11. Hukuk Dairesi 2022/7391 E. , 2024/5412 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1394 Esas, 2022/1461 Karar
HÜKÜM : Davanın kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ergani 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2015/1110 E., 2019/599 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili, davalılar Denizbank A.Ş. vekili, Şekerbank T.A.Ş. vekili ve Türkiye Finans Katılım Bankası A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar Denizbank A.Ş. vekili, Qnb Finansbank A.Ş. vekili, Şekerbank T.A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle Bölge Adliye Mahkemesince 02.11.2022 tarihli ek kararı ile davalı ... A.Ş. vekilinin temyiz isteminin bu davalı yönünden kararın kesin olması nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalılar Qnb Finansbank A.Ş. vekili ve Şekerbank T.A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 160.660,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile dava dışı ... Trans Nak. ... Ltd. Şti. arasında çimento alımı konusuna ilişkin olarak sözleşme yapıldığını, taraflar arasındaki bu sözleşmeye göre müvekkilinin vermiş olduğu çeklere karşılık olarak dava dışı ... Trans Nak. ... Ltd. Şti.'nin müvekkili şirkete 01.08.2015 tarihinden itibaren mal teslimi yapması gerekirken malın teslim edilmediğini, müvekkili şirketin dolandırılmaya çalışıldığını, bunun üzerine taraflar arasındaki sözleşmenin feshedildiğini, dava dışı ... Trans Nak. ... Ltd. Şti.'nin süresinde mal teslimi yapmaması üzerine müvekkili şirketin Diyarbakır 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/557 E. sayılı dosyasında menfi tespit davası açtığını, bu davada sözleşme konusu çeklerin bedellerinin ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verildiğini, müvekkili şirketin keşide ettiği çeklerin davalı bankalar tarafından dava dışı ... Trans Nak. ... Ltd. Şti.'ye kullandırılan kredilerin tahsil edilmemesi nedeniyle davalı bankalarca el konularak rehin alındığını ve rehin cirosu ile davalı bankalarda bulunan işbu çekler nedeniyle müvekkili şirketin davalı bankaların icra tehdidi altına kaldığını, çeklerin rehin cirosu ile devrinin mümkün olmaması nedeniyle davalı bankaların yetkili hamil olmadığını ileri sürerek dava konusu çekler yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... Finansbak A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; müvekkili bankanın 06.09.2015 tarihli ve 38.000,00 TL bedelli çek için ihtiyati haciz kararı alarak icra takibi başlattığını, icra takibinin davadan önce olması nedeniyle takibin durdurulmasına karar verilemeyeceğini, bu yöndeki tedbirin kaldırılması gerektiğini, aralarında zorunlu ya da ihtiyari dava arkadaşlığı bulunmayan altı farklı bankanın aynı davada davalı olarak yer alamayacağını, dava dışı ... Trans Nak. ... Ltd. Şti.'nin müvekkiline davaya konu çekleri borçlarına karşılık olarak ciro ve teslim ettiğini, müvekkili bankanın çeklerin yetkili ve iyiniyetli hâmili olduğunu, davacının ileri sürdüğü hususların ise lehtarla kendi arasında olup müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini, davacı şirketin keşidecisi olduğu ve dava dışı ... Trans Nak. ... Ltd. Şti. tarafından müvekkili bankaya borçlarına karşılık ciro ve teslim edilmiş dört adet çekin karşılığını hiçbir itirazı olmaksın keşideci tarafından ödendiğini, bankaya cironun tahsil veya rehin için yapıldığı konusunda senette veya çekte bir açıklık yoksa cironun temlik amacıyla yapıldığının kabulü gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; müvekkili banka ile dava dışı ... Trans Nak. ... Ltd. Şti. arasında imzalanan genel kredi sözleşmelerine istinaden kredi kullandırıldığını, dava konusu kambiyo senetlerinin temlik cirosu ile müvekkiline devredildiğini, söz konusu çeklerin kredi borcunun ödenmesi için müvekkili bankaya ifa amaçlı verildiğini, dava konusu çekler hakkında icra takibi başlatıldığını, kambiyo senedinin ticari hayatın güvenligi kapsamında bir ödeme aracı olduğunu, aksinin iddia edilmesi halinde çekin ödeme aracı vasfına sahip olmayacağı, bununla birlikte sebepten mücerretlik ilkesinin de yok sayılacağı sonucunu doğuracağını beyan ederek davanın reddini savunmuş, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
