11. Hukuk Dairesi 2022/7428 E. , 2023/6525 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
(Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2021/223 Esas, 2022/322 Karar
HÜKÜM :Kısmen kabul
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı şirket arasındaki ticari ilişki kapsamında müvekkili tarafından 13.09.2007 ve 07.01.2008 tarihlerinde ithal edilen ''palm oil'' cins ürünün sabun yapımında kullanılmak üzere davalıya satılıp teslim edildiğini, bu ürün ithal edilirken ''nihai kullanım izni ile sabun imalatında kullanılmak üzere'' şeklinde taahhüt altına girildiğini, bu taahhüt için de müvekkili şirket tarafından Gümrük Müdürlüğüne toplamda 60.209,20 TL depozito bedeli ödendiğini, davalı firmanın taahhüt gereği verilen süre içerisinde bu imalatı gerçekleştirememesi nedeniyle depozitonun geri alınamadığını, bu nedenle davalıya gönderilen ihtarnameye olumlu cevap alınamadığından icra takibine geçildiğini, ancak davalının icra takibine de haksız şekilde itiraz ettiğini ileri sürerek itirazının iptali ile takibin devamına ve %40 oranında icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu ham maddenin belli bir süre içerisinde kullanılması gerektiği yönünde müvekkilinin herhangi bir taahhüdünün bulunmadığını, zaten satış tarihinden itibaren yaklaşık üç yıl boyunca da davacı şirketin taleplerinin olmadığını, davacının basiretli bir tacir gibi davranmadığını, müvekkili şirketin satın almış olduğu ham maddenin kendi mülkiyetinde olduğunu, dolayısıyla herhangi bir taahhüdü bulunmadığından sorumluluğu bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 20.02.2014 tarih, 2012/188 E. ve 2014/138 K. sayılı kararı ile davaya konu teminatın davacı tarafından yatırıldığı hususunda ihtilaf bulunmadığı, tacir olan davalının basiretli bir tacirden beklenen ihtilafa konu ham maddenin amacına uygun kullanımı ile ilgili belgeyi davacıya vermesi, aksi takdirde bu teminatın kendisinden talep edilebileceğini bilmesinin gerektiği, bu haliyle davalı tarafın savunmalarına itibar edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Birinci Bozma Kararı
Dairemizin 17.02.2016 tarih, 2015/10865 E. ve 2016/2447 K. sayılı kararıyla davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, takip öncesi dönem için temerrüt faizi istenebilmesinin temel koşulunun borcun belli bir günde ödenmesi taahhüt edilmemişse borçlunun temerrüte düşürülmesi olduğu, somut olayda, davalı borçlunun mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 101 nci maddesinde (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 117 nci maddesi) belirtilen şekilde temerrüde düşürülüp düşürülmediği, temerrüt var ise, temerrüt faizi açısından konusunda uzman bir bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerğine işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Verilen Direnme Kararı
Mahkemenin 23.06.2016 tarih, 2016/290 E. ve 2016/479 K. sayılı kararı ile bozma ilamına uyulmamasına ve direnilmesine karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
D.Dairemizin İnceleme Kararı
Dairemizin (Kapatılan 19 Hukuk Dairesinin) 30.01.2017 tarih, 2017/452 E. ve 2017/579 K. Sayılı kararı ile bozma kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle direnme kararına ilişkin dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.
E.Hukuk Genel Kurulu Kararı
Hukuk Genel Kurulunun 20.12.2018 tarih, 2017/19-954 E. ve 2018/2024 K. Sayılı kararıyla teknik anlamda bir direnme hükmünün bulunmadığı, dosya kapsamı dikkate alınarak taraflara yüklenen borç ve tanınan hakkın sıra numarası altında belirtildiği açık, infazda şüphe ve tereddüt uyandırmayacak biçimde, usulün aradığı niteliklere haiz kısa karar ve buna uygun gerekçeli karar oluşturulması gerektiği belirtilerek direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
F. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 12.11.2019 tarih, 2019/19 E. ve 2019/246 K. sayılı kararı ile bozma ilamı doğrultusunda temerrüt faizinin doğru hesaplanıp hesaplanmadığı hususunda bilirkişi raporu alındığı, davacı tarafından 60.209,20 TL asıl alacak için 24.11.2010 tarihinde davalıya ihtarname gönderildiği, 24.11.2010 tarihi itibari ile temerrüt şartlarının oluştuğu, temerrüt tutarının 11.375,41 TL olduğu, takip konusu alacağın likit olmayıp yargılamayı gerektiren ve bilirkişi raporu ile hesap edilmesini gerektiren alacak olması sebebi ile icra inkâr tazminatı koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, borçlunun itirazının kısmen iptali ile takibin 60.209,20 TL asıl alacak, 11.375,41 TL işlemiş faiz olmak üzere 71.584,61 TL toplam alacak üzerinden devamına, ( takip tarihinden itibaren işleyecek faizler hariç olmak kaydıyla ), icra inkâr tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
G. İkinci Bozma Kararı
Dairemizin 19.04.2021 tarih, 2020/3998 E. ve 2021/3827 K. sayılı kararıyla davacı tarafın temyizi yönünden, alacağın likit olması nedeniyle mahkemece hükmedilen alacak miktarı üzerinden davacı lehine icra inkâr tazminatına hükmedilmemesinin doğru görülmediği, davalı tarafın temyizi yönünden yapılan incelemede; davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, işlemiş faiz yönünden temyiz istemine ilişkin ise davacının davalıya noter aracılığıyla göndermiş olduğu 24.11.2010 tarihli ihtarnamede, ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde borcun ödenmesi talep edildiği, mahkemece ihtarnemenin tebliğ tarihi araştırılarak ihtarnamenin tebliğ edildiği tarihe 7 gün süre eklenmek suretiyle temerrüt tarihinin tespit edilerek bu tarihten icra takip tarihine kadar süre içerisindeki ... Bankasınca ticari işler için belirlenen değişen oranlarda avans faiz oranı dikkate alınarak bilirkişice yapılacak hesaplama sonucu işlemiş faizin hükme esas alınması gerekirken ihtarname tarihinin temerrüt tarihi olarak kabul edilmesinin doğru görülmediği belirtilerek karar bozulmuştur.
E. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 24.11.2010 tarihli ihtarnamenin tebliğ tarihinin 01.12.2010 olduğu, bozma ilamı doğrultusunda temerrüt faizinin hesabı için bilirkişiden ek rapor alındığı ve raporun hükme esas alındığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne davalı borçlunun itirazının kısmen iptaline, takibin 60.209,20 TL asıl alacak, 10.553,52 TL işlemiş faiz yönünden devamına, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 maddesinin ikinci fıkrası gereğince hükmolunan meblağın yüzde yirmisi oranında 12.041,84 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin, davacı şirkete borcu bulunmadığını, davacının müvekkiline palm oil cinsi ürün sattığını ve bedelini de aldığını, taraflar arasında bu konuda bir ihtilaf bulunmadığını, müvekkilince davacı şirkete palm oil ürününden belli bir süre içerisinde sabun yapma taahhüdü verilmediğini, davalının Gümrük Müdürlüğüne karşı bir sorumluluğu bulunmadığını, davacının zararın meydana gelmesinde asli-tam kusurlu olduğunu, davacı tarafından palm oil cinsi ürünün belli bir sürede sabun yapılacağı hususunun ihtar edilmediğini, davacının basiretli tacir gibi davranmadığını, alacak likit olmadığından mahkemece icra inkâr tazminatına hükmedilmesinin haksız olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
08.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!