WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2022/7539 E.  ,  2024/3367 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/2153 Esas, 2022/1837 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/411 E., 2020/144 K.

Taraflar arasındaki tasarım hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; her türlü gıda maddesi üretimi, toptan ve perakende alımı, satımı, dağıtımı, ithalat ve ihtaracatı ile iştigal eden müvekkilinin 2008 yılından bu yana suşi ürettiğini ve sattığını, davalının kendi adına tescil ettirdiği 2012/06712 numaralı endüstriyel tasarımın yenilik ve ayırt edicilik özelliğinin olmadığını, harcıalem ürün olduğunu, müvekkili firma tarafından da uzun yıllardır ve davalının başvuru tarihinden önce kullanılmaya başlandığını, tasarımın bir bütün olarak dikkate alınması gerektiğini, parçalara bölünerek iki ve üç boyut olarak ayrı ayrı değerlendirilemeyeceğini, davalıya ait tasarımların hiçbirinin müvekkilinin kullandığı, piyasada bulunan tasarımlardan farklılık arz etmediğini ileri sürerek davalı adına tescilli 2012/06712 sayılı "Sushi (suşi) Taşıma ve Sunuma Özgü Yemek Kabı" başlıklı tescil belgesinin hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, tescil başvurusunda bulunan ilk kişinin tasarım hakkını kazandığını, müvekkilinin tasarımının yeni ve ayırt edici olduğunu, tescilinde hukuka aykırılık ve kötü niyet bulunmadığını, ilgili Kurum tarafından incelenerek tescil edildiğini, davalının bu kapları tescil ettirmeden önce de sattığını, buna ilişkin alım satım faturalarını sunduklarını, davacının tasarım üzerinde hiç bir hakkı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 77 nci maddesinde tasarımların hükümsüzlük hallerinin belirtildiği, buna göre, bu Kanunun 56 ve 57 nci maddelerinde belirtilen şartlara sahip olmadığı ispat edilen tasarımların hükümsüzlüğüne karar verilebileceği, 56 ncı maddenin dördüncü fıkrasında yenilik unsurunun, 56 ncı maddesinin beşinci fıkrasında ise ayırt edicilik unsurunun tanımlandığını, tescilli tasarım için bir tasarımın aynısı, başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarımın yeni kabul edileceği, tasarımlar sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorlarsa aynı kabul edileceği, bir tasarımın ayırt edici niteliğe sahip olması için, bu tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenim tescilli tasarım için, başvuru veya rüçhan tarihinden önce kamuya sunulmuş, herhangi bir tasarımın aynı kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimden farklı ise bu tasarımın ayırt edici niteliğe sahip olduğu, ayırt edici niteliğin değerlendirilmesinde tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesinin dikkate alınacağı, bilirkişi raporunda, davalıya ait dava konusu tasarımın ayırt edilemeyecek kadar benzerinin başvuru tarihinden önce www.shaku.com.tr adresinde 13 Mart 2009 ve 26 Şubat 2010 tarihlerinde yayınlanmış olduğu, her ne kadar içi dolu olarak ve sunumun nasıl yapılacağını göstermek amacıyla paylaşılan bu suşi kabı görsellerinin yeniliği ortadan kaldırmayacağı savunulmuşsa da, davalının başvurusundan önce yayınlanan bu ürün görsellerinin tasarımın kamuya sunumu niteliğinde olduğu, satılıp satılmamasının sonuca etkili olmadığı, tasarımların suşi sunum kabının içlerindeki boşluk sayısı dışında aynı oldukları, bu farklılığın küçük ayrıntı niteliğinde olup davalının tasarımına ayırt edicilik kazandırmadığı, tasarımcının farklı şekilde tasarım yapabilmesi için seçenek özgürlüğünün mevcut olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle, mukayeseye elverişli bir görsel üzerinden fiziksel inceleme yapılmadan rapor tanzim edildiğini, raporda yer verilen tarihlere ilişkin olarak shaku.com.tr adresinde yükleme kaydına rastlanmadığını, tasarımlar arasında benzerlik olmadığını, davacının, dava konusu tasarımın kendisine ait olduğunu ispata yarar delil bulunmadığını, dijital veriye dayanılarak mukayese yapılamayacağını, tasarımın kullanım amacı düşünüldüğünde çok da fazla seçenek özgürlüğünün olmadığını, tescilsiz tasarımın süresiz korumadan faydalanamayacağını, ürünün ilk kez 13.03.2009 tarihinde kamuya sunulduğu düşünülse dahi 16.10.2012 olan başvuru tarihinde herhangi bir korumadan faydalanamayacağını, davacının dava konusu tasarımla ilgili herhangi bir hak sahipliği iddiasının bulunmadığını, iş bu davayı açmakta menfaatinin olmadığını, tescil başvurusundan evvel benzer bir ürünün kullanıldığı kabul edilse dahi kullanım hakkı tanınması yoluna gidilmeksizin hükümsüzlük kararı verilemeyeceğini, 6769 sayılı Kanun'un 60 ncı maddesi kapsamında makul ve orantılı karar verilmediğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, bilirkişi heyeti raporunun denetime elverişli ve yeterli olduğu, mahkemece toplanan deliller ve bilirkişi incelemeleriyle davalıya ait dava konusu tasarımın ayırt edilemeyecek kadar benzerinin başvuru tarihinden önce www.shaku.com.tr adresinde 13.03.2009 ve 26.02.2010 tarihlerinde yayınlanmış olduğu, tasarımların suşi sunum kabının içlerindeki boşluk sayısı dışında aynı oldukları, bu farklılığın küçük ayrıntı niteliğinde olup davalının tasarımına ayırt edicilik kazandırmadığı, tasarımcının farklı şekilde tasarım yapabilmesi için seçenek özgürlüğünün mevcut olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde istinaf aşamasındaki itirazlarını yinelemiş, ilaveten istinaf mahkemesi kararının gerekçesiz olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalının tescilli tasarımının, yenilik ve ayırt edicilik vasıflarının olmadığından bahisle hükümsüzlüğü talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6769 sayılı Kanun'un 56, 57 ve 77 nci maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

29.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.