3.Davalı ...Ş. vekili; müvekkili banka ile dava dışı ... Trans Nak. ... Ltd. Şti. arasında akdedilen genel kredi sözleşmelerine istinaden müvekkili tarafından adı geçen şirkete kredi kullandırıldığını, müvekkili bankaya dava konusu çeklerin temlik cirosu ile teslim ve devredildiğini, söz konusu çeklerin rehin amacıyla değil ancak ifa amacıyla bankaya temlik ve teslim edildiğini, kambiyo senetlerinde illetten mücerretlik ilkesinin geçerli olduğunu, müvekkilinin çeklerin yetkili hâmili konumunda olduğunu, çekleri keşide eden davacının çek hâmili olan müvekkiline karşı borçlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiş, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
4.Diğer davalılar, davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu çeklerin davacı ile dava dışı şirket arasındaki ticari ilişkiye istinaden verildiği, çeklerin dava dışı şirket tarafından davalı banka nezdinde kullanılan kredi sözleşmesi içerisinde davalıya teslim edildiği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 689 uncu maddesine göre cironun rehin cirosu olabilmesi için senet üzerinde “bedeli teminattır” "bedeli rehindir” ibaresi veya rehnetmeyi belirten diğer bir kaydı taşıması gerektiği, dava konusu çek üzerinde böyle bir kayıt bulunmadığından davalıya yapılan cironun temlik cirosu olduğu, dava konusu çekin teminat olarak değil, kredi sözleşmeleri gereği borcundan mahsup edilmek maksadı ile temlik alındığının banka cevaplarından anlaşıldığı, keşideci ile lehtar arasındaki hukuki ilişkiden kaynaklanan şahsi defilerin ciro yoluyla hamil olan davalı bankaya karşı ileri sürülmesi için çekin iktisabında bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olma şartına bağlandığı, davacı tarafından davanın reddedildiği çekler yönünden bu hususun da ispat edilmediği, kabul edilen çekler yönünden bankalardan gelen cevaplarda teminat çeki olduğu belirtildiğinden bu çekler yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalılar Denizbank A.Ş. vekili, Şekerbank T.A.Ş. vekili ve Türkiye Finans katılım Bankası A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece dava konusu 5 adet çek hakkında davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, yargılama aşamasında davalı bankalara dava konusu çeklerin teminat amacıyla alınıp alınmadığına veya ne amaçla alındığına dair müzekkere yazıldığını, davalı bankaların tümünün vermiş olduğu cevapta çeklerin teminat amacıyla alındığının belirtildiğini, dava konusu çeklerin tamamı yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, bir kısım çekler yönünden davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyan ederek bu çekler yönünden de davanın kabulünü istemiştir.
2.Davalı Türkiye Finans Katılım Bankası A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili ile dava dışı ... Trans Nak. ... Ltd. Şti. arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını ve sözleşmeye istianeden kredi kullandırıldığını, dava konusu çeklerin dava dışı ciranta ... Trans Nak. ... Ltd. Şti.'nin kredi borcunun tahsili ve tahsil edildiği oranda kredi borçlarından mahsup edilmek üzere, müşterinin tahsil ve teminat hesaplarına karşılık alındığı şeklinde beyanda bulunulduğunu, müvekkili bankanın ... Trans Nak. ... Ltd. Şti.’nin borcuna karşılık bankaya verilen teminat çeki olduğunu, dava konusu çekin müvekkili bankaya temlik cirosu ile geçtiğini, müvekkili bankanın iyiniyetli hâmil olduğunu, dava konusu çeklerin teminat senedi olarak değil, tahsilinde ve tahsil edildiği oranda kredi borcundan mahsup edilmek üzere müvekkili bankaya ciro ve teslim edildiğini beyan ederek davanın reddini istemiştir.
