11. Hukuk Dairesi 2022/7330 E. , 2023/6406 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/219 Esas, 2020/300 Karar
DAVA TARİHİ : 13.07.2012
HÜKÜM : Davanın reddi
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı ...'a kullandırılan kredi için düzenlenen kredi sözleşmesini davalının da müşterek borçlu/müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek borçlular hakkında takip başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerek şimdilik 7.500,00 TL'nin cari ticari kredi temerrüt faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
Davacı vekili 23.05.2014 tarihli ıslah dilekçesi ile talep sonucunu 50.872,52 TL'ye çıkarmış ve 22.276,97 TL asıl alacak için temerrüt faizi talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; asıl borçluyu tanımadığını, davaya dayanak sözleşmeye imza atmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 18.07.2014 tarih, 2012/440 E. ve 2014/474 K. sayılı kararı ile davalının müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla kredi sözleşmesine kefil olduğu, bilirkişi raporundaki hesaplamanın yerinde bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 7.500,00 TL'nin dava tarihinden, 43.372,52 TL'nin ıslah tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, davalı asıl tarafından temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 23.02.2015 tarih, 2014/17425 E. ve 2015/2391 K. sayılı kararıyla davalı tarafından imzası inkar edilen ve dava konusu alacağa dayanak yapılan müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla davalıya atfen imzalanmış belge aslındaki imzanın davalıya ait olup olmadığı yönünde net bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gereğine işaret edilerek Mahkeme kararı bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen sayılı kararı ile davacı bankaya müzekkere yazıldığı, davacı vekiline söz konusu belge aslını sunmak üzere kesin süre verildiği ancak davacı tarafın söz konusu kredi sözleşmesi bağlantı ve limit artışına ilişkin sözleşme aslını sunamadığı, davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu kredi sözleşmesinin davalının eli ürünü olduğu ve müvekkili bankanın eldeki dava açısından haklılığı Adli Tıp Kurumu raporu ile ispat edildiğini, davacı tarafından yemin deliline dayanıldığını, yemin delilinin hatırlatılmadığını, dava konusu kredi sözleşmesinin Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/9 E. sayılı dosyasında bulunduğunun bilindiğini, ancak söz konusu sözleşmesinin aslına ulaşılamadığını, bu durumda Mahkeme tarafından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220 nci maddesinin ikinci fıkrasının uygulanması gerektiğini, bu husus da göz ardı edilerek doğrudan davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya açıkça aykırı olduğunu belirterek Mahkeme karının bozulmasını istemiştir.
10.10.2022 havale tarihli ek temyiz dilekçesi ile asıl borçludan olan banka alacağının ödendiğini, borç kapanmış olduğundan davalı kefilin kefaleten sorumluluğu sona erdiğini, alacak sona ermiş olduğundan Mahkemece davanın konusuz kalması sebebi ile karar verilmesine yer olmadığı şeklinde karar verilmesi gerektiğini belirterek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kredi sözleşmesinin müşterek borçlu müteselsil kefili olan davalıdan ödenmeyen kredi borcunun tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 581 vd. maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
02.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!