11. Hukuk Dairesi 2022/7459 E. , 2024/3702 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/703 Esas, 2022/1501 Karar
HÜKÜM : Asıl davanın reddi, karşı dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2013/310 E., 2020/252 K.
Taraflar arasındaki tasarım ve patente tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, meni, tazminat, karşı dava tasarım ve patentin hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine, karşı davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararın davacı-karşı davalı vekili ve davalı-karşı davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle ssıl davanın reddi, karşı dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı-karşı davalı vekili ve davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin/dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili adına tescilli 2008/10078 sayılı "Açılı Bağlantı Elemanı" başlıklı incelemesiz patent ile 2009/04311 sayılı "Köşe Bağlantı Elemanı" başlıklı tasarımların bulunduğunu, davalı tarafın müvekkilinden izin veya icazet almaksızın patent ve tasarım koruması altında olan ürünlerinin birebir aynılarının imalatını yaptığını, işbu taklit ve tecavüz mahsulü ürünlerin piyasada çeşitli firmalara dağıtımını gerçekleştirdiğini, bu suretle müvekkilinin tasarım ve patentten doğan haklarına tecavüzde bulunup ve haksız rekabet ettiğini, müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğrattığını ileri sürerek davalı yanın tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin tespitini, durdurulmasını, önlenmesini ve bu suretle haksız tecavüzün giderilmesini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL manevi, 5.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL yoksun kalınan kazanç olmak üzere toplam 15.000,00 TL tazminata hükmedilmesini talep etmiş, 06.05.2015 tarihli ıslah dilekçesi ile yoksun kalınan kazanca yönelik tazminat talebini 25.318,16 TL' ye yükseltmiştir.
2.Karşı davada davacı vekili dava dilekçesinde;davacı tarafa ait incelemesiz patent ile tasarıma konu ürünlerin farklı firma ve kişilerce daha önceden kamuya sunulmuş olan ürünler olduğunu, yeni ve ayırt edici özelliği bulunmadığını ileri sürerek davacı/karşı davalı adına tescilli 2008/10078 sayılı "Açılı Bağlantı Elemanı" başlıklı incelemesiz patent ile 2009/04311 sayılı "Köşe Bağlantı Elemanı" başlıklı tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafa ait incelemesiz patent ile tasarıma konu ürünlerin farklı firma ve kişilerce daha önceden kamuya sunulmuş olan ürünler olduğunu, özellikle incelemesiz patentin 2007/06142 ve 2007/06142 nolu faydalı modellere konu buluşlar kapsamında kaldığını, 2008/02487 nolu faydalı model belgesinde yer alan görseller ile davacı tarafın 2009/04311 nolu tasarıma konu ürünün görseller arasında benzerlik olduğunu, karşı tarafın araştırma raporunda ürünün yeni olmadığını öğrenmesine rağmen, kötü niyetli olarak huzurdaki davayı açtığını, davalı tarafın tasarımı ile 2009/01498 nolu tasarıma konu ürünlerin benzer olduğunu, ayrıca ... Plastik firmasının 2005, ... Grup firmasının 2009 yılında yayınlanmış kataloglarında davalı tarafın tasarımı ile benzer olan ürünlerin yer aldığını, tasarıma konu ürünün orta kısım vida bağlantısının 2009/01693 kod nolu tasarımdan alındığını, 2009/01777 nolu tasarım ile davacı tarafın tasarıma konu ürünün benzer olduğunu savunarak asıl davanın reddini istemiştir.
2.Karşı davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İstanbul 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2013/345 E., 2015/188 K. sayılı kararı ile davacının dayandığı ve davalının karşı dava yoluyla hükümsüzlüğünü istediği tasarım tescilinin yeni ve ayırt edici nitelikte olmaması sebebiyle hükümsüzlüğüne karar verildiği, kararın Yargıtay denetiminden geçerek tasarım yönünden kesinleştiği, dava konusu patent yönünden ise patentin incelemesiz patent olarak 21.03.2012 tarihinde tescil edildiği tescil sonrasında tescil sahibinin 22.07.2013 tarihinde incelemesiz patent sisteminden incelemeli patent sistemine geçiş talebinde bulunduğu birinci inceleme raporunun olumsuz gelmesi üzerine başvuru sahibinin talebi üzerine ikinci inceleme işleminin başlatıldığı, ücretlerinin ödenmemesi üzerine patentin geçersizliğine karar verildiği ve 23.10.2017 tarihli bültende yayınlandığı ve patentin hükümsüz hale geldiğinin Türk Patent ve Marka Kurumu'nun (TÜRKPATENT) cevabi yazılarından anlaşıldığı, tasarım ve patent tescilinin hükümsüz hale geldiğinin davacı-karşı davalı vekilince de son celse duruşmada kabul edildiği, davacının dayandığı tasarım tescili ve patent tescili hükümsüz olmakla hükümsüzlük baştan beri sonuç doğuracağından patent ve tasarımdan doğan haklara tecavüz söz konusu olmayacağı gibi haksız rekabet de söz konusu olmayacağından asıl dava yönünden davanın reddi gerektiği, dava konusu tasarım ve patent tescilinin hükümsüz kalması karşısında karşı davanın konusu kaldığı, karşı davanın açılmasına karşı davalı sebebiyet vermiş olup dava tarihi itibariyle de haksız olduğundan aleyhine yargılama gideri ve avukatlık ücretine hükmedildiği gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı dava yönünden dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-karşı davalı vekili ve davalı-karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı-karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı/karşı davacı tarafından müvekkilinden izin ve icazet alınmaksızın koruma altında olan ürünlerin birebir aynılarının veya ayırt edilemeyecek kadar benzerlerinin imalatının ve her türlü ticaretinin yapıldığını, müvekkili şirket adına tescil edilerek kullanılan tasarımların ve patentin aynısının haksız ve hukuka aykırı surette taklit ederek davalı/karşı davacı tarafından kullanıldığını, ihtarlara rağmen işbu haksız eylemlerine son verilmediğini, davalı/karşı davacının yeni ve özgün ürün oluşturabilme imkan ve olanağı varken hiçbir gayret ve çaba harcamadan müvekkilinin ürünlerinin toplumda edindiği bilinirlikten yararlanmaya çalıştığını, davalı/ karşı davacının basiretli davranmadığı gibi kötü niyetli olduğunu, yaratılan haksız rekabetin müvekkiline büyük zarar verdiğini, müvekkilinin ticari itibarının zedelendiğini belirterek İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasını istemiştir.