3.Davalı ...Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporlarının yetersiz, eksik ve hatalı bir kanaat içerdiğini, rapora itirazların mahkemece dikkate alınmadığını, müvekkili banka ile dava dışı ... Trans Nak. ... Ltd. Şti. arasında akdedilen genel kredi sözleşmelerine istinaden müvekkili tarafından adı geçen şirkete kredi kullandırıldığını, müvekkili bankanın kredi borçlusu ve dava konusu çeklerin cirantası olan ... Trans Nak. ... Ltd. Şti. tarafından dava konusu çeklerin temlik cirosu ile teslim ve devredildiğini, kambiyo senetlerinde illetten mücerretlik ilkesinin geçerli olduğunu, müvekkilinin çeklerin yetkili hâmili konumunda olduğunu, çekleri keşide eden davacının çek hâmili olan müvekkiline karşı borçlu olduğunu, dava konusu çeklerin hiçbirinin üzerinde rehin veya teminat için verildiğine ilişkin tek bir ibare dahi bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
4.Davalı ... A.Ş. Vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile dava dışı ... Trans Nak. ... Ltd. Şti. arasında imzalanan genel kredi sözleşmelerine istinaden kredi kullandırıldığını, dava konusu çeklerin tahsilinde ve tahsil edildiği oranda kredi borcundan mahsup edilmek üzere müvekkili bankaya ciro ve teslim edildiğini, çeklerin cirosunda “bedeli teminattır” veya “bedeli rehindir” şeklinde bir ibare bulunmadığını, çeklerdeki cironun ise rehin cirosu olmadığı aksine temlik cirosu olduğunun açık olduğunu, bilirkişi raporunun çelişkili olduğunu, teminat olarak verildiği yönünde hiçbir açıklama yapılmadığını, Ergani İcra Hukuk Mahkemesinin 2015/53 E. sayılı dosyası ile bu dosyadaki istinaf ve Yargıtay ilamlarının dikkate alınmadığını, Mahkeme kararının çelişkili olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece bankalara yazılan müzekkereler ile dava konusu çeklerin dava dışı ... Trans Nak. ... Ltd. Şti.'den davalı bankalara hangi amaçla verildiğinin sorulduğu, bankalarca verilen cevaplarda çeklerin krediye teminat amacı ile alındığının bildirildiği, 6102 sayılı Kanun'un 689 uncu maddesinde rehin cirosuna atıfta bulunulmadığı ve çekin bir ödeme vasıtası olduğu, davalı bankaların çekleri gizli rehin cirosuyla elinde bulundurduklarını ikrar ettikleri, mahkemece dava konusu çeklerin tamamı hakkında davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve hatalı gerekçe ile bir kısım çekler hakkında davanın reddine karar verilmesinin yerinde olmadığı, dava dilekçesinde Deniz Faktoring A.Ş.' nin hamil olduğu 23.09.2015 keşide tarihli ve 38.300,00 TL bedelli çek hakkında da dava açılmış ise de mahkemece yargılama aşamasında 12.01.2017 tarihli ara karar ile bu çek yönünden davanın tefrik edildiği, bu alacağı Deniz Faktoring A.Ş.'den temlik alan Mega Varlık Yönetim A.Ş.'nin gerekçeli karar başlığında davalı olarak gösterilmesinin maddî hata olarak kabul edidiği ve karar başlığında bu hususun düzeltildiği, davalılar arasında ihtiyarî dava arkadaşlığı bulunup ihtiyarî dava arkadaşlığında karar kesinlik sınırının her bir davalı için ayrı ayrı belirlendiği, buna göre, davalıların hâmili oldukları çeklerin tutarları toplamı dikkate alındığında, ING Bank A.Ş. yönünden iki adet çek toplamı 84.500,00 TL, Denizbank A.Ş. yönünden iki adet çek toplamı 96.800,00 TL ve Türkiye Finans ... A.Ş. yönünden bir adet çek tutarı 48.000,00 TL olduğundan karar tarihi itibariyle adı geçen davalılar yönünden kesin, diğer davalılar yönünden ise temyizi kabil olarak verildiği gerekçesiyle davalılar Denizbank A.Ş., Şekerbank T.A.Ş. ve Türkiye Finans ... A.Ş. vekillerinin istinaf başvurularının reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın tüm davalılar yönünden kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar Qnb Finansbank A.Ş. vekili ve Şekerbank T.A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı ...Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu çeklerin temlik cirosu olarak alındığını, teminat amacıyla alınmadığını,çeklerin üzerinde rehin-teminat için alındığına dair bir ibare bulunmadığını, müvekkilinin çekin meşru iyiniyetli hamili olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı ...Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu çeklerin teminat amacıyla alınmadığını, kullandırılan kredi borçlarının tahsili için alındığını, çeklerin üzerinde rehin veya teminat amacıyla verildiğine dair bir ibare bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacının keşidecisi olduğu çeklerden dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.
