WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2022/7250 E.  ,  2024/3121 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1547 Esas, 2022/1182 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/51 E., 2020/260 K.

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2019/23921 sayılı “Mag + şekil” ibareli markanın tescili için yaptığı başvurunun “mag consulting ” , “MAG CONSULTING + şekil”, “MAG + şekil” ve “MAG” ibareli markalar mesnet gösterilerek 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi uyarınca nihai olarak reddedildiğini, oysa karşılaştırılan markalarda ortak olan zayıf ayırt ediciliğe sahip “mag” ibaresinin genel izlenim bakımından belirleyici olmadığını, markaların içerdiği diğer unsurların dikkate alınması gerektiğini, müvekkili firmaya ait marka ile redde mesnet markalar bütün olarak incelendiklerinde aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer olmadıklarını, müvekkilinin 175 yıldır sigortacılık alanında faaliyet gösterdiğini ve markasının global arenada zaten en bilinen markalardan biri haline geldiğini, 1903 yılında Türkiye’de faaliyetlerine başladığını, markasının tüketici nezdinde ayırt edicilik kazandığını, müvekkilinin “MAG” markasının üstün hak sahibi olduğunu, davaya konu ve itiraza mesnet markaların farklı alanda hizmet verdiklerini ileri sürerek, YİDK kararının iptaline ve dava konusu markanın tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya ait "Mag+şekil" ibareli dava konusu başvurusunda yer alan şekil ve renk unsuru ile sözcük unsurundaki yazı karakteri, başvuru markasının reddine mesnet alınan "mag consulting", "MAG CONSULTING+şekil","MAG+şekil", "MAG" ibareli markalardan farklılaşmasını sağladığı, aynı şekilde redde mesnet alınan markalardaki şekil ve renk unsurlarının da yine değerlendirme konusu mutlak tescil engeli bakımından de farklılaşma sağladığı, dolayısıyla da karşılaştırılan markalar arasında ayniyet bulunmadığı gibi ayırt edilemeyecek derecede benzerlik de bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; başvuru ile redde gerekçe gösterilen markaların görsel, işitsel ve anlamsal yönden ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, taraf markalarında ayırt edici unsur “MAG” ibaresi olup başvurudaki şekil unsurunun ayırt ediciliği sağlamadığını, başvurunun aynı/aynı tür mallar için tescil ettirilmek istendiğini, tescilli bir marka var iken ayırt edilemeyecek derecede benzer bir markanın tescilinin yapılmasının hukuken mümkün olmadığını, davacının başvuru konusu markanın gerçek hak sahibi olduğu iddiasının da mesnetsiz olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mutlak ret sebepleri arasında yer alan 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi hükmünün uygulanabilmesi için markalar arasındaki benzerliğin iltibasa yol açacağının ayrıca inceleme yapılmasını gereksiz kılacak derecede güçlü ve açık olması gerektiği, somut uyuşmazlıkta başvuruda ve redde mesnet markalarda "MAG" unsuru yer almakta ise de, markaların içerdikleri şekil unsurunun markaları farklılaştırdığı ve 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi anlamında ayırt edilemeyecek derecede benzer olmaktan çıkarttığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; başvuru konusu marka ile redde mesnet markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi anlamında benzerlik bulunduğunu, başvuru markası ile redde gerekçe gösterilen markaların esas unsurunun ''MAG'' ibaresi olduğunu, başvuru markasında bulunan şekil unsurunun tali nitelikte olup markada ayırt edici niteliği bulunmadığını, redde mesnet markalar ayırt edicilik özelliğini sağlayan markanın çekirdeğini oluşturan işaretin '' MAG'' ibaresi olduğun ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

22.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.