2. Davalı-karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu, dava konusu edilen ve reddedilen her bir talep için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, karşı dava bakımından da davacının dava açılmasına sebebiyet verdiği dikkate alınarak tasarım hükümsüzlüğü istemi için ayrı patent hükümsüzlüğü için ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın düzeltilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava yönünden yapılan incelemede; İstanbul 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2013/345 E., 2015/188 K. sayılı kararı ile davacının dayandığı ve davalının karşı dava yoluyla hükümsüzlüğünü istediği tasarım tescilinin yeni ve ayırt edici nitelikte olmaması sebebiyle hükümsüzlüğüne karar verildiği, kararın Yargıtay denetiminden geçerek tasarım yönünden kesinleştiği, dava konusu patent yönünden patentin incelemesiz patent olarak 21.03.2012 tarihinde tescil edildiği, tescil sonrasında tescil sahibinin 22.07.2013 tarihinde incelemesiz patent sisteminden incelemeli patent sistemine geçiş talebinde bulunduğu, birinci inceleme raporunun olumsuz gelmesi üzerine başvuru sahibinin talebi üzerine ikinci inceleme işleminin başlatıldığı, ücretlerinin ödenmemesi üzerine patentin geçersizliğine karar verildiği ve 23.10.2017 tarihli bültende yayınlandığı ve patentin hükümsüz hale geldiği, davacı-karşı davalı vekilince de bu hususun son celsede kabul edildiği, davacının dayandığı tasarım tescili ve patent tescilinin hükümsüz olması karşısında, hükümsüzlük baştan beri sonuç doğuracağından, patent ve tasarımdan doğan haklara tecavüzün ve haksız rekabetin söz konusu olmayacağı, bunun neticesinde maddi, manevi ve yoksun kalınan kazanç tazminatına hak kazanılamayacağına yönelik İlk Derece Mahkemesinin kararının isabetli bulunduğu, ancak asıl dava yönünden davaların yığılması söz konusu olduğundan her bir asli talep yönünden ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği, İlk Derece Mahkemesince vekalet ücreti yönünden hatalı hüküm kurulduğu, karşı dava konusuz kaldığından esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair kararın isabetli bulunduğu, karşı davacı tarafından hem tasarımın hükümsüzlüğü hem de patentin hükümsüzlüğü talep edilmiş olmakla, asıl davada olduğu gibi davaların yığılması durumunun bulunduğu, esas hakkında karar verilmemiş ise de karşı davanın açılmasına karşı davalının sebebiyet verdiği, dava tarihi itibarı ile karşı davalının haksız olduğunun belirlendiği, karşı davada davacı lehine sadece bir vekalet ücreti takdirinin yerinde görülmediği, karşı davacının talepleri ayrı ayrı karara bağlandığından her bir ayrı dava açısından karşı davacı yararına ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı/karşı davalı vekilinin asıl ve karşı dava yönünden istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı/karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına asıl dava yönünden tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerin tespiti, durdurulması, önlenmesi, bu suretle haksız tecavüzün giderilmesi, 5.000,00 TL manevi tazminat, 5.000,00 TL maddi tazminat ve 25.318,16 TL yoksun kalınan kazanç kaybı tazminat davaların ayrı ayrı reddine, karşı dava yönünden; tasarım ve patentin hükümsüzlüğü davaları konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-karşı davalı vekili ve davalı-karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı-karşı davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının müvekkiline ait tasarım ve patentin aynısını ve/veya benzerini taklit ederek ürettiğini, sattığını, ticaretini yaptığını, bu suretle müvekkilinin fikri mülkiyet haklarına tecavüzde ve haksız rekabette bulunduğunu, haksız eylemlerine devam eden davalının kötü niyetli olduğunu, davanın kabulü yerine ret kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, yoksun kalınan kazanç talebinin ayrıca bir dava olmayıp asıl tazmşnat talebi ile ortak bir talep olduğunu ve bu talebin reddi halinde davalı lehine ayrıca bir vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı bulunduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı-karşı davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; asıl davada hem tasarıma tecavüzün reddine hem de patente tecavüzün reddine karar verildiğinden iki ayrı maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın bu yönden düzeltilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava, davacının tasarım ve patentten doğan haklarının ihlal edildiği iddiası ile davalının tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin tespiti, durdurulması, önlenmesi ve bu suretle haksız tecavüzün giderilmesi ile maddi ve manevi tazminat ile yoksun kalınan kazanç kaybı tazminatının davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Birleşen dava, karşı davalı adına 2008/10078 sayı ile tescilli "Açılı Bağlantı Elemanı" başlıklı incelemesiz patent ile 2009/04311 sayı ile tescilli "Köşe Bağlantı Elemanı" başlıklı tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.554 sayılı Endüstriyel Tasarımların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 7, 17, 48,49 nci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 56, 57, 58 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı-karşı davalı vekili ve davalı-karşı davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!