3.6102 sayılı Kanun'un 684, 689, 818 inci maddeleri.
4.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2023/11-589 E., 2024/212 K. ve 24.04.2024 tarihli kararı.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2019/407 E., 2020/1389 K. ve 09.07.2020 tarihli kararı.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2018/1904 E., 2019/4730 K. ve 10.10.2019 tarihli kararı.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2017/5473 E., 2018/5956 K. ve 21.11.2018 tarihli kararı.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2016/19546 E., 2018/4930 K. ve 15.10.2018 tarihli kararı.
3. Değerlendirme
1.... yazılı senetlerin devredilmesinde söz konusu olan ciro, yapılış amacı yönünden temlik, tahsil ve rehin cirosu olmak üzere üçe ayrılmaktadır. Amaç senedin mülkiyetini ve senette mündemiç alacak hakkını devretmek ise "temlik cirosu" söz konusudur. 6102 sayılı Kanun'un 684/1 inci maddesi; "ciro ve zilyetliğin geçirilmesi ile poliçeden doğan bütün haklar devrolunur" hükmünü haizdir. Buna göre temlik cirosu ile senedin mülkiyetinin ve senedin içerdiği hakkın devri için ciro işlemi yanında taraflar arasında devir sözleşmesinin bulunması ve senet zilyetliğinin geçirilmesi gerekir. Temlik cirosu ile ciranta artık senedin nihai alacaklısı sıfatını kaybeder ve ciro yaptığı şahsa ve ondan sonra gelecek olanlara karşı sorumlu olur. Ciro şerhinden aksi anlaşılmadıkça her ciro, kural olarak temlik cirosu hükmündedir.
2.Rehin cirosu, poliçeye ilişkin hükümler kapsamında 6102 sayılı Kanun'un 689 uncu maddesinde düzenlenmiştir. Bononun niteliğine aykırı düşmemek koşuluyla uygulanacak poliçe hükümlerinin sayıldığı 6102 sayılı Kanun'un 778 inci maddesinde aynı Kanun'un 689 uncu maddesine atıfta bulunulduğu için bononun da rehin cirosuyla devri mümkündür. Buna karşılık çeke uygulanacak poliçe hükümlerinin sayıldığı 6102 sayılı Kanun'un 818 inci maddesinde aynı Kanun'un 689 uncu maddesine atıfta bulunulmadığı için çekte rehin cirosu mümkün değildir. Bunun en önemli nedeni görüldüğünde ödenmesi gereken ve kısa ibraz sürelerine tâbi olan çekin bir ödeme aracı olmasıdır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 09.12.2021 tarihli ve 2017/(19)11-831 Esas, 2021/1622 Karar sayılı kararı).
3.Çekte açık veya gizli (örtülü) rehin cirosu geçersizdir. Buna karşılık diğer kambiyo senetlerinde olduğu gibi çekte de teminat amacıyla inançlı temlik cirosu yapılabilir. Bu itibarla her ikisi de görünüşte temlik cirosu olarak yapıldığından bu cironun teminat amacıyla inançlı temlik cirosu mu yoksa gizli (örtülü) rehin cirosu mu olarak nitelendirileceği önemli bir husustur. Başka bir deyişle görünüşte temlik cirosu şeklinde olan bir cironun gizli (örtülü) rehin cirosu mu yoksa teminat amacıyla inançlı temlik cirosu mu olduğunu tespit etmek, ekonomik işlevleri aynı olmakla birlikte özellikle çeklerde bu ciroların hukuki sonuçlarının çok farklı olması göz önüne alındığında büyük önem taşıdığı ortadadır. Gerçekten de çeklerde yapılan cironun gizli (örtülü) rehin cirosu kabul edilmesi hâlinde ciro geçersiz olurken; teminat amacıyla inançlı temlik cirosu olarak kabul edilmesi hâlinde ise geçerli bir cironun varlığından söz edilecektir.
