WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2022/7096 E.  ,  2024/3178 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/2424 Esas, 2022/1407 Karar
HÜKÜM : Asıl davanın kısmen kabulü, birleşen davanın reddi
(Esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle)
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/201 E., 2019/123 K.
BİRLEŞEN DAVA :İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2018/185 E.

Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğüne ilişkin asıl dava ve marka hakkında tecavüzün tespiti, men'i ile maddi tazminata ilişkin birleşen davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı birleşen davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl dava yönünden taraf vekilleri tarafından, birleşen dava yönünden ise davalı birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. ASIL VE BİRLEŞEN DAVA
1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1990 yılından bu yana "... Optik" markasıyla gözlük, gözlük camı, güneş gözlüğü, çerçeve, lens, saat ve bunların kutuları, kılıfları, parçaları alanında satış ve bağlantılı hizmet olan optik cam işleme hizmeti faaliyetini gösterdiğini, davalının 35 inci sınıfta tescilli 2011/114913 sayılı, 40 ncı sınıfta tescilli 2010/16901 sayılı "... Optik" markalarının müvekkilinin üstün ve öncelik hakkına sahip olması nedeniyle hükümsüz kılınması gerektiğini, davalının 2007/41046 sayılı markayı ise 5 yıldır kullanmadığını ileri sürerek 2011/114913 ve 2010/16901 sayılı markaların tamamen hükümsüzlüğüne ve müvekkili adına tesciline, 2007/41046 sayılı markanın tamamen iptaline, bu talebinin reddedilmesi halinde 2007/41046 sayılı markanın kısmen iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2007/41046 ve 2011/114913 nolu "... Optik" markası bulunduğunu, davalının Konya'da perakende gözlük satım işi ile iştigal ettiğini, müvekkilinin bayisi intibaı oluşturacak şekilde "... Optik" ibaresiyle faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin sahip olduğu www.odakoptik.com.tr alan adına çok benzer nitelikte www.odakoptiklens.com alan adını kullandığını, www.n11.com alan adlı web sayfasında "... Optik Saat" işletme adıyla perakende ticaret yaptığını, davalıya gönderilen 30.03.2018 tarihli ihtarnameden sonuç alınmayınca Konya 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/32D.İş sayılı dosyasıyla delil tespiti yaptırıldığını, davalının "... Optik" ibaresini ön plana çıkartacak şekilde tabela ve iş ürünlerinde kullandığının tespit edildiğini ileri sürerek markaya tecavüzün tespitine, yasaklanmasına, durdurulmasına, tecavüz teşkil eden ibare bulunan emtiaların üzerindeki markaların silinmesi veya silinmesi mümkün değil ise imhasına, davalının kullandığı www. Odakoptiklens.com alan adının ve ürün satışı yaptığı www.n11.com alan adlı web sayfasında ... Optik online mağazası olarak kullanılan https://www.n11.com/magaza/odakoptiksaat web sayfasına erişimin engellenmesine, ilamın gazetede yayımlanmasına, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 151 inci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca davalının elde ettiği net kazança göre şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. ASIL VE BİRLEŞEN DAVAYA CEVAP
1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; hak düşürücü sürenin dolduğunu, müvekkilinin kötü niyetli olmadığını, müvekkilinin markayı kesintisiz olarak kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir.

2. Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin "... " markası üzerinde üstün ve öncelikli hak sahibi olduğunu, 1990 yılından itibaren bu ibareleri kullandığını, kullanıma ilişkin kanıtlarını sunduklarını, davacı tarafın her şeye rağmen sessiz kaldığını, müvekkilinin marka ile müşteri çevresi edindiğinisavunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamına göre, asıl davada davacı ...'nun, 2011/114913 ve 2010/16901 nolu markalarının önceye dayalı hakları nedeniyle hükümsüzlüğü, davalı şirketin 2007/41046 nolu markasının ise kullanmama nedeniyle terditli olarak tamamen veya kısmen iptalini talep ettiği, duruşmada talebini netleştirerek kullanılmayan markanın 9 uncu sınıf bakımından iptalini istediği, 2011/114913 ve 2010/16901 sayılı markaların 28.12.2012 ve 16.03.2010 tarihinde sicile tescillendiği, bu tarihlerden itibaren 5 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu, ... fiilen kullandığı markasını tescillemediği gibi karşı yanın kullanım ve tescillerine uzun süre sessiz kaldığı, davacı birleşen davada davalı ...'nun dava ettiği 2007/41046 nolu markanın kullanılmadığı iddiasıyla 7, 8, 9 ve 21 inci sınıflarda tamamen veya kısmen 9 uncu sınıf bakımından iptali isteminde bulunduğu, davalı marka sahibi şirket, 9 uncu sınıfa giren "gözlük ve aksesuarları" gibi malları bu marka altında üretmiş veya bu markayı kullanmak suretiyle satmış olmadığından, 9 uncu sınıfta markayı kullanmadığı, gözlük vb. ürünleri (lens, kılıf, gözlük aksesuarları), satışa sunması ve satmasının ise 35 inci sınıfın mağazacılık hizmetleri kapsamında kaldığı; birleşen davaya gelince, "..." ibaresi üzerinde ...'nun davacının tescilli markalarından önceye giden fiili unvan ve işletme adı kullanımlarının tespit edildiği, kaldı ki, ibarenin kendi başına zayıf bir marka olduğu, davalı ...'nun eylemlerinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet özelliği taşımadığı gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulü ile davalı ... Optik Gözlük Lens.. Ltd. Şti'ne ait 2007/41046 nolu markanın 9 uncu sınıf emtia bakımından kullanmama nedeniyle iptaline, davalı ... Optik Gözlük Lens.. Ltd. Şti'ne ait 2010/16901, 2011/114913 nolu markaların hükümsüzlüğü davasının reddine, birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Asıl davada davacı birleşen davada davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 2011/114913 ve 2010/16901 sayılı markalarla ilgili olarak açtıkları hükümsüzlük davası reddedilmiş ise de 6769 sayılı Kanun'da 5 yıllık hak düşürücü süreyle ilgili bir düzenleme bulunmadığını, bu boşluğun Yargıtay tarafından doldurulduğunu, Dairemizin sadece tanınmış markalar için 5 yıllık süreyi dikkate aldığını, tanınmış olmayan markalar için somut olayın özelliğine göre değerlendirildiğini, bilirkişi raporuyla da önceye dayalı kullanımının tespit edildiğini, birleşen dava yönünden ise tecavüz ve haksız rekabetin önlenmesi davası ile maddi tazminat davası yönünden ayrı ayrı olmak üzere iki ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken tek bir vekalet ücretine hükmedilmesinin yanlış olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

