... 'dan satın aldıklarını, buna göre hisselerin %50'sini 25.05.2015 tarihinde, 1.000.000,00 TL bedelle davacılara satılmış olduğunu daha sora %25 hissenin de 07.07.2015 tarihinde, 600.000,00 TL bedelle davacılara satıldığını işletmenin ne şekilde yönetileceğinin ve işletmenin kâr etmemesi halinde 400.000,00 TL'nin ödemesinin 2017 yılının sonuna kalacağının sözleşmede belirtildiğini, bu sözleşmeye istinaden 400.000,00 TL'ye teminat olarak davaya konu iki senet ile birlikte ... elinde bulunan 2 senet olmak üzere 4 senet verildiğini ve her senedin üzerine "işbu senet su sesi kır lokantasının hisse karşılığına verilmiştir. başka amaçla kullanılamaz" ibaresinin yazıldığını, davalı ...'in davacılardan bir alacağının olmadığını, diğer davalı ...'nın da alacağı olmadığını yazılı olarak hisse devri ve satış beyanlarında beyan etmiş olduğunu, bu sözleşme hükümleri yerine getirildikten sonra kalan %8 hissesini de davacılara devrettiğini ve bedelini almış olduğunu, davaya konu senetlerin teminat gösterildiğini, alacağın sözleşmeye göre şirket kârından ödeneceğini, ancak 2016 yılına kadar şirketin yönetiminin davalı ... ve oğlunda olduğunu ve şirketin ne kadar kar ettiğinin belli olmadığını, davalının alacağını bu kârdan fazlasıyla tahsil ettiğini, davacının; borçlarının bir kısmını elden, bir kısmını davalı ... ve ailesinin borçları için bankaya, ve bir kısmını da davalıların 3 üncü kişilere olan borçlarını ödeyerek kendi borçlarını ödemiş olduklarını, davalı ...'nın böylece tüm alacağını aldıktan sonra sözleşmede taraf olmayan diğer davalıyı, senetleri ciro yoluyla teslim etmek suretiyle devreye soktuğunu, diğer davalı ...'in davacı ile ilk görüşmesinde senetleri 60.000,00 TL karşılığında devraldığını, daha sonraki görüşmesinde 90.000,00 TL alacağına mahsuben devraldığını, çelişkili şekilde beyan ettiğini beyanla davaya konu senetlerin kambiyo vasfı taşımadığını ve teminat senedi olduğunun tespiti ile senetlerin iptalini ve davacıların bu senetlerden dolayı borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacıların, davalı ...'dan %50'sini 1.000,000,00 TL, %25'ini 600.000,00 TL ye ve %5'ini 125.000,00 TL ye olmak üzere toplam 1.725.000,00 TL'ye satımı konusunda anlaştıklarını, %50 hisse satımı karşılığı olarak davacı ... Göğüs'ün 22.04.2015 tarihinde davalı ...'ya 415.000,00 TL ödediğini, karşılığında tapu devrine kadar geçerli olmak üzere Hasan Göğüs'ün aynı bedelli bono aldığını, davacıların davalı ...' ya her biri 15.000,00 TL'den 5 adet çek verdiğini ancak bu çeklerden birisinin ödenmediğini, davacıların 20.09.2015 tarihinde 100.000,00 TL ödeme yaptığını, davalı ...'nun borcundan dolayı ... Türk Bankasına 225.000,00 TL ödeme yaptıklarını ve ayrıca 195.000,00 TL daha ödeme yaptıklarını böylece toplamda 995.000,00TL ödemiş olduklarını, %25 ve %5 hissenin karşılığı olarak ise ...'nun alternatif banka olan 212.000,00 TL, Türk Ekonomi Bankasına (TEB) olan 88.000,00 TL yatırım hesabına 19.500,00 TL reklam elektrik vs. olmak üzere 7.770,00 TL olmak üzere toplam 327.200,00 TL ödemiş olduklarını, eksik kalan 400.000,00 TL için her biri 100.000,00 TL olan 30.12.2017 tarihli 4 adet bono verdiklerini, tesisin %10 hissesinin ...e, %10 hissesinin de ...'ya satıldığını, daha sonra ...'nun %3 hissesini davacılara satmış olduğunu, dershane işleten davacıların maddi sıkıntıya girmiş olduklarını, bu dönemde davalı ...'nın davacıların bir kısım borçlarını ödediğini hatta devrettikleri tesisten dolayı borç ödememesi gerekirken bir kısım tesis borçlarını da ödediklerini ve davacıların ödeme yapmada gecikmelerinden kaynaklanan banka faizi borçlarını da sigorta