WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 01 Temmuz 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2022/7501 E.  ,  2024/3701 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1617 Esas, 2022/1770 Karar
BİRLEŞEN BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ 2017/61 E. SAYILI DAVADA;
BİRLEŞEN BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ 2017/592 E. SAYILI DAVADA
HÜKÜM : Asıl ve birleşen davaların reddi 2.Birleşen 2017/592 E. davada davacı vekili
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/335 E., 2020/12 K.

Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü, tazminat, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine, birleşen 2017/61 E. davanın kabulüne, birleşen 2017/592 E. davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın asıl ve birleşen 2017/61 E. davalarda davacılar vekili, birleşen 2017/61 E. davasında davalı-birleşen 2017/592 E. davasında davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen 2017/61 E. davada davacılar vekili, Birleşen 2017/592 E. dosyasında davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1.Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Türkiye'nin en itibarlı şirketlerinin bir araya gelerek oluşturduğu bir adi ortaklık olduğunu, müvekkilinin TEMA projesi üzerinde çalıştığını ve basında bu markayla tanındığını ve 2010 yılı itibariyle Temapark İstanbul markasının müvekkili ile özdeşleştiğini, müvekkiline ait Tema İstanbul projesinin Avrupa'nın en büyük toplu konut projesi olduğunu, tüm Türkiye'nin müvekkilini 2010 yılından itibaren Temapark, Temapark İstanbul, Tema İstanbul ve Tema Plaza ibareleriyle tanıdığını, Tema İstanbul, Tema World, Tema Funworld, Tema City, Tema Life markalarının müvekkili adına tescilli olduğunu, Tema Plaza, Tema Mall ve Tema Center markalarının başvurularının ise davalı itirazları sonucu reddedildiğini, davalı adına tescilli Tema ibareli markaların gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu, davalının bu markaları kullanmadığını, müvekkilinin bu markaları 2010 yılından beri kullandığını, tanıtımı için büyük paralar harcadığını, internet ortamında Temapark ibaresinin aranması durumunda müvekkili şirketin çıktığını, haberlerin çoğunun 2010 yılına ait olduğunu, davalının tescil tarihinin 2013 yılı olduğunu, müvekkilinin 2010 yılından önce dahi Tema ibareli markalar ile anıldığını, davalı markalarının tescil tarihleri dikkate alındığında davalı marka başvurularının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek davalı adına tescilli 2011/21307 sayılı "TEMAPARK" 2011/95230 sayılı "TEMAPARK", 2013/23845 sayılı "TEMAPARK" ve 2013/90569 "TEMAPARK İSTANBUL" markaların hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

2.Birleşen 2017/61 E. sayılı davada davacı vekili dava dilekçesinde; 2015/25790 sayılı "TEMA PLAZA" markasının gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu, davacının bu marka üzerinde kazanılmış hakkı bulunduğunu, davalının bu markayı tescil ederken kötü niyetle hareket ettiğini ve anılan markayı kullanmadığını, ayrıca davalı kullanımının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 54 ve 55 nci maddeleri gereğince haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek davalı adına tescilli 2015/25790 sayılı "TEMA PLAZA" markasının hükümsüzlüğü ile 50.000,00 TL manevi tazminata karar verilmesini talep etmiştir.