4.Çekte rehin cirosu geçersiz olduğundan bir çeki rehin cirosuyla devralan kişinin yetkili hamil olmadığı hususu düzenleyen tarafından mutlak def'i kapsamında ileri sürülebilecek bir konudur. Ancak teminat amacıyla inançlı temlik cirosunda devreden (inanan) ile devralan (inanılan) arasındaki inanç anlaşmasına konu olan teminat hususu, inanç anlaşmasının taraflarını ilgilendirdiğinden düzenleyen tarafından hamile karşı ileri sürülemez. Başka bir deyişle teminat amacıyla inançlı temlik cirosunda senet borçlusu, devreden ile devralan arasındaki teminata ilişkin inanç anlaşmasına konu teminat hususuna dayanamaz. Zira teminat amacıyla inançlı temlik cirosunda inanç anlaşması sadece devreden ve devralanın dayanabileceği bir kişisel def'idir ve hatta senet borçlusu devreden ile olan kişisel def'ilerini devralana karşı ileri süremez. Gerçekten de çekler için de uygulanacak olan 6102 sayılı Kanun'un 687 nci maddesi; "Poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri başvuran hamile karşı ileri süremez; meğerki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun" hükmünü haizdir. Buna göre düzenleyen, lehtar tarafından teminat amacıyla inançlı temlik cirosu ile devredilen çeke ilişkin olarak lehtar ile olan kişisel def'ilerini iyiniyetli hamile karşı ileri süremeyeceği gibi cironun tarafları arasındaki inanç sözleşmesine konu teminat hususuna da menfi tespit davasında dayanamayacaktır.
5.Bu kapsamda senet borçlusu, devreden ile devralan arasındaki teminata ilişkin inanç anlaşmasına dayanamasa da görünüşteki temlik cirosunun esasında gizli (örtülü) rehin cirosu olduğunu iddia edebilir. Bu durumda bir çekte görünüşteki temlik cirosunun esasında gizli (örtülü) rehin cirosu olduğunu ispat yükü bu hususu iddia eden tarafa aittir (6100 sayılı Kanun, md. 190/1). Bu durum, çekin ödeme aracı olması dolayısıyla ödeme amacıyla verildiğinin karine olarak kabul edilmesinden kaynaklanmaktadır. Gerçekten de bu karine adi karine olduğundan çekin ödeme amacı dışında örneğin bir borç için rehin olarak verildiğini ileri süren borçlu, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
6. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden dava dışı ... Trans Nak. ... Ltd. Şti. ile davalı bankalar arasında kredi sözleşmesi bulunduğu ve kredi borcu nedeniyle dava konusu çekin davalılara ciro edildiği, çekler üzerinde çekin bankaya rehin cirosu ile devredildiğine ilişkin herhangi bir açıklamanın bulunmadığı, dava konusu çeklerin gizli (örtülü) rehin cirosuyla değil, teminat amacıyla inançlı temlik cirosu ile devredildiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla dava konusu çekin dava dışı ... Trans Nak. Ltd. Şti' nin kredi borcuna teminat olarak alınmasının tek başına rehin cirosuna meydan vermeyeceği gözetildiğinde davalıların dava konusu çekleri teminat amacıyla inançlı temlik cirosuyla devralarak meşru hamil olduğu kabul edilmelidir. Dolayısıyla davacının (düzenleyenin) cironun tarafları arasındaki inanç anlaşmasına konu olan teminat hususunu da eldeki davada ileri sürmesine imkân bulunmadığından davanın reddi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş kararın temyiz eden davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harçlarının istekleri halinde ilgililere iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.07.2024 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
(Karşı Oy) (Karşı Oy)
MUHALEFET ŞERHİ
Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin kararı usul ve yasaya uygun olduğundan onanması gerektiği düşüncesinde olduğumuzdan, sayın çoğunluğun bozma yönündeki görüşüne katılmıyoruz.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!