WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2022/7225 E.  ,  2024/3128 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1421 Esas, 2022/1088 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/244 E., 2020/31 K.

Taraflar arasındaki TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin "Go" esas unsurlu markaların sahibi olduğunu, davalı şirketçe yapılan 2017/19543 sayılı "Sigo" ibareli marka başvurusuna önceki tarihli markaya ve ticaret unvanına iltibas, tanınmışlık ve kötü niyet vakıalarına dayalı olarak yapmış oldukları itirazın nihai olarak TÜRKPATENT YİDK tarafından reddedildiğini ileri sürerek davaya konu YİDK kararının iptaline ve başvuruya konu markanın hükümsüz kılınarak sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1. Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının isabetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2. Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davacı ile müvekkilinin müşteri çevrelerinin tamamen birbirinden farklı olup, tüketicilerin yanılma olasılıkları olmadığını, müvekkili firma ile davacı şirket arasında kesişen faaliyet alanı bulunmadığını, bu anlamda tamamen başka ve farklı nitelikteki müşterilere hizmet verildiğini, davacıya ait 2002/21178 kod numaralı markanın 36. sınıf kapsamında kullanılmadığını, markaların yazılış biçimleri ve görünümlerinin tamamen farklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı markasının esaslı unsuru olan GO kelimesinin, davalının “sigo” ibareli markasında aynen ve kül halinde yer almakla birlikte markanın sadece bu ibareden oluşmadığı, ''sigo'' şeklinde okunan, bütün olarak algılanan ve fantezi bir ibare olarak zihinde özel bir çağrışım yaratmayan davalı markasının, davacı markaları karşısında yeterli düzeyde farklılaştığı, davacı markasının gerek renk tasarımı, gerekse de kompozisyonu itibariyle yarattığı bütünsel algı göz önünde bulundurulduğunda, davalı başvurusunun bütün olarak bıraktığı genel izlenimin, davacı markalarından farklı olduğu, bu kapsamda, davalı markasının son hecesi olan GO ibaresinin, tek başına markaların benzerliğine yol açmayacağı, zira mezkur markanın parçalara bölünerek incelenmesinin Marka Hukukunun genel ilkelerine aykırı olduğu, davalı marka başvurusunun kapsadığı taraf markalarının kapsadığı 36 sınıflardaki hizmetlerin tüketicileri toplumun her kesiminden kişiler olmakla birlikte, işbu mal ve hizmetlerin kullanım amaçları, mahiyetleri ve fiyatları gereği tüketicilerin daha dikkatli ve özenli olacakları, buna göre 2017/19543 kod numaralı sigo ibareli davalı markası ile 2002/21178 ve 174119 sayılı davacı markaları arasında bağlantı kurma ihtimali kapsamında “benzerlik” ve iltibas tehlikesi bulunmadığı, davacı markalarının tanınmışlığının ispatına yönelik herhangi bir delil sunulmadığı, davacının ticaret unvanının somut olayda bir tescil engeli oluşturmadığı, kötü niyet iddiasının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu YİDK kararında kabul edilenin aksine somut olayda iltibas koşullarının gerçekleştiğini, müvekkili markasının esas unsurunun "GO" ibaresi olduğunu ve davaya konu markada söz konusu esas unsurun aynen kullanıldığını, dolayısıyla markalar arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik olduğunu, marka kapsamlarındaki hizmetlerin de benzer bulunduklarını, 1986 yılından beri yoğun kullanım ve 1996 yılından bu yana tescil başvuruları ile yayıldığı coğrafi alanın genişliği göz önünde tutulduğunda tanınmış olarak kabul edilmesi gereken müvekkili markası karşısında, dava konusu "sigo" ibareli markanın, ayırt ediciliği ve reklam gücü yüksek olan müvekkil markası ile iltibas yaratacağının kesin olduğunu, 2017/19543 sayılı sigo ibareli markanın başvurusunun kötü niyetli bulunduğunu, özellikle tanınmış markalarda, markanın benzerini seçen ya da kullanan kişinin bu kullanımı ya da seçimi haklı kılacak bir gerekçeyi ortaya koyması gerektiğini, somut olayda davalı yanın markanın seçilmesinde ise amacının müvekkiline ait markanın bilinirliğinden yararlanmak olduğunu, müvekkilinin ticaret unvanı üzerinde önceye dayalı kullanım sureti ile hak elde etmiş bulunduğunu, dolayısıyla müvekkilinin hak sahipliğinin marka hakkından bir başka sınai hakka daha dayandığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davaya konu YİDK kararının isabetli olup olmadığı ve başvuruya konu markanın hükümsüz kılınması koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ıncı maddesinin birinci, beşinci, altıncı ve dokuzuncu maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

22.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.