WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2022/7088 E.  ,  2024/4455 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1520 Esas, 2022/1191 Karar
HÜKÜM : Davanın kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi (Denizcilik ve İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2017/448 E., 2022/316 K.

Taraflar arasındaki Gemi Sicil Memurluğu kararına itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekili şirketin maliki olduğu 7818406 IMO nolu M/V ALTAY adlı geminin ... Den. Tic. Ltd. Şti.'ye finansal kiralama yoluyla kiraladığını, finansal kiracı borcunu ödemediğinden, davacı tarafından sözleşmenin feshedildiğini, ancak kiracının gemiyi iade etmediğini kiracı şirket yetkilisinin İstanbul 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/209 E., 2013/36 K. sayılı kararıyla kiracı şirket yetkilisi aleyhine hapis cezası verildiğini, yapılan araştırmalarda geminin Mumbai'de karaya çekilerek söküldüğünün öğrenildiğini, geminin müvekkili rızası hilafına hurdaya çevrildiğini, gemi vasfını yitirdiğini, Hindistan makamlarından alınan hurda (söküm) belgelerinin üzerinde apostil şerhi değil doğrudan “Hindistan Yeni Delhi Büyükelçiliği Konsolosluk” onayı olduğunu, geminin hurda olduğunun resmi belge ve yazılarla sabit olduğunu, geminin terkini için 17.10.2017 tarihinde İstanbul Liman Başkanlığı'na başvurulduğunu, 30.10.2017 tarihli yazı ile terkin talebinin reddedildiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 965 inci maddesi gereği geminin sicilden terkin edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; erkin talebinin reddine ilişkin 30.10.2017 tarihli kararın 03.11.2017 tarihinde davacıya tebliğ edildiğini, davanın itiraz süresi geçtikten sonra 26.12.2017 tarihinde açıldığını, geminin sicilden terkini için kurtarılamayacak şekilde batması veya tamir kabul etmez hale gelinmesi şartı koyulduğunu, davacı şirketin geminin tamirinin hiç ve ya bulunduğu yerde mümkün olmadığına ve tamir edilebileceği bir limana götürülemeyeceğine dair bir emare olmadığını, davacı vekilinin sunduğu Hindistan Disiplin Kurulu başlıklı belgede ilgili kişinin sadece geminin karaya çekildiğine ve söküm izninin alındığına dair beyanı olduğunu, geminin söküldüğüne, hurdaya çıktığına ve tamiri mümkün olmadığına ilişkin bir delili olmadığını, geminin tamiri mümkün olmadığına ilişkin somut bir delil sunulmadığını, bu şartlarda gemiyi sicilden terkin etmenin mümkün olmadığını, apostil şerhi taşımayan Liman İdaresinin yazısının başlı başına idari belgelerin delil olarak kabul edilemeyeceğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile M/V ALTAY gemisinin 6102 sayılı Kanun'un 965 ve 966 ncı maddelerinde bahsedilen "tamir kabul etmez gemi" vasfına dönüştüğü, tamir kabul etmez hale gelen gemi malik veya maliklerinin istemi üzerine sicilden silinebileceği gibi, gemi vasfı ortadan kalktığından terkinin sadece malikin talebine bağlı olmadığı, 6102 sayılı Kanun'un 966 ncı maddesinde, böyle bir geminin sicilden resen terkin edilebileceğinin düzenlendiği, gemi sicil kaydı üzerinde herhangi bir ipotek yada rehin kaydı bulunmadığı davacının bilgi ve rızası dışında Hindistan'da sökülerek hurdaya çevrildiği anlaşılan ALTAY isimli kuru yük gemisinin 6102 sayılı Kanun'un 965 ve 966 ncı maddelerine göre sicilden terkin edilmesi koşulları oluştuğu, İstanbul Liman Başkanlığının terkin talebinin reddine ilişkin kararının yerinde olmadığı gerekçesiyle 30.10.2017 tarihli red kararının iptali ile Türk Uluslararası Gemi Sicilinin 1424 sırasında kayıtlı 7818406 IMO no.lu ALTAY gemisinin sicilden terkin edilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekilinin istinaf dilekçesinde özetle, davacının red kararını 3.11.2017 tarihinde tebliğ aldığını, dava tarihi itibariyle 8 günlük sürenin geçtiğini, sicil müdürünün geminin 6102 sayılı Kanun'un 965 inci maddesi kapsamında tamir kabul etmemeye veya kurtarılamayacak şekilde batma vakıalarının ispatlanamadığını tespit ettiğini, somut olayda gemi sicilindeki tek ilgilinin başvurucu/davacı şirket olduğunu, bu durumda sicil müdürünce ilgililerin itiraz/kaçınma sebeplerini bildirmeye davet etmesinin beklenemeyeceğini, re'sen terkin halinin somut olaya uygulanamayacağını, davacının Hindistan'daki başvurusunun bilgi edinme kapsamında olduğunu, Türkiye'deki bir mahkemeyi bağlamayacağını, davacının geminin tamirinin mümkün olmadığına ilişkin somut bir delil sunmadığını, dava sürecinde yapılan 14 duruşmanın 12'sinde ve toplamda 4 yıllık bir süreçte Hindistan'a yazılan istinabe yazının dönüşünün beklenildiğini, 4 yıl sonunda istinabe yazısının beklenmesinden vazgeçilerek davanın kabulüne karar verildiğini, davacı ispat yükümlülüğünü yerine getirmediğinden davanın reddi gerekirken mahkemenin ispat yükünü üzerine aldığını, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
1. 6100 sayılı Kanun'un 964 üncü maddesinin üçüncü fıkrası "gemi kurtarılamayacak şekilde batar veya tamir kabul etmez şