WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 22 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2022/7597 E.  ,  2023/6669 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/165 Esas, 2022/148 Karar
HÜKÜM : Kısmen kabul

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya kömür sattığını, bir kısım bedel karşılığı verilen bonoların ödenmemesi üzerine alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalının itirazın iptali ile %40 oranında icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin teslim almış olduğu kömüre karşılık davacı alacaklının da kabul ettiği üzere müvekkilince nakit ödeme yapıldığını, davalı alacaklıya verilen bonoların ise davacıya sipariş edilen ancak teslim edilmeyen kömüre ilişkin olduğunu, alacağın zaman aşımına uğradığını, davanın öncelikle zamanaşımı yönünden reddi gerektiğini savunarak davanın reddine ve %40 oranında kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 30.05.2013 tarihli ve 2011/810 E. ve 2013/376 K. sayılı kararında, davacı ve davalının kabul ettikleri kömür ticareti işinin fatura, sevk irsaliyesi gibi resmi belgelerle yapılmasının gerektiği, davacının iddiasını ispata yarar somut bir kanıt sunmadığı, dava konusu bonoların yasal süre içinde işleme konulmayarak bonoların yazılı delil başlangıcı niteliğinde bulunduğu iddia edilmiş ise de davacı tarafın bu iddiasını da kanıtlamaya yarar somut bir delil sunamadığı, davaya konu üç adet bononun 2004 tarihli olduğu, alacağı olan bir kimsenin yedi yıl sonra alacağın tahsili amacı ile icra takibi başlatmasının hayatın olağan akışı içinde mümkün olmadığı gibi alacağa mesnet teşkil eden bonolar yasal süre içinde işleme konulmadığından ve dinlenen tanıkların da görgüye dayalı bir beyanları bulunmadığından, taraf beyanlarına eşit değer verildiği, davacının kömür ticaretine ilişkin belge sunmadığı da dikkate alınarak savunmaya itibar edildiği gerekçesiyle ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 19.02.2014 tarihli ve 2014/1211 E. ve 2014/3233 K. sayılı kararında, davanın zamanaşımına uğramış 3 adet bonoya dayalı olarak başlatılan ilamsız icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, davacının, davalıya kömür sattığını, karşılığında verilen bono bedellerinin ödenmediğini iddia ettiği, davalının ise dava konusu icra takibine itirazında, davacının daha önce ödenen bonoları kötü niyetli olarak icraya koyup mükerrer tahsilat yapmak istediğini bildirdiği, kural olarak, zamanaşımına uğramış bonoya dayalı alacaklı olduğunu iddia eden ve senetlerde lehtar konumunda bulunan davacı senet borçlusunun davalı ile arasındaki temel ilişki ve bu ilişki nedeniyle alacaklı olduğunu her türlü delil ile ispat yükü altında olduğu, ancak somut olaya gelindiğinde, davalı takibe itirazında takip dayanağı bonoların daha önce ödendiğini bildirdiğinden ispat külfetinin yer değiştirdiği, bu durumda Mahkemece takip dayanağı bonolarla ilgili davalıya ödeme iddiasını ispat olanağı tanınıp, bu husustaki delilleri toplanarak yapılacak inceleme ve araştırma sonucu bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve ispat yükünün tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru görülmediği gerekçesi ile Mahkeme kararı bozulmuştur.

C. Mahkemece Verilen Direnme Kararı
Mahkemenin 02.12.2014 tarihli, 2014/887 E. ve 2014/1095 K. sayılı kararı ile direnme kararı verilmiş, davacı vekili temyiz etmiştir.

