WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2022/7670 E.  ,  2024/1624 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2012/323 Esas, 2022/459 Karar
DAVACILAR : ... mirasçıları;
1....
2....
3.... vekilleri Avukat ...
DAVA TARİHİ :
HÜKÜM : Kısmen kabul

Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacılar vekili, duruşma istemi olmaksızın davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 27.02.2024 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı mirasçıları vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA
1.Davacı ... vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin verdiği iki adet çekten dolayı müvekkiline borçlu olduğunu, bu çeklere dayalı olarak başlatılan takibin İcra Hukuk Mahkemesi kararı ile iptal edildiğini, davalı şirketin söz konusu çeklerin bedeli kadar sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek şimdilik 1.850.000,00 TL’lik alacağın avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

2. Davacı ...'in yargılama aşamasında vefatı üzerine davaya mirasçıları tarafından devam edilmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili şirkette muhasebe elemanı olarak çalıştığı 1993-1994 yıllarında imzalanarak şirket işlerinde kullanmak üzere kendisine verilen dava konusu çeklerde tahrifat yapıldığını, müvekkilinin davacıya borcunun bulunmadığını savunarak davanın reddini ve müvekkili lehine %40 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemece 04.11.2010 tarih, 2009/400 E. ve 2010/29 K. sayılı kararı ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

B. Birinci Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 28.06.2012 tarih, 2012/216 E. ve 2012/10717 K. sayılı kararıyla dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken açılmamış sayılma kararı verilmesinin hatalı olduğu gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu Osmanlı Bankası A.Ş.'ye ait 02.04.2008 tarihli ve üzerinde 220.000,00 yazan çekin ilk satırındaki 02.04.2008 tarihinin yanında matbu kısımda yazan TL harflerinin önüne Y harfi eklendiği, eklenen harfte de paraf olmadığı, yine aynı çekin 5. satırında yazı ile ikiyüzyirmibin yeni Türk lirası yazılı olduğu, bu yazıdan sonra matbu kısımda TL ifadesinin bulunduğu, yani yazı ile yazılmış meblağın da hem yeni Türk Lirası hem de TL olarak ifade edildiği, TL olarak yazılan kısımda TL'nin başına Y harfinin eklenmediği, paraf da yapılmadığı, Yeni Türk lirasının tedavüle girme tarihinin 01.01.2005 olduğu, ticaret sicil kaydına göre senedin düzenlendiği bildirilen 30.12.2004 tarihinde davalı şirketin yönetim kurulu başkanı ... olmakla birlikte, şirket adına yapılacak işlerde başkanın yanında başkan vekili ve üyelerden birisinin daha imzasının olması gerektiği, 30.12.2004 tarihli sözleşmenin tek imza içerdiği ve sadece ... tarafından imzalandığı dikkate alındığında bu sözleşmenin davalı şirketi bağlamayacağı, 30.12.2004 tarihli sözleşme tarihli belgedeki rakamların YTL olarak yazılmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, kaldı ki dava konusu çekin yazı ile yazılı meblağında hem yeni Türk Lirası hem de TL ibarelerinin birlikte yazıldığı ve çekin ilk satırında rakam ile yazılan 02.04.2008 tarihinin yanındaki TL'nin önüne eklenen Y harfinin paraf edilmediği, ve #ikiyüzyirmibin# rakamının sonunda YTL olduğunu gösteren bir ibare olmadığı, İcra Mahkemesi kararında da çeklerin keşide tarihinde tedavülde olmayan YTL para birimi ile bedelinin kararlaştırılmasının mümkün olamayacağı gerekçesi ile takibin iptaline karar verildiği ve kararın temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği, davaya konu 220.000,00 YTL olduğu ifade edilen çekin YTL'den önceki TL olarak düzenlendiği, dolayısıyla bu meblağdan altı sıfırın atılması gerektiği, dolayısıyla çekin dava tarihindeki karşılığının 0,22 TL olduğu; Yapı Kredi Bankası A.Ş.'ye ait diğer çekte ise gerek ilk satırdaki gerekse yazı ile yazılan meblağ yanındaki Y harfinin paraf içermediği, Kanuni düzenlemelere göre çekte yazı ile ekleme yapıldığında bu yazının çeki tanzim eden kişiler tarafından paraf yapılması aksi takdirde paraf edilmemiş halinin dikkate alınması gerektiği, buna göre çekin YTL olarak dikkate alınamayacağı, TL olarak düzenlendiğinin anlaşıldığı ve altı sıfır atıldığında çekin gerçekte 4,45 TL'lik çek olduğu, YTL'nin 01.01.2005 tarihinde yürürlüğe girdiği Osmanlı Bankasındaki çek karnesinin 15.12.2007 tarihinde, Yapı kredi Bankasındaki çek karnesinin 28.10.1991 tarihinde verildiği göz önüne alındığında ve çekin tanzim edildiği ileri sürülen tarihte şirketin imza yetkisinin sadece Ercan Arlı'da olmayıp, onunla birlikte bir yetkilinin daha imzasının gerektiği, 30.12.2004 tarihinde henüz YTL'nin yürürlüğe girmemiş olduğu, yürürlüğe girmeyen bir para birimi ile sözleşme yapılmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, eğer bu yönde bir sözleşme yapılsaydı, o tarihte YTL'nin yürürlükte olmadığından da bahsedilmesi gerektiği, henüz yürürlükte olmayan bir para değeri ile borç para verilemeyeceği, olsa olsa sözleşmenin tanzim tarihinde mevcut olan para birimi üzerinden borç verildiğinin varsayılabildiği, bu durumda davacının bu davalıdan alacağının 0,22+4,45= 4,67 TL olması gerektiği, yine ceza mahkemesi dosyasında da belirtildiği üzere asgari ücret ile çalışan davacının dava konusu her iki çekte yazılı miktar kadar meblağ borç olarak vermesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne 4,67 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ... mirasçıları olan davacılara verilmesine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; çek bedellerinin yanlış tespit edildiğini, murisin davalı şirket çalışanı olmadığı, davalı şirketin kurucu ortaklarından olduğu, yıllarca mali müşavirlik yaptığı ve mal varlığı araştırıldığında dava konusu çek miktarlarını borç verebilecek durumda olduğu, çeklerin davalı şirket yetkilileri tarafından 2004 yılında murise verildiğini, 31.12.2004 tarihli borç sözleşmesi ile de durumun şirket yetkilisi ... tarafından ikrar edildiğini, çeklerdeki imzaların, borç sözleşmesindeki imzanın gerçek olduğu, çek üzerindeki yazıların murise ait olmadığının ispatlandığını, ceza davasında muris hakkında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından beraat, açığa imzanın kötüye kullanılması suçundan ise ceza verildiğini, murisin suçsuzluğunun ispatlandığını, ceza davası Yargıtay aşamasında iken vefat ettiğini, hukuk mücadelesini devam ettiremediğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; muris ile müvekkili şirket arasında bir alacak ve borç ilişkisinin bulunmadığına ilişkin tespit gereği davanın tümden reddine karar verilmesi gerektiğini, murisin anlatımlarının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, 2001 yılında kapanmış olan Osmanlı Bankası A.Ş.'nin çekinin 2004-2008 yıllarında tedavülde olamayacağının dikkate alınmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte davanın 1.850,00 TL üzerinden açıldığını ve Mahkemenin kabul gerekçesine göre davanın 1.85 TL yönünden kabul edilmesi gerektiğini, %40 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmemesinin de hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, iptal edilen takip sebebiyle sebepsiz zenginleşme iddiasına dayalı olarak açılan alacak davasıdır.