3.Birleşen 2017/592 E. sayılı davada davacı vekili dava dilekçesinde; "TEMAPARK", "TEMAPARK İSTANBUL", "TEMA PLAZA" markalarının müvekkili ... adına tescilli bulunduğunu, davalının da haksız ve hukuka aykırı şekilde Tema asli unsurlu markaları tescil ettirdiğini, bu markaların müvekkilinin Tema markalarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, YİDK karar iptali davasında davalının marka başvurusunun reddedilmesine rağmen davalının bu markaları projelerinde, internet sisteminde, sosyal medya hesaplarında, reklam tabelalarında ve iş mahsullerinde kullanmaya devam ettiğini, bu kullanımlarda Tema ibaresinin ön plana çıkarıldığını ve karıştırma ihtimali meydana getirildiğini, davalı tarafın müvekkilinin markalarından haberdar ve kötü niyetli olduğunu, davalının bu kullanımlarının, marka hakkında tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek davalının tecavüz ve haksız rekabetinin tespitini, durdurulmasını, önlenmesini ve şimdilik 20.000,00 TL manevi, 10.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin Tema ibareli birçok markayı kendi adına tescil ettirdiğini, Tema esas unsurlu markaların ilk defa müvekkili tarafından tescil edilip kullanıldığını, davacı tarafın Tema ibareli daha önce yaptığı başvurularının müvekkilinin itirazları üzerine tescil edilmediğini, müvekkilinin ilk markası olan 2011/21307 sayılı Temapark markasının tescilinden önce Tema ibaresinin kullanımına ilişkin herhangi bir delil sunulmadığını, ilgili gazete haberlerinde Tema ibaresinin müvekkilinin markalarını kullanmaya başlamasından ve tescil ettirmesinden çok daha sonra davacı yan tarafından kullanılmaya başlanıldığının görüldüğünü, davacı tarafın Tema ibareli marka başvurularına ilişkin yaşanan hukuki süreçlerde müvekkilinin haklı bulunulduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Birleşen 2017/61 E. sayılı davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı yanın bir yandan müvekkili adına tescilli Tema esas unsurlu markalarla aynı/ayırt edilemeyecek kadar benzer markalar oluşturup kullanırken diğer taraftan da asılsız iddialarla mahkemeler nezdinde davalar ikame ettiğini, davacı tarafın Tema Park ibaresi üzerinde inşaat hizmetleri ve benzer mal/hizmetler bakımından kullanıma dayalı gerçek hak sahibi olmadığını, Tema esas unsurlu markaların ilk defa müvekkili tarafından tescil edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Birleşen 2017/592 E. sayılı davada davalılar vekili cevap dilekçesinde; adi ortaklıkların taraf ehliyeti olmadığını, adi ortaklığı oluşturan kişilerin tek tek gösterilmesi gerektiğini, müvekkilinin 2010 yılından beri Tema markalarını kullandığını, 2010 yılında TOKİ'nin ihalesinin kazanılması sonrası Temapark markalarının gazetelerde, görsel basında, resmi yazışmalarda kullanıldığını, Tema asli unsurlu markaların müvekkilinin tescilli markaları olduğunu ve bunlar kullanılmasının engellenemeyeceğini, Tema markası üzerinde gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu, Tema ibaresinin konut projesi sektöründe ilk kez 2008 yılında TOKİ tarafından kullanıldığını, 2009 yılında Temapark ve Tema İstanbul projelerinin ilanlarının gazetelerde yayınlandığını, 2010 yılında TOKİ'nin ihalesinin sonuçlandığını ve bu projelerin adlarıyla birlikte ihaleyi kazanan müvekkiline devredildiğini, dolayısıyla Temapark ve Tema İstanbul markaları üzerinde 2008 yılından beri hak sahipliğinin müvekkiline ait bulunduğunu, kazanılmış hakkı nedeniyle müvekkilinin kullanımdan men edilemeyeceğini, bu markaların müvekkili tarafından ciddi reklam harcamaları yapılarak piyasada tanıtıldığını, davacı markalarıyla, müvekkili markaların farklı olduğunu ve karıştırma ihtimali bulunmadığını, Temapark ibaresinin tüm dünyada kullanılan bir ibare olup, marka olarak tescil edilemeyeceğini, bu sözcüğün ayırd ediciliğinin düşük olduğunu, mutlak tescil engeli bulunduğunu, ancak farklı unsurlarla tescil edilebileceğini, davacının zaten kullanmadığı markalar nedeniyle zararı söz konusu olmadığından tazminat da talep edemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın davaya