11. Hukuk Dairesi 2022/7282 E. , 2024/3035 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1560 Esas, 2022/1260 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/367 E., 2020/33 K.
Taraflar arasındaki marka ile ilgili Kurum kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının 2016/92595 başvuru sayılı ve “şekil + KÜLTÜR ÇOCUK ANAOKULU-KREŞ-ETÜT-OKUL” ibareli markasına müvekkilinin “KÜLTÜR” ibareli markalarını mesnet göstererek yaptıkları itirazın davalı Türk Patent ve Marka Kurumu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa markaların benzer olduğunu, “kültür” ibareli markaların zayıf marka olmadığını, “KÜLTÜR” markasının müvekkili tarafından “eğitim” alanında yoğun ve yaygın bir şekilde kullanıldığını, davalının kötü niyetle söz konusu markayı tercih etmiş olduğunu, markaların kapsamındaki emtianın örtüştüğünü, başvurunun seri marka algısı yaratacağını ileri sürerek, YİDK kararının iptaline ve davalı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı şirket davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının "şekil+KÜLTÜR ÇOCUK ANAOKULU-KREŞ-ETÜT-OKUL" ibareli başvuru markasıyla davacının "KÜLTÜR" ibareli markaları arasında görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makul düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, dava konusu markayı gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden bunun davacının "KÜLTÜR" ibare ve biçimli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, bu markalar arasında yanılgı yaşayabileceği, taraf markalarının idari ve ekonomik açıdan birbirleriyle bağlantılı, işletmesel kökenlerinin aynı olduğu konusunda ortalama düzeydeki tüketici kesiminde bir yanılgı yaşanabileceği, bu açıdan 556 sayılı KHK'nın 8/1 maddesindeki iltibas koşulların oluştuğu, davacı tarafın tanınmışlık ve kötü niyet iddiaları kanıtlanmasa da markalar arasında iltibas koşulu oluştuğundan bu durumun sonuca etkili görülmediği gerekçesiyle, davanın kabulüne, dava konusu YİDK kararının bu davanın tarafları yönünden iptaline, dava konusu marka tescilli olmadığından hükümsüzlük konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporuna itirazları karşılanmadan hüküm kurulduğunu, davalı markasındaki ilk algılanan unsur olan logonun markayı davacının markalarından genel görünüm olarak ayırdığını, markalar arasında iltibasa sebep olacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, “KÜLTÜR” ibaresinin 41. sınıfta ayırt ediciliği düşük bir kelime olduğunu, mahkemenin kabulünün aksine 41. sınıf hizmetlerin tüketicilerinin dikkat ve algı düzeylerinin yüksek olduğunu ileri sürerek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı adına tescilli "KÜLTÜR" esas unsurlu çok sayıda marka bulunduğu, bu ibarenin dava konusu başvuruda da esas unsur olarak yer aldığı, başvuru markasındaki "çocuk, anaokulu, etüt ve okul" kelimelerinin başvuruya ayırt edicilik katmadığı ve başvuruyu davacı markalarından farklılaştırmadığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 08.01.2020 tarih ve 2019/1895 E. - 2020/123 K. sayılı ilamının da bu yönde olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporu ve ilk derece mahkemesi kararı gerekçesinde iltibas değerlendirmesi açısından ortalama düzeydeki tüketici kitlesi esas alınmış ise de, bu hali ile dava konusu markanın 41. sınıfın dikkat ve özen seviyesi daha yüksek tüketicileri bakımından dahi davacının markaları ile ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, somut olay açısından iltibas değerlendirmesinin hakimin hukuki bilgisi ile çözümlenebilecek olması karşısında, itiraz üzerine bilirkişi heyetinden ek rapor aldırılmasına gerek olmadığı gerekçesiyle davalı TÜRKPATENT vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka ile ilgili Kurum kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı Kurum vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!