WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 21 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2022/7544 E.  ,  2024/4384 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/270 Esas, 2022/1285 Karar
HÜKÜM : Davanın reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/354 E., 2019/716 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve katılma yoluyla davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalılar arasında 01.02.2015 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere "Açık Satış Noktası Sözleşmesi" imzalandığını, davalıların bu sözleşmenin 2 nci, 7 nci, 10/b, 10/c ve 10/o maddelerinde yazılı hususlara uymadığını, Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/98 sayılı Değişik İş dosyası ile tespit yapıldığını, müvekkili şirketin sözleşmenin 20 ve 21 inci maddelerinden doğan haklarını kullanarak Ankara 15. Noterliği'nin 18.11.2016 tarihli ihtarnamesi ile sözleşmeyi feshederek, sözleşmenin 21 inci maddesi gereğince 30.000,00 USD cezai şartın ve sözleşmenin 11 inci maddesi gereğince davalıya ödenen 120.000,00 TL katkı tutarının ihtarname tebliğ tarihinden itibaren 3 gün içerisinde ödenmesini ihtar ettiğini, ödenmeyen alacaklarının tahsili için Ankara 3. İcra Müdürlüğünün 2017/3903 E. sayılı dosyasıyla başlatılan icra takibinin davalıların itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve davalılar aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ...'in davacı şirket ile hukuki bir ilişkisi bulunmadığını, sözleşmeyi şirket yetkilisi olarak imzaladığını, davacı şirket tarafından sözleşmenin müvekkilleri tarafından ihlal edildiği iddia edilmiş ise de sözleşmeye konu ürünlerin temini ve tesliminin davacı şirket ve dava dışı bayi tarafından yerine getirilmediği, sorumluluğun sözleşmeye göre bayiye ait olduğu, işletme katkı payını yapanın da dava dışı bayi ... Ltd. Şti olduğu, dolayısı ile davacı şirketin aktif husumet ehliyeti olmayıp, davanın husumet nedeniyle reddi gerektiği, ayrıca işletme katkı payı net tutarının 101.694,92 TL olup 18.805,08 TL KDV tutarının talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, takip talebinde bir kısım alacaklar USD cinsinden talep edilmiş ise de ödeme emrinde tüm alacakların TL cinsinden olduğunu savunarak davanın reddi ile davacı aleyhine tazminata karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile davalı şirket arasında akdedilen 01.02.2015 tarihli sözleşmenin 2 nci maddesinde, davalıların, işletmesinde, davacı şirketin ürettiği biralardan 80.000 tona kadar satmayı taahhüt ettiği, davalı şirketin sözleşmede belirtilen miktarda bira satmadığı, davacının işletmesinin faal olmadığı iddiası ile davalıya gönderdiği ihtarnamenin tebliğ olduğu, davalı şirket, işletmeyi aynı adreste çalıştırdığını ya da taahhüt konusu 80.000 ton birayı sözleşme gereğince sattığını ispat edemediğinden, davacının, sözleşme gereği davalı şirkete ödenen katkı payını ödeme tarihinden itibaren faiziyle birlikte talep edebileceği, ayrıca sözleşmedeki yükümlülüklerin ihlal edilmesi halinde ceza kararlaştırıldığı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 179 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamında asıl borçla birlikte cezanın ifasının da istenebileceği, borçlu şirketle ilgili delil tespiti talebi reddolunduğundan davacının, davalıdan delil tespiti talebiyle ilgili alacak ve işlemiş faizi talep edemeyeceği, sözleşmede davalı ...'in kefil olduğuna ilişkin herhangi bir ibare olmadığı, sorumlu olduğu azami miktarın belirtilmediği, dolayısı ile 6098 sayılı Kanun'un 583 üncü maddesinde düzenlenen kefaletin şartlarının da oluşmadığı gerekçesiyle davalı ... yönünden davanın reddine, davalı ... ... Restaurant Tur. Hayv. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti. yönünden davanın kısmen kabulü ile, bu davalının Ankara 9. İcra Müdürlüğünün 2017/3903 E. sayılı dosyasına itirazının 120.000,00 TL katkı payı asıl alacak, 23.567,67 TL işlemiş faiz, 262,42 ihtarname ücreti, 11,00 TL posta gideri, 30.000,00 USD cezai şart alacağı için iptaline, 120.000,00 TL katkı payı alacağına takip tarihinden itibaren avans faizi, 262,42 TL ihtarname ücreti ve 11,00 TL ihtarname posta ücretine takip tarihinden itibaren yasal faiz, 30.000,00 USD cezai şart alacağına ihtarnamenin tebliğ tarihine göre temerrüt tarihi olan 23.01.2017 tarihinden itibaren devlet bankalarının USD cinsinden 1 yıl vadeli mevduata uyguladığı en yüksek faiz işletilmek suretiyle takibin devamına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalılardan ... hakkındaki davanın sabit olmadığından reddine dair kararının kaldırılmasına, bu kişi hakkındaki davanın kabulüne, en azından pasif husumetten reddin değerlendirilmesine, diğer davalı şirket yönünden davanın kısmen kabulüne kısmen reddine ilişkin kararın kaldırılmasına, kabul anlamına gelmemek kayıt ve şartıyla, bir an için, davalı ... hakkındaki davanın reddedilebileceği düşünülse dahi ancak maktu vekâlet ücretine hükmedilebilecek iken nisbi vekâlet ücretine hükmedilmesinin açıkça kanuna aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın dayanağı icra takip dosyasının incelenmesinde, davalı takip borçlularına tebliğ edilen ödeme emrinin takip talebine uygun olmadığı, takip talebinde 30.000,00 USD cezai şart alacağı talep edilmesine rağmen ödeme emrinde 30.000,00 TL cezai şart alacağının talep edildiği, bu durumda usulüne uygun bir takibin varlığından söz edilemeyeceği, itirazın iptali davasına özgü dava şartlarından birisinin de usulüne uygun olarak başlatılmış bir takibin varlığı olduğu gerekçesiyle davacı vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve katılma yoluyla davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ödeme emri düzenleme ve tebliği görevinin icra müdürlüğüne ait olduğunu, icra müdürlüğü tarafından sehven yapılmış olan basit bir maddi hatanın sonucuna müvekkil şirketin katlanmasının hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğini, davalılar tarafından icra takibine yapılmış olan itirazda takip talebi-ödeme emri uyuşmazlığına ilişkin herhangi bir itiraz bulunmadığı gibi, davalılar tarafından bu hususta şikayet yoluna da gidilmediğini, davalılara tebliğ edilmiş olan ödeme emrinin harca esas değer kısmında, takip çıkış tutarının 254.556,54 TL olduğu ve 1 ABD dolarının 3,6600 TL olarak hesaplandığının açıkça görüldüğünü, davalılara ödeme emri ile birlikte taraflar arasında akdedilmiş olan sözleşme ve faturaların tebliğ edildiğini, sözleşmede tarafların yükümlülüklerinin açıkça yer aldığını, Ankara 15. Noterliğinin 30.12.2016 tarihli ihtarnamesi ile takip evveliyatında ne kadar borcu olduğunun davalılara ihtar edildiğini, davalıların borcun miktarı konusunda herhangi bir şekilde tereddüte düşmesinin söz konusu olmadığını, dosyanın esasına girilerek haklı olduklarının ortaya çıkarılması gerektiğini, davalı ...'in, diğer davalı şirketin tek ortağı, yetkili müdürü ve sahibi olduğu gibi sözleşmenin her sahifesinde davalı şirket kaşesi dışında da "okudum anladım kabul ettim" şeklinde el yazısı ile imzasının bulunduğunu, davalılardan ... hakkındaki davanın reddi kararının yerinde olmadığını, kabul anlamına gelmemek kayıt ve şartıyla, bir an için, davalı ... hakkındaki davanın reddedilebileceği düşünülse dahi ancak maktu vekâlet ücretine hükmedilebilecek iken nisbi vekâlet ücretine hükmedilmesinin açıkça kanuna aykırı olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin davalı tarafça ihlal edildiği iddiasıyla sözleşmeye dayalı cezai şart ve katkı payı bedeli alacağının tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi, 6098 sayılı Kanun'un 179 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile 583 üncü maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince ve davalı ... vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

28.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.