2. Asıl davada davalı birleşen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilince tecavüzün tespiti, önlenmesi ve maddi tazminat istemli dava hükümsüzlük davasından önce açıldığı için hükümsüzlük davasının kendilerinin açtığı davayla birleştirilmesi gerekirken tam tersine ilk açılan davanın sonradan açılan hükümsüzlük davasıyla birleştirilmesinin 6100 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrasına aykırılık oluşturduğunu, müvekkiline ait 2007/41046 sayılı markanın 9 uncu sınıf emtia bakımından kullanıldığını, bilirkişi raporunda da müvekkilinin ithal ettiği gözlük, lens ve bunların kutuları, kılıfları, parçaları ve aksesuarlarının satışını yapması nedeniyle 9 uncu sınıf ve 35 inci sınıfın bağlantılı olduğunun belirtildiğini, birleşen dava yönünden ise müvekkilinin markayı maruf ve meşhur haline getirdiğini, öncelik hakkının o markayı ihdas ve istimal eden ve piyasada maruf hale getirene ait olduğunu, davacının önceye dayalı kullanım hakkının kabulü anlamına gelmemekle birlikte davalının önceye dayalı kullanım hakkının şartlarının oluşmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı birleşen davada davacı ... şirketinin markalarıyla davacı birleşen davada davalı ...'nun ... ibaresini markasal olarak kullanmasının iltibas yarattığı ve tarafların gözlük, gözlük camı, güneş gözlüğü, çerçeve, lens. bunların kutuları, kılıfları paraları satışı alanında faaliyet gösterdikleri hususunda bir ihtilaf bulunmadığı, ...'nun dava konusu marka tescillerinden çok önce 04.01.1994 tarihinde "... Optik Saat" ibaresiyle Konya Esnaf ve Sanatkar Sicil Müdürlüğünde kaydı bulunduğu, 23.06.1994 tarihinde Konya Belediye Başkanlığı Ruhsat ve Denetim Müdürlüğünce saat ve gözlük satış ruhsatı verildiği, başvuru formunda ... Optik Saat ibaresine yer verdiği, 22.01.1993 tarihinde ... Optik unvanıyla Konya Optisyenliler ve Gözlükçüler Derneğinde kaydını yaptırdığı, 28.12.2002 tarihinde ... Optik unvanı ile ticaret sicil müdürlüğüne tescil gerçekleştirdiği, böylelikle ...'nun gözlük satışı faaliyeti alanında "..." markası üzerinde önceye dayalı hakkı olduğu, ... şirketinin 2007/41046 sayılı markasının dava tarihinden geriye doğru son 5 yıllık süreç içerisinde ithal ettiği gözlük, lens ve bunların kutuları, kılıfları, parçaları ve aksesuarlarının satışını yaptığı, bu satışları kendi markası adı altında değil, ithal ettiği ürün markası adı altında gerçekleştirdiği, bu suretle satışların 35 inci sınıf kapsamında kaldığı, 9 uncu sınıfta bir kullanımının olmadığı, Mahkemece asıl davada isabetli şekilde, davalının satışlarının 35 inci sınıfta kabul edilerek 9 uncu sınıf emtia(gözlük vs) yönünden kullanmama nedeniyle iptal kararı verilmesinin doğru olduğu; dava tarihinde yürürlükte olan 6769 sayılı Kanun'un 25 inci maddesinin altıncı fıkrasında gerçek hak sahipliğine dayalı olarak markanın hükümsüzlüğü davası açılabilmesi için 5 yıllık hak düşürücü sürenin öngörüldüğü, dava konusu 2010 ve 2011 tarihli markalar yönünden dava tarihi itibariyle hak düşürücü sürenin dolduğunun açık olduğu; birleşen dava yönünden ise, davalı ...'nun ... markası üzerinde önceye dayalı ve halen devam eden markasal kullanımını kanıtladığı, her ne kadar birleşen davada davacı şirket marka tesciline dayanmakta ise de marka üzerinde gerçek hak sahibi olan kişiye karşı bu hakkını ileri süremeyeceği için birleşen davanın reddedilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, birleşen tecavüz davasının önce açıldığı için hükümsüzlük davasının bu davada birleşmesi gerekirken tam tersinin gerçekleştiği iddia edilmişse de 6100 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birini fıkrasında ilk açılan "mahkemede" birleştirmeden bahsedildiği, aynı mahkemede açılan davalar yönünden açık bir düzenleme getirilmediği, birleşen davada tecavüzün tespiti, önlenmesinin yanı sıra maddi tazminat da talep edildiği, dava yığılması gözetilerek birleşen davada davalı ... yararına tecavüzün tespiti ve önlenmesi davasının reddi nedeniyle 3.931,00 TL, maddi tazminat davasının reddi nedeniyle 1.000,00 TL red vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken sadece 3.931,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl davada davalı ... Optik Gözlük Lens.. Ltd. Şti'ne ait 2010/16901, 2011/114913 nolu markaların hükümsüzlüğü davasının reddine, davalı ... Optik Gözlük Lens.. Ltd. Şti'ne ait 2007/41046 nolu markanın 9 uncu sınıf emtia bakımından kullanmama nedeniyle iptaline, sair emtia bakımından tescilinin devamına, markaya tecavüz ve haksız rekabetin önlenmesi, maddi tazminat davasının reddine, bağlı istemlerin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl dava yönünden taraflar, birleşen dava yönünden ise birleşen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Asıl davada davacı birleşen davada davalı vekili asıl davaya yönelik temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde asıl dava yönünden belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

2.Asıl davada davalı birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrarla bunlara ek olarak Bölge Adliye Mahkemesinin vekalet ücretine ilişkin kararının da hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl davada davalıya ait iki markanın davacının üstün önceye dayalı hakkı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğünün, davalının diğer markasının ise kullanmama nedeniyle iptalinin gerekip gerekmediği; birleşen davada ise davalı birleşen davada davacının asıl davaya konu edilen markalarına dayalı olarak davacı birleşen davada davalının marka hakkına tecavüz edip etmediği, ediyorsa tespiti, men'i ile maddi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6769 sayılı Kanun'un 6,9, 25 inci madde ve devamı ile 29 uncu madde ve devamı hükümleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl davada taraf vekillerince, birleşen davada davacı vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

24.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.