D. Hukuk Genel Kurulu Kararı
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 25.03.2021 tarihli, 2017/19-937 E. ve 2021/357 K. sayılı ilâmı ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 190 ıncı maddesi gereğince ispat yükünün, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu, bu genel kuralın dışında bazı hâllerde ispat yükünün yer değiştirerek davalı tarafa geçtiği, bu hâllerden birisinin davalının ödeme savunmasında bulunması olduğu, itirazın iptali davasının, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, taraflar arasındaki maddi hukuk ilişkisi incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir dava olduğu, davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerli olduğu, dava konusu bonoların düzenlendiği tarihte yürürlükte bulunan mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun (mülga 818 sayılı Kanun) 182 nci maddesi uyarınca aksi kararlaştırılmadıkça alım-satım ilişkilerinde alıcı ile satıcının edimlerini aynı anda eda etmelerinin esas olduğu, davalının savunmalarının, borcun kaynağını oluşturan olgunun (satım akdinin) ve bundan doğan borcun varlığının kabulünü ve aynı zamanda borcun ödendiğini içerdiği, bu durumda, davalının borcu ödediğine ilişkin savunmasını kanıtlamakla yükümlü olduğu, somut olayda davacı vekilinin dava dilekçesinde; müvekkili ile davalının 2003 yılında kömür ticareti yaptıklarını, taraflar arasında yapılan anlaşma gereği, kömürün davalıya teslim edildiğini, davalının ise ücret ödeme yükümlülüğünün bir kısmını nakit, bir kısmını bono düzenleyerek yerine getirdiğini, ancak bonoların bir kısmının ödenmiş olmasına rağmen davaya konu icra takibinin dayanağı olan üç adet bononun karşılığının ödenmediğini ileri sürdüğü, davalının ise daha önce ödenen senetlerin kötü niyetle davacı tarafça icraya konulduğunu belirterek ödeme emrine itiraz ettiği, 30.11.2011 tarihli cevap dilekçesinde ise, taraflar arasında bir kömür ticareti yapılmış olduğunu ve alacağa konu senetlerin bu ticaret kapsamında davacı alacaklıya verildiğini, müvekkilinin teslim almış olduğu kömüre karşılık davacı alacaklının da kabul ettiği üzere nakit ödeme yaptığını, davacı alacaklıya verilen bonoların ise davacıya sipariş edilen ancak müvekkiline teslim edilmeyen kömüre ilişkin olduğunu bildirdiğinden ispat külfetinin davalıya ait olduğu, davacının, davalının bu kabul beyanı nedeniyle alacağının varlığını kanıtlamak yükümlülüğünden kurtulduğu, buna karşılık davalının, borcu ödediğini kanıtlamakla yükümlü hâle geldiği, ayrıca davalı taraf, dava konusu bonoların davacıya sipariş edilen ancak kendisine teslim edilmeyen kömüre ilişkin verildiğini de savunduğuna göre bu iddiasını da ispatlaması gerektiği gerekçesiyle direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

E. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı taraf takip dayanağı bonoları daha önce ödediğini bildirdiğinden ve ispat külfeti yer değiştirdiğinden, bozma ilamı doğrultusunda, davalıya takip dayanağı bonolarla ilgili ödeme iddiasını ispat olanağı tanındığı ve davalıya takibe konu dayanak senede ilişkin borcun ödendiğine ilişkin kanıtlarını sunmak üzere süre verildiği, davalı tarafça daha önce ödeme yapıldığı iddia edilen bonolara ilişkin borcun ödendiğine dair herhangi bir delil ve belge sunulmadığından borcun ödendiğinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, Gaziantep 9. İcra Müdürlüğünün 2011/3285 sayılı dosyasına vaki itirazın iptaline, şartlar oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı asıl temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı temyiz dilekçesinde özetle, senetleri ödediğine dair beyanının olduğu yönündeki kabulün doğru olmadığını, zira ödeme savunmasının, ilk parti gelen kömüre ilişkin olduğunu, ikinci siparişe ilişkin verilen bonolara yönelik ödeme savunmasının olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, zamanaşımına uğramış üç adet bonoya dayalı olarak başlatılan ilamsız icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.Mülga 818 Kanun’un 182 nci maddesi

2.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 207 nci maddesi.

3.6100 sayılı Kanun’un 190 ıncı maddesi.

3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı asılın yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

20.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.