2. İlgili Hukuk
31.01.2004 tarih ve 25363 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 5083 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin Para Birimi Hakkında Kanun.

3. Değerlendirme
1. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.

2. 31.01.2004 tarih ve 25363 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 5083 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin Para Birimi Hakkında Kanun'a göre 01.01.2005 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere Türk Lirasından altı (6) sıfır atılmıştır.

3. Davacıların murisi ile davalı şirket adına temsilci sıfatı ile ... arasında akdedilen sözleşme 30.12.2004 tarihinde imzalanmıştır. Yeni Türk Lirası yürürlüğe girmeden 1 gün önce imzalanan sözleşme metninde ''YTL'' ibaresinin kullanılması, düzenlemenin herkesçe bilinmesinden kaynaklı olup sözleşme tarihi itibariyle çift imza ile temsili gereken davalı şirket tek imza ile temsil edilmiş ise de; sözleşmenin imzalanmasını müteakiben çift imzalı olarak düzenlenen dava konusu çekler, davalı şirket tarafından sözleşmenin benimsendiğini göstermektedir.

4. Bu durumda Mahkemece bu çerçevede bir değerlendirme yapılması gerekirken hatalı değerlendirme ile hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün temyiz eden davacılar yararına bozulması gerekmiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Bozma sebebine göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

29.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.