11. Hukuk Dairesi 2022/7091 E. , 2024/3164 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1546 Esas, 2022/1399 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Manisa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi( Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2017/407 E., 2019/121 K.
Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin restoran ve fast food hizmetleri alanında faaliyet gösterdiğini ve esas unsuru "alaçatı" olan tanınmış markaları olduğunu, davalının 2015/86899 tescil numaralı "alaçatı bahçesi" markası bulunduğunu, markaların iltibas yaratacak derecede benzer olduğunu ileri sürerek davalıya ait 2015/86899 tescil numaralı "alaçatı bahçesi" markasının hükümsüzlüğü ile sicilden terkinini, kararın kesinleşmesinden sonra davalı tarafın iltibas yaratan "alaçatı bahçesi" markasını kullanmasının önlenmesini, davalıya ait işyerlerinin tanıtımını sağlayan tabelalar, levhalar, dış camlar, kartvizitler, broşürler, reklam araçları ve işyerinin içerisinde bulunan diğer unsurlar üzerinden müvekkilin tescilli markası ile iltibasa sebep olacak unsurların kaldırılması, web sayfası ve sosyal paylaşım sitelerinde yer alan kullanımların kaldırılmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Alaçatı'nın İzmir'in Çeşme ilçesinde Türkiye'nin en popüler turistik tatil yörelerinden olan bir mahalle ismi olduğunu ve bu yüzden marka olarak bir şahsa mal edilemeyeceğini, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatlarının bu yönde olduğunu, davacının Alaçatı ismi üzerinde hak iddia etmesinin hukuken mümkün bulunmadığını, müvekkiline ait Alaçatı Bahçesi isimli kahvaltı işletmesinin Alaçatı konseptli olduğunu, bu yüzden Alaçatı'ya özgü renk ve sembollerin kullanılmasının doğal olduğunu, ayrıca yel değirmenlerinin Alaçatı’ya özgü ve herkesçe bilinen tarihi yapıtlardan olduğunu, iltibas oluşmayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Alaçatı" ibaresinin yüksek bilinirlik düzeyine sahip coğrafi yer adı olduğu, gerek davacının gerekse davalının markalarını oluşturan görsel unsurların ise karıştırılabilecek düzeyde benzerlik taşımadığı, davalıya ait markadaki "BAHÇESİ" ibaresinin markanın bütünlüğünde yarattığı kavramsal etkinin davacının markalarından farklı olduğu, bu sebeple her ne kadar markalar kapsamındaki emtialar aynı ve ayırt edilemeyecek kadar benzer iseler de gerek "Alaçatı" ibaresinin gerekse yel değirmeni figürünün niteliği ve taraf markalarının sahip oldukları biçim birlikte değerlendirildiğinde, tüketicinin markaları birbirinin devamı ya da aralarında iktisadi-idari bir bağ varmış gibi algılamalarının mümkün olmadığı, davalının markasının hükümsüzlüğü şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraf markalarının aynı renklerden ve logodan oluşmakta oluştuğunu, markalar arasındaki tek farkın müvekkilinin markasının mavi bir daire içinde yer alması olduğunu fakat bunun dışında markaların yel değirmeni logosu ve kırmızı mavi renkleri ile ayırt edilemeyecek derece benzer olduğunu, bu bağlamda markalar arasında iltibas tehlikesi bulunduğunun ilk bakışta dahi ortada iken salt alaçatının bir yer adı olması nedeniyle söz konusu markanın iltibas oluşturacak şekilde 3.kişilerce tescilinin kabulünün mümkün olmadığını, hem müvekkilin markasının hem davalı tarafın markasının esas unsurunun "Alaçatı" olduğunu, Mahkeme gerekçesinin kabul edilemez olduğunu, davalı taraf Alaçatı'nın meşhur bir ürününü yapsaydı bu durumda markanın bölge adı ile bağlantı kurulabilecek ise de davalının markasının böyle bir bağlantı kurmaya müsait olmadığını, bu nedenle de davalı markasının bölgeyi değil aksine kullanımı ile müvekkil markasını çağrıştırdığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı adına tescilli markanın yazı ve şekil unsurlarından ibaret olduğu, "Alaçatı" ibaresinin coğrafi bir yer ismi ve davalı markasında yer alan yel değirmeni şeklinin adı geçen coğrafi yerin sembollerinden olduğu, markaların genel hatlarıyla yapılan incelemesinde benzer olmadıkları ve bunun sonucunda tüketici nezdinde karıştırılma ihtimaline neden olmayacağı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili markalarının tanınmış olduğunu, davalı markasının müvekkili markası ile benzer olduğunu ve karıştırılma ihtimali bulunduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalıya ait "ALAÇATI BAHÇESİ" ibareli markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 5, 6 ve 25 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!