konu edilen markalarda gerçek hak sahibi olduğunu ve davalının kötü niyetli hareket ettiğini iddia ettiği, davacılar tarafından sunulan delillere göre, davalının marka tescil başvurusu tarihinden önceye dayalı bizzat davacı şirketler tarafından gerçekleştirilmiş markasal bir kullanım olmadığı, haber ve broşürlerde genellikle TOKİ tarafından kullanım bulunduğu, özellikle tanıtım broşürlerinin tarihinin bulunmadığı yahut davalı marka tescil başvurusundan sonraki tarihe sahip olduğu, önceki kullanımların ise markasal mahiyette olmadığı, bu itibarla önceye dayalı hak sahipliğinin ispatlanamadığı, bilirkişi raporlarıyla da bu hususun tespit edildiği ve bu tespitlerin sunulan deliller ile uyumlu olduğu, ayrıca davalının davaya konu "tema" esas unsurlu markalarından ilkinin başvurusunu 16.03.2011 tarihinde yaptığı, davacıların ise TOKİ ihalesini kazanarak bu ihaleye göre inşaatı yapmak amacıyla adi ortaklıklarını 11.02.2011 tarihinde kurdukları, tarihler arasında bir ay kadar bir süre olduğu, davacıların davalıdan daha önce davaya konu edilen "tema" esas unsurlu markaları markasal olarak kullanarak ayırt edicilik kazandırdığı iddialarının somut olayın gelişimine göre mümkün ve makul görülmediği, kötü niyet iddiasının ispatının davacılar üzerinde olduğu, davalının salt davacılarca inşaatına başlanan projede kullanılan "Tema" sözcüğünü unsur olarak seçmesinin ve bu sözcüğün sık kullanılan, ayırdediciliği yüksek olmayan bir sözcük olmasının başlı başına kötü niyet olarak nitelendirilemeyeceği, davacı tarafın kötü niyet iddiasını ispatlayamadığı, kullanılmama nedeni ile iptal talebi yönünden ise asıl dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık sürenin henüz dolmadığı, bu nedenlerle asıl dava yönünden red kararı vermek gerektiği, birleşen 2017/61 E. sayılı dava açısından; davaya konu "Tema Plaza" kelimelerinden oluşan markayı ilk olarak davacıların ihdas ederek markasal olarak kullandıkları ve dosyaya sunulan delillere göre gazete, internet sitesi ve kataloglarda yer aldığı, gerçek hak sahipliği olgusunun bu davada ispatlandığı, bu nedenle birleşen 2017/61 E. sayılı davanın kabulüne karar verildiği, birleşen 2017/592 E. dava yönünden yapılan incelemede; her ne kadar dava dışı TOKİ tarafından "tema" esas unsurlu davaya konu ibarenin kullanılmış olduğu ve davalıların bu kullanımı aynı şekilde devam ettirdiği sabit olsa da bu kullanımın markasal mahiyette olmadığı, tecavüz oluşturacak unsurları taşımadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen 2017/61 E. sayılı davasının kabulü ile davalı adına tescilli 2015/25790 sayılı markanın hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine, birleşen 2017/592 E. sayılı davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen 2017/61 E. davalarda davacılar vekili, birleşen 2017/61 E. davasında davalı-birleşen 2017/592 E. davasında davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Asıl ve birleşen 2017/61 E. sayılı davada davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; birleşen 2017/61 E. davada mahkemece davanın kabulüne karar verilmesine rağmen tazminat taleplerinin değerlendirilmediğini ve hüküm kurulmadığını, asıl davanın reddi kararının hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin 36.sınıfta tescilli 2013/34981 sayılı "TEMA LİFE", 35-36. sınıflarda tescilli 2013/34980 sayılı "TEMA CİTY", 41-25-28-35.sınıflarda tescilli 2013/34979 sayılı "TEMA WORLD", 35-41. sınıflarda tescilli 2013/34978 sayılı "TEMA FUNWORLD", 25-28-35-36-37. sınıflarda tescilli 2013/34974 sayılı "TEMA İSTANBUL" markalarının bulunduğunu, davalının 2013/90569 sayılı 07.11.2013 koruma tarihli "Temapark İstanbul" markası 35-37. sınıfta müvekkili markalarından sonra tescil edildiğinden hak sahibinin müvekkili olduğunu, müvekkilinin markalarını yıllar önce kullanmaya başladığını ancak 14.03.2013 tarihinde tescil ettirdiğini, davalı markasının iltibas ve benzerlik nedeniyle ayrıca kötü niyetli tescil olduğundan hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, dosyaya sundukları hukuki mütalaanın dikkate alınmadığını, mahkemece dosya içerisindeki önceye dayalı kullanıma ilişkin delillerin dikkate alınmadığını, TEMA PARK ibaresinin inşaat faaliyetlerinde kullanıldığını, TEMA PARK markasının ingilizce kullanımı olan İSTANBUL THEME PARK olarak uluslararası boyutta müvekkilince meşhur edildiğini dosya kapsamında bu sınıfta kullanıma dair deliller bulunduğunu, davalının kötü niyetli olup müvekkilinin marka başvurularına itiraz ederek tehdit ve şantaj ile haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, tekstil alanında markalaşan ve Halkalı da oturan davalının projeden haberdar olmamasının mümkün olmadığını, davalının, inşaat işleri ve diğer tescilli sınıflar ile ilgili markasal kullanımının bulunmadığını, TEMAPARK ibaresinin eğlence merkezlerinin genel adı olması nedeniyle tescillinin mümkün olmadığını, bilirkişilerce markanın zayıf marka olup olmadığı, ayırd edicilik niteliğinin olup olmadığı, herkesin kullanımına açık olup olmadığının irdelenmediğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

2.Birleşen 2017/61 E. davada davalı-birleşen 2017/592 E. davasında davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; birleşen 2017/592 E. sayılı dosya yönünden istinaf sebeplerinde, davalıların sosyal medyada ve tabelalarında müvekkilin TEMA esas unsurlu markasının aynısını ya da benzerini kullanarak benzerlik yaratılmaya çalışıldığını, tarafların aynı sektörde faaliyet gösterdiğini, tüketici kitlesinde fark bulunmadığını, davalının basiretli davranmak zorunda olduğunu, davalı tarafın TEMA ibaresini müvekkilinden önce markasal olarak ayırdedici nitelikte kullanmadıkları tespit edilmesine rağmen hatalı sonuca ulaşıldığını, davalı kullanımlarının gerçek hak sahipliğini ispat edici markasal kullanım olmadığının aşikar olduğunu, müvekkilinden çok sonra inşaat projelerinde kullanmaya başladıklarını ve marka başvurularına konu ettiklerini, davalının TEMA PLAZA markasını tüm reklamlarda haksız rekabet yaratacak şekilde kullandığını ve kullanmaya devam ettiğini, birleşen 2017/61 E. sayılı davada ise; davacıların önceye dayalı hak iddiasını ispatlayamadıklarını, müvekkilinin TEMA PLAZA markasına karşı bu davanın açıldığını, ancak müvekkilinin TEMA ve TEMA esas unsurlu markaların maliki olduğunu, davacı yandan daha önce tescil ettirilerek kullanılmaya başlanıldığını, davanın reddi gerektiğini, davacının TEMA esas unsurlu marka başvurularına müvekkili tarafından yapılan itirazların kabul edildiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece alınan her iki bilirkişi raporunda da davacıların hükümsüzlüğü istenen markalar yönünden önceye dayalı hak sahipliğini ispat edemediği yönünde görüş bildirdiği, dosyaya sunulan gazete ve haber örneklerinin incelenmesinde davacı tarafın kullanımının markaya marufiyet ve ayırt edicilik katmaya yetmeyeceği, davacı tarafın davalı markalarının tescil tarihinden önceye dayalı hak sahibi olduğunu ispatlayamadığı kanaatine varıldığı, davacı tarafça davalının markalarını tehdit ve şantaj amacıyla haksız kazanç sağlamak temin etmeye yönelik olarak kötü niyetli olarak tescil ettirildiğine dair somut delil sunulmadığı, birleşen 2017/61 E. sayılı dava yönünden yapılan incelemede; hükümsüzlüğü istenen "TEMA PLAZA" markasının 25.03.2015 başvuru tarihli ve 35- 43. sınıflarda tescilli olduğu, davacılar adına 16.04.2013 başvuru tarihli 35-41-43. sınıflarda, 2013/34975 sayılı "TEMA PLAZA + şekil" markasının tescili için başvuruda bulunulduğu, davacı tarafça marka başvurusuna itiraz edildiği, itirazın reddine ilişkin TPE'nin YIDK kararının iptali için dava açıldığı, davacı adi ortaklık tarafından açılan davanın mahkemece reddine karar verildiği, kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesince onandığı ve kesinleştiği, mahkemece davacının marka başvurusuna ilişkin yargı sürecinin beklenmemesinin hatalı olduğu, davacı tarafın marka tescilinden kaynaklanan öncelik hakkının bulunmadığı, davacı tarafça Tema Plaza markasının davalı marka tescilinden önce kullanılarak hak sahibi olduğunun ispatlanamadığı gibi, sunulan belgelerin ve internet paylaşımlarının davalı marka başvuru tarihinden önceye ait olduğu tespit edilse dahi davacı kullanımının 37. sınıfta olduğu, davalı markasının tescilli olduğu 35. ve 43. sınıfta tescilli hizmetlerde kullanımı bulunmadığından önceye dayalı hak iddiasının ispatlanamadığı, bu nedenle davalı markasının hükümsüzlüğü talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin yerinde görülmediği, birleşen 2017/592 E. sayılı davaya yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde; davalı adına 07.11.2013 başvuru tarihli 35/37. sınıfta tescilli TEMAPARK İSTANBUL, 18.03.2011 başvuru tarihli 25/35/37. sınıflarda 2011/21307 başvuru numaralı TEMAPARK markasının, 18.11.2011 başvuru tarihli 35.sınıfta 2011/85230 başvuru numaralı TEMAPARK markasının, 14.03.2013 başvuru tarihli 06/19/35/36/38/39/40/41/42/43/44. sınıflarda, 2013/23845 başvuru numaralı TEMAPARK markasının, 07.11.2013 başvuru tarihli 35/37. sınıflarda, 25.03.2015 başvuru tarihli 35/43. sınıflarda, 2015/25790 başvuru numaralı TEMA PLAZA markalarının tescilli olduğu,davalının TEMA PARK, TEMA PARK İSTANBUL ibarelerini ilk olarak 2008-2009-2010 yıllarında TOKİ tarafından ihaleye çıkarılacak inşaat projesinin tanıtımında kullandığı, daha sonra ihalenin alınması ile de davalılarca kullanılmaya devam edildiği, internet sitesi çıktıları ve katalog örneklerinden davalı kullanımlarının, inşaat projesinin tanıtımına ilişkin olup 37. sınıfta olduğu, birleşen davanın davacısı tarafından dilekçelerinde, davalı kullanımlarının müvekkilinin TEMA ibareli markalarına tecavüz ettiğini ileri sürülmüşse de davacı adına tek başına tescilli TEMA markasının bulunmadığı, birleşen davada davacı adına 37. sınıfta TEMAPARK ve TEMAPARK İSTANBUL ibareli tescilli markalara tecavüz ve haksız rekabet iddiasının, inşaat projesinde yapılacak işin tanıtımında TOKİ tarafından önceki tarihli kullanımın devam ettirildiği, davacının TEMA PLAZA ibareli markasının ise 37. sınıfta tescilli olmadığı, davalı tarafın da 35/43. sınıfta kullanımının bulunmadığı, birleşen davanın reddine karar verilmesinin sonuç itibarıyla yerinde olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin asıl davaya yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine, birleşen 2017/61 E. sayılı dosyaya yönelik istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, asıl ve birleşen 2017/61 E. sayılı dosyada davalı, birleşen 2017/592 E. sayılı dosyada davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen 2017/61 E. davada davacılar vekili, birleşen 2017/592 E. davasında davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Asıl ve birleşen 2017/61 E. davada davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; asıl ve birleşen 2017/61 E. davalarda mahkemece verilen ret kararının hukuka aykırı olduğunu, dava konusu markalar üzerinde müvekkilinin gerçek hak sahibi olduğunu, hak sahipliğini kanıtlayan delillerin dosyaya sunulduğunu, davalının kötü niyetle markaarı tescil ettirdiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

2.Birleşen 2017/592 E. davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalıların sosyal medyada ve tabelalarında müvekkilin TEMA esas unsurlu markasının aynısını ya da benzerini kullanarak iltibas yaratıldığını, tarafların aynı sektörde faaliyet gösterdiğini, tüketici kitlesinde fark bulunmadığını, davalının basiretli davranmak zorunda olduğunu, davalıların, müvekkilinin marka tescilllerinden çok sonra TEMA ibaresini inşaat projelerinde kullanmaya başladıklarını ve marka başvurularına konu ettiklerini, davalının TEMA PLAZA markasını tüm reklamlarda haksız rekabet yaratacak şekilde kullandığını ve kullanmaya devam ettiğini belirterek kararın birleşen 2017/592 E. davası yönünden bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka hükümsüzlüğü, tazminat, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 7, 8, 35, 42 nci maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl ve birleşen 2017/61 E. davada davacılar vekili, birleşen 2017/592 E. davasında davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

08.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.