11. Hukuk Dairesi 2022/7614 E. , 2024/3896 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/543 Esas, 2022/651 Karar
HÜKÜM/KARAR : Davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/773 E., 2019/814 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının müvekkili hakkında icra takibi başlattığını, müvekkilinin söz konusu icra takibini haricen öğrendiğini, takibin dayanağının 20.11.2018 keşide tarihli 300.000,00 TL bedelli çek ile 20.11.2018 keşide tarihli 300.000,00 TL bedelli çekler olduğunu, Mersin 4. İcra Müdürlüğü'nün 2018/13100 Esas sayılı dosyasına dayanak çeklerde müvekkili adına atılan imzaların müvekkiline ait olmadığını belirterek, Mersin 4. İcra Müdürlüğü'nün 2018/13100 esas sayılı dosyasından başlatılan icra takibinin teminatsız olarak ihtiyati tedbirin durdurulmasını, müvekkilinin çeklerden dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacı lehine %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının takip dayanağı çeklerde keşideci olmadığını, dava dışı ...'in ... ile ... iş ortaklığı adına iki adet çek keşide ettiğini, çekin iş bu ortaklık tarafından davacı tarafından müvekkiline ciro edildiğini, davacının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 637 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ciranta olması dışında ... ile davacının adi ortaklığı nedeniyle ... ile birlikte müvekkiline karşı müteselsilen sorumlu olduğunu belirterek takibin devamını, davacı aleyhine alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu çekleri ilk ciro edenin ... iş ortaklığı olduğunu, davacının takip dayanağı çeklerde iş ortaklığından sonraki ciranta konumunda olduğu, davacının kendi adına yapılan cirodaki imzayı inkar etmekteyse de, bu ciro altındaki imzanın davacıya ait olmadığı ispat edilse bile davacının mensubu olduğu tartışmasız olan iş ortaklığının cirosu nedeniyle davacının dava konusu çeklerdeki borçtan sorumlu olduğu, davacının adına yapılan ciro altındaki imzanın incelenmesinde hukuki yarar bulunmadığı, davalı tarafından kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talep edilmiş ise de davacının açıkça kötüniyetli olarak iş bu davayı açtığı ispatlanamadığından kötüniyet tazminatı talebinin reddinin gerektiği gerekçesiyle davanın ve kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Mersin 4.İcra Müdürlüğü'nün 2018/13100 Esas sayılı dosyasına dayanak çeklerde bulunan imza müvekkiline ait olmadığını, takibe konu çeklerde müvekkili ve ... her ne kadar lehtar olarak görünse de, bu meblağda çeki cirolamak suretiyle imzalamış olmasının söz konusu olmadığını, icra takibine konu çeklerdeki imzaların müvekkili ve diğer borçlu ...- ... iş ortaklığına izafeten ait olmadığından ciro silsilesinde kopukluk bulunduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından, çeklerdeki cirodaki imzanın inkar edildiği, ancak, ciro altındaki imzanın davacıya ait olmadığı ispat edilse bile, iş ortaklığını oluşturanlardan olan davacının ... iş ortaklığının cirosu nedeniyle, dava konusu çeklerdeki borçtan sorumlu olduğu, bu nedenle, mahkemece, davacının cirosu altındaki imzanın incelenmesinde hukuki yarar bulunmadığı, mahkemece, davanın reddine dair verilen kararın usul ve yasaya uygun olup, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, çeke dayalı olarak açılmış menfi tespit davasıdır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Davacı vekili 300.000,00 TL bedelli iki adet çekte müvekkili adına atılan imzaların müvekkiline ait olmadığını belirterek çeklerden dolayı davalıya borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince davaya konu çekleri ilk ciro edenin ... İş Ortaklığı olduğu, davacının takip dayanağı çeklerde iş ortaklığından sonraki ciranta konumunda bulunduğu, davacı adına yapılan ciro altındaki imzanın davacıya ait olmadığı ispat edilse bile davacının mensubu olduğu tartışmasız olan iş ortaklığının cirosu nedeniyle dava konusu çeklerdeki borçtan sorumluluğunun doğacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; davacı vekilinin istinaf talebi Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, takip konusu çeklerde davacının anı zamanda çekleri ciro yoluyla lehtar adi ortaklıktan olan ciranta olduğu, adı geçenin cirosuyla çeklerin hamil ...'a ciro edildiği, icra takibinde bu çekler nedeniyle davacıdan hem adi şirket ortağı olarak hem de şahsi cirosu sebebiyle talepte bulunulduğu görülmüştür. Davacının adi ortak sıfatı nedeniyle sorumluluğu varsa da; ciranta olarak sorumluluğunun olup olmadığı itiraz edilen ciranta imzasının davacıya aidiyeti saptanarak belirlenmelidir. O halde mahkemece davacının ciranta olarak sorumluluğunun kapsamının belirlenebilmesi için mukayeseye elverişli imzalarıyla ciranta olarak attığı imzalarının uzman bilirkişi raporu alınarak kıyaslanması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!