11. Hukuk Dairesi 2022/7504 E. , 2024/3322 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI :2020/2015 Esas, 2022/1813 Karar
HÜKÜM :İstinaf başvurusunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ :İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI :2017/120 E., 2020/127 K.
Taraflar arasındaki markaya tecavüzün önlenmesi, ticaret unvanından ... ibaresinin çıkarılması ile maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 26.06.2014 tarihinden itibaren özel güvenlik alanında faaliyeti bulunan müvekkilinin 04.09.2014 tarihli başvurusu üzerine "... VİP ÖZEL GÜVENLİK VE KORUMA" ibaresini 22.06.2005 tarihinde 2014/72037 numara ile tescil ettirerek kullandığını, davalının aynı ilde, aynı meslek grubu ile faaliyet alanında 25.02.2015 tarihinde kurularak müvekkilinin tescilli markasını izinsiz olarak kullanmaya başladığını, belirtilen durumun iltibas ve taklit sureti ile müvekkili markasına tecavüz oluşturduğunu, bu tecavüzün durdurulması ile ilgili olarak davalı şirkete gönderilen 01.03.2017 tarihli noter ihtarnamesine rağmen tecavüze son verilmeyip faaliyetlere devam ettiğini, bu sebeple hak kayıplarının başladığını, davalının birçok şirketten bu şekilde iş aldığını, davacının kişi başına aylık ortalama 300,00-350,00 TL zarara uğradığını, davalının işçi alacaklarını ödememesi nedeni ile müvekkilinin itibarının zarara gördüğünü ileri sürerek, davalı şirketin müvekkiline ait markaya tecavüzünün önlenmesi ile meni'ne, "..." markasının davalı şirket isminden çıkarılmasına ve terkinine, özel güvenlik faaliyet belgesinin iptaline, 1.000,00 TL maddi, 35.000,00 TL manevi tazminatın ticari faizi île birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile; 1.000,00 TL alacak taleplerini 63.820,14 TL'ye yükselttiklerini belirtmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraf şirketlerin kurulum süreleri arasında 8 ay gibi kısa bir süre olduğunu, müvekkili firma kurulduğunda davacı tarafça henüz marka tescilinin yapılmadığını, o sırada davacının sektörün önde gelen, haksız gelir elde edilebilecek büyüklükte ve marka değerine sahip bir firma olmadığını, davacının tescilli markasının "... Vip" olduğunu, müvekkili firmanın davacının tescilli markasını asla kullanmadığını, müvekkilinin 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun'un (5188 sayılı Kanun) 5 inci maddesi hükmü kapsamında 45. sınıftaki emtiaların kapsadığı faaliyetleri "... Koruma ve Güvenlik Hizm. Tic. Ltd. Şti." adı altında yapmak için İçişleri Bakanlığından faaliyet belgesine sahip olduğundan işbu marka ibaresini söz konusu faaliyetlerde kullanma hakkına sahip olduğunu, genel görüntüleri, anlamları, okunuş ve yazılışları dikkate alınarak yapılan değerlendirmede dahi söz konusu markaların aynı olmadığının ve karıştırılma ihtimalinin de bulunmadığının açıkça görüldüğünü, markalar arasında görsel, işitsel ve anlamsal anlamda benzerliğin olmadığını, "..." ibaresinin ülkemizde birçok markada kullanılması nedeni ile ayırt ediciliğinin zayıfladığını, sadece 35. sınıfta "..." ibareli yüze yakın marka olduğunu, davacıya ait markada "VİP" ibaresinin markanın asli unsuru olduğunu, internet sitesini güncelleyerek www.fkguvenlik.com olarak domain aldığını, www.favoriguvenlik.com sitesini kullanmayı durdurduğunu, gerekli iznin çıkması üzerine 01.10.2017 tarihinden İtibaren "FK Özel Güvenlik" markası üzerinden işlem yapmaya başlayacağını, şirket merkezinde kullandığı tabelaları da "FK Güvenlik" olarak yenilediğini, devam eden projelerdeki reklam afişlerinin ve dokümanların değiştirilmesi için girişimlerini başlattığını, kıyafet temin süreleri sonunda kıyafetlerin de değiştirilmiş olacağını, davacının firmalarını arayan alakasız kişilerle hak kaybına uğradığını belirttiği halde bunu belgelendirmediklerini, müvekkili firmanın sadece bir işçi ile davasının olduğunu, söz konusu davanın da işçinin işe alkollü gelmesinden kaynaklandığını, bunun dışında müvekkili firmaya alacak davası açan veya icraya veren herhangi bir kişi ya da kurum olmadığı gibi vergi ve SGK borcunun da bulunmadığını, Galatasaray ve ... Grup şirketi ile herhangi bir anlaşmalarının olmadığını, neticede davacının isim benzerliğinden kaynaklanan herhangi bir maddi zararının bulunmadığını, taraflar arasında rekabetin söz konusu olmadığını, davacının belgelendirebildiği bir maddi zararının da bulunmadığını, davacı tarafın maddi ve manevi zararı olmadığı gibi markasında da bir değer kaybının olmadığını, markalar arasında ayırt edilemeyecek derecede bir benzerlik olmamasına rağmen, müvekkilinin herhangi bir yargı karan ile mecbur olmaksızın iyi niyetle "..." markasını kullanmayı bırakarak "FK özel Güvenlik" markasını kullanmaya başladığını, davacının ise huzurdaki dava ile müvekkili firmanın Özel Güvenlik Belgesinin de iptalini talep ederek rakibini haksız şekilde devre dışı bırakmak maksadında olduğunu belli ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının davacıya ait tescilli marka hakkına tecavüzün tespitine, durdurulmasına ve önlenmesine, davalının ticaret unvanından ... ibaresinin terkinine, marka hakkını ihlal nedeniyle 63.820,14 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, özel güvenlik faaliyet belgesinin iptali istemi idari bir işlem olduğundan bu yöndeki istemin reddine, davacı markasına ve ticaret unvanına yönelik davalının markasal kullanımlarının önlenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacıyı asla taklit veya iltibas etmediğini, davacının tescilli markasının "... Vip" olup, müvekkilinin logosunda, internet sitesinde ve çalışanlarının kıyafetlerinde veya reklamlarında bu ibarenin kullanılmadığını, dolayısıyla davacının marka hakları ihlal edilmediği gibi haksız rekabetin de gerçekleşmediğini, davacının yaptırdığı tespit dosyasından sonra davacı tarafla görüşülmeye çalışıldığını ancak davacının dava açma yolunu tercih edildiğini, markalar arasında benzerlik bulunmadığını, ... ibaresinin ülkemizde birçok markada kullanılan yaygın bir kelime olduğunu, dolayısıyla ayırt ediciliğinin zayıf olduğunu, sadece 35. Sınıf yönünden de tescilli 100'e yakın marka bulunduğunu, ayrıca müvekkilinin markası ile davacı markası arasındaki farkın birçok tescilli markalardan daha fazla olduğunu, müvekkilinin markasının ... özel güvenlik şeklinde oluşturulduğunu, müvekkilinin, benzerlik bulunmamasına rağmen marka değişikliği yaptığını, internet sitesini ismini de değiştirdiğini, markalar arasında benzerlik bulunmadığından müvekkilinin marka başvurusunun kabul edildiğini, müvekkilinin iş ve eylemleri ile davacı firmanın zarara uğramadığını, davacı markasında bir değer kaybı da meydana gelmediğini, bütün bu konularda savunmalarını sundukları halde mahkemenin dikkate almadığını, gerekçeli kararda delillerinin toplandığı belirtilmiş ise de tanıklarının ısrarla dinlenmediğini, firmaların kimse tarafından karıştırmadığını, bilirkişinin iltibas olabilir demesinin bir tahmin ve ihtimal dahilinde olduğunu, hesaplamanın da yanlış yapıldığını, faizin hatalı olarak ıslah tarihinden itibaren başlatıldığını, müvekkilinin tüm karı kadar tazminata hükmedildiğini, bir iltibas durumu var ise bunu davacının ispat etmesi gerektiğini, davacının bu konuda delilinin bulunmadığını, davacı tarafa defalarca kesin süreler verilmesine rağmen mahkemece bu konuda gerekli yaptırımın uygulanmadığını, dosyanın bilirkişiye hiç gönderilmemesi gerekirken raporun karara esas alındığını, bu konudaki müracaatlarının dikkate alınmadığını, dosyada usul yönünden de hatalar bulunduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraf şirketlerinin ticaret unvanlarında ... ibaresi ile güvenlik ve hizmetleri ibaresinin yer aldığı, davalı tarafın 2017/29012 numaralı "... özel güvenlik+şekil" ibaresinin 45. sınıfta tescili için başvuruda bulunduğu, alınan bilirkişi raporlarında davalının ticaret ünvanında yer alan ... ibaresinin davacıya ait 2014/72037 tescil numaralı "... vip özel güvenlik ve koruma+şekil" markası ile iltibas durumunun bulunduğu yönünde görüş belirtildiği, yine davalının ticari ünvanında yer alan ... ibaresinin markasal olarak kullanıldığı, davalının ticaret unvanında yer alan "VİP" ibaresinin unvana farklılık katmadığı, ticaret unvanının esas unsurunun ... ibaresi olduğu, bu ibareden sonra gelen özel güvenlik ve koruma hizmetleri ibarelerinin de aynı olup, davacıya ait işletmeyi çağrıştırdığı, kaldı ki tarafların faaliyet alanlarının da benzer olduğu, davalının söz konusu markasal kullanımının kuruluşundan itibaren mevcut olması nedeni ile maddi tazminatın davalının gelirine göre hesaplanmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, belirsiz alacak davasında dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin de doğru olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle ve gerekçelerle hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, markaya tecavüzün önlenmesi, men'i, ticaret unvanından ... ibaresinin çıkarılması ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!