borçlarını da davalı ...'nın ödediğini, davacıların depoda mevcut 25.000,00 TL tutarındaki ürün ve eşyaların bedelini de ödemediğini, şirketin yönetiminin davacıların elinde olduğunu, diğer davalı ...'in davalı ...'nın dostu olduğunu,...'nın iş kurması aşamasında İsmet'in peyderpey borç vermek suretiyle yardımcı olduğunu, ...'e bu nedenle borçlu olan...'nın borcunu ödemek için iki bonoyu cirolayarak verdiğini, ...'in alacağını tahsil için noterden ihtar çektiğini ancak gerek fiili ve gerekse telefon yoluyla tehdit edildiğini beyanla davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasındaki hisse satışı sebebiyle 1741.752,75 TL borç olduğu, taraflar arasında düzenlenen yazılı belgeye göre; davalı ...'ya 600.000,00 TL, 75.000,00 TL, 195.000,00 TL, 100.000,00 TL ve ...'nun ev borcu için 225.000,00 TL ödeme, Alternatif banka 233.795,00 TL, TEB'e 93.585,00 TL ödendiği, çek ile 75.000,00 TL ödendiği, bu durumda yapılan ödemenin miktarının 1.522,380 TL olduğu, ayrıca 27.200,00 TL ödemenin yine davalı tarafından kabul edildiği, davalının isticvabında 112.000,00 TL ve 122.000.00 TL'yi aldığını kabul ettiği, bu kalemlerin toplamı ile hisse devrine yönelik kararlaştırılan bedelin ödendiği, davacıların davalı ...'ya borçlu olmadığının anlaşıldığı, senet metninden bu senetlerin teminat maksadıyla verildiğinin anlaşılması sebebiyle bu senetleri devralan diğer davalı ...'e de bu savunmanın ileri sürülebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacıların dava dilekçelerinde; 07.07.2017 tanzim ve 30.12.2017 ödeme tarihli toplamda 200.000,00 TL bedelli bonoların, müvekkillerine teminat amaçlı verildiğini, kıymetli evrak vasfını taşımadıklarını ve bedeli bulunmadıklarından bahisle işbu davayı açtıklarını, bu iddiaların gerçeği yansıtmadığını, tarafların, müvekkili ...'nun işlettiği Malatya/Yeşilyurt ilçesinde bulunan "Ağcapınar Su Tesisi Kır Lokantası" isimli işyerinin satımı konusunda 21.07.2015 tarihli sözleşme kapsamında anlaştıklarını, ancak davacıların, satım karşılığı olan bedelin bir kısmını ödemişler ise de tamamını ödenmediklerini, davacılar ile müvekkili ...'nun; söz konusu işletmenin önce %50'sini 1.000.000,00 TL (birmilyon TürkLirası), akabinde ise %25'ni 600.000,00 TL (altıyüzbinTürklirası), en son da %5'i 125.000,00 TL (yüzyirmibeşbinTürkLirası) olmak üzere toplam 1.725.000,00 TL karşılığında satımı konusunda anlaştıklarını, bu anlaşma kapsamında davacıların, 450 hissenin karşılığı olarak, davacılardan ... tarafından 22.04.2015 tarihinde müvekkil ...'ya 415.000,00 TL ödeme yapıldığını ve karşılığında tapu devrine kadar geçerli olmak üzere aynı bedelli bono aldığını, davacıların, müvekkiline herbiri 15.000,00 TL olmak üzere toplam 75.000,00 TL çek vermişler ise de; çekin birisinin (15.000,00 TL bedelli) müvekkili tarafından ödendiğini, 20.09.2015 tarihinde müvekkiline 100.000,00 TL ödeme yaptığını, son olarak ise davacıların; müvekkili ...'nun ... Türk Bankasına olan borcuna karşılık; müvekkilinden, dava dışı ... lehine tanzim edilen bono almak suretiyle 225.000,00 TL ödeme yaptıklarını, davacıların, müvekkiline toplam 815.000,00 TL tutarında ödeme yaptıklarını yada borcunu ödediklerini, iki adet de bono tanzim edildiğini, 25 hisseyi ise 600.000,00 TL karşılığında davacılara devir konusunda anlaştıklarını, davacıların, müvekkilinin borcuna istinaden Alternatifbank'a olan 212.000,00 TL, Türk Ekonomi Bankasına olan 88.000,00 TL olmak üzere toplam 300.000,00 TL ödeme yaptıklarını, 195.000,00 TL nakit ödeme yaptıklarını, davacıların, bu hisse satışından müvekkiline 105.000,00 TL borcu kaldığını, buna karşılık da bono tanzim edildiğini, davacıların, % 25 hisse karşılığı olmak üzere müvekkiline dava konusu 400.000,00 TL bedelli bono verdiklerini ileri sürmüşler ise de öncesinde % 50 hisse satışından bakiye kalan 185.000,00 TL borcu hesaba katmadıklarını, davacıların, 400.000,00 TL bedelli bonoları kimi zaman % 25 hisse satışı için kimi zaman da müvekkilinin Alternatifbank, TEB, Yatırım hesabı vs. borcuna istinaden verdiklerini beyan ettiklerini, bu çelişkinin, yerel mahkemece giderilmediğini, % 50 hisse satışından bakiye kalan 185.000,00 TL, %25 hisse satışından bakiye kalan 105.000,00 TL ve %5 hisse satış bedeline (125.000,00 TL) karşılık gelmek amacıyla 400.000,00 TL bedelli 4 adet bononun davacılar tarafından tanzim edilerek müvekkiline verildiğini, öte yandan, müvekkili ...'in bonolar yönünden iyi niyetli 3 üncü kişi olup karşı tarafın, kendisine karşı ödeme vs. defi'nde bulunamayacağı hususunun yerel mahkemece gözardı edildiğini, davacıların, satış bedelini ödediklerini ispat edememelerine rağmen eksik ve taraflı bilirkişi raporu dayanak yapılarak yerel mahkemece davanın kabulüne karar verildiğini, kaldı ki ticaretle uğraşan davacıların, bonoları geri almadan müvekkiline 400.000,00 TL ödeme yapmasının hayatın olağan akışına ters olduğunu, bu nedenle kararın kaldırılarak haksız ve kötüniyetli davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafın beyanlarında ve taraflarca imza altına alınan sözleşmede de belirtildiği üzere, söz konusu sözleşme Su Sesi Kır Lokantası Ltd. Şti.'nin %75'lik hissesinin satışına ilişkin olduğu, %75'lik hissenin toplamda 1.600.000,00 TL meblağ mukabili davalı ...'dan satın alındığı, daha sonra tarafların geri kalan hisselerin %5'in de 125.000,00 TL bedelli satış konusunda anlaştıkları hususu sabittir. Taraflar arasında düzenlenen sözleşmeye göre, davalı ...'ya sözleşme yapıldığı anda 600.000,00 TL, 75.000,00 TL, 195.000,00 TL, 100.000,00 TL ve ...'nun ev borcu içinde 225.000,00 TL ödeme, Alternatif Bank'a 233.795,00 TL, Türk Ekonomi Bankasına 93.585,00 TL ödendiği, çek ile 75.000,00 TL ödendiği, bu durumda yapılan ödeminin miktarının 1.597,380,00 TL olduğu, ayrıca 27.200,00 TL ödemenin yine davalı tarafından kabul edildiği, davalının isticvabında 112.000,00 TL ve 122.000,00 TL'yi davalının aldığını kabul ettiği, bu kalemlerin toplamı ile hisse devrine yönelik olarak kararlaştırılan 1.725.000,00 TL bedelin ödendiğinin anlaşıldığı, bu yönüyle yerel mahkemenin bu yöndeki kabulü her ne kadar doğru ise de; yukarıda anlatılan sebeplerden dolayı söz konusu bonoların teminat senedi olması nedeniyle geçerli olmadığından davacıların borçlu olmadığının tespiti yönündeki kabulü doğru görülmediği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttikleri hususları tekrar ettiklerini, %50 hisse karşılığı ödendiği ileri sürülen miktarın 600.000,00 TL olmayıp 415.000,00 TL olduğunu, geri kalan 185.000,00 TL için iki adet bono düzenlendiğini, karşılıksız kaldığı iddia edilen bonoların teminat için değil nakit ödeme yapılamadığından borç karşılığı verildiğini, mahkemenin bu yöndeki değerlendirmesinin hatalı olduğunu, davacıların sadece banka borçlarını ödediklerini bunun da sözleşme gereği olduğunu, fazladan bir ödeme bulunmadığını, 112.000,00 TL ve 122.000,00 TL'nin değerlendirilmesinde hata olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık taraflar arasındaki ticari ilişkiye istinaden düzenlenen dava konusu bonoların teminat senedi vasfında olup olmadığı hususuna ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalılara yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

17.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.