11. Hukuk Dairesi 2022/7411 E. , 2024/3358 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/1627 Esas, 2022/1492 Karar
HÜKÜM : Başvurunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Fethiye 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/94 E., 2019/50 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin alacağının sağlanması amacıyla davalı borçlunun Türkiye İş Bankası Fethiye Şubesi tarafından verilen keşide yeri Fethiye, 20.12.2013 tarihli 2043962 çek nolu 30.000,00 TL bedelli çek ile 25.12.2013 tarihli 204345 çek nolu 50.000,00 TL bedelli çeki keşide ederek müvekkili bankanın Fethiye şubesine verdiğini, ancak çek bedellerinin ödenmemiş olması sebebiyle davacı bankanın alacağının sağlanması amacıyla 29.03.2018 tarihinde masraf ve vekalet ücreti hariç 120.939,85 TL alacağın tahsili için Fethiye İcra Müdürlüğü'nün 2018/17457 E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığını, ancak davalının takibe itirazı neticesinde takibin durduğunu, davalı borçlunun itirazının haksız olduğunu ve alacaklarının zamanaşımına uğramadığını belirterek davalı borçlunun itirazlarının iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya dayanak olan icra takibine konu çekin zamanaşımına uğradığını, sebepsiz zenginleşme zamanaşımının da gerçekleştiğini ve müvekkilinin borcunun da olmadığını, davacı bankanın kötü niyetli olmasından dolayı kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 50.000,00 TL'lik çekin keşide tarihinin 25.12.2013, 30.000,00 TL'lik çekin keşide tarihinin ise 20.12.2013 tarihi olduğu, bu çeklere dayalı icra takibinin 29.03.2018 tarihinde başlatıldığı, bu tarihten önce zamanaşımını kesen herhangi bir sebebin bulunmadığı, dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 732 nci maddesinin son fıkrası uyarınca, zamanaşımı süresinin poliçenin zamanaşımına uğradığı tarihi takip eden tarihten itibaren bir yıl olduğu, 6102 sayılı Kanun'un 796 ncı maddesinde bir çek düzenlendiği yerde ödenecekse 10 gün içinde muhataba ibraz edilmesi gerektiği, davaya konu çeklerin keşide yerinde ödenecek çeklerden olduğu ancak her iki çekin de ibraz süresi geçtikten sonra bankaya ibraz edildiği, 6102 sayılı Kanun'un 814 üncü maddesine göre hamilin başvurma hakkının çekin ibraz süresinin bitiminden itibaren 3 yıl geçmekle zamanaşımına uğradığı, somut olayda 30.000,00 TL bedelli çekin 30.12.2016 tarihinde, 50.000,00 TL bedelli çekin 04.01.2017 tarihinde zamanaşımına uğradığı, icra takibinin ise 29.03.2018 tarihinde başlatıldığı, dolayısıyla her iki çek için de 732 nci madde uyarınca sebepsiz zenginleşme nedeniyle açılacak davaların da zamanaşımı sürelerinin dolduğu bu nedenle davanın zamanaşımı nedeniyle davanın reddinin gerektiği, davacının zamanaşımına uğramış çekler nedeniyle takip yapması nedeniyle haksız olduğu anlaşılsa da kötü niyetli olduğu ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; her ne kadar takibe konu çekler için 3 yıllık zamanaşımı süreleri dolmuş olması sebebiyle kambiyo senedi vasfını yitirmiş olsalar da mevcut halleri ile yazılı delil başlangıcı teşkil ettiklerini, bu haliyle adi belge niteliğinde olduklarını ve alacaklarının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nda (6098 sayılı Kanun) yazılı olan 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı takibe konu çeklerin bankaya ibraz süresi geçtikten sonra ibraz edildiği ve zamanaşımına uğradıktan sonra ilamsız icra takibine konu edildiği, zamanaşımına uğramış çekin kambiyo vasfını yitirdiği, zamanaşımına uğramış çeklerin adi senet niteliği taşımadığı, davacının takip konusu çeklerin yazılı delil başlangıcı sayılacağına ilişkin iddiası bulunsa bile çeklerin asıl borç ilişkisine dayanak yapıldığına dair iddiası veya dosyaya sunmuş olduğu bir delili bulunmadığı, süresinde ibraz edilmeksizin zamanaşımına uğrayan bu çeklerin tek başına ilamsız icra takibine konu edilemeyeceği gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, zamanaşımına uğramış çeklere dayalı ilamsız icra takibine vaki itirazın iptalinin gerekip gerekmediğine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı banka harçtan muaf olduğundan ödediği temyiz ilam harcı ve temyiz başvuru harcının isteği halinde temyiz eden davacı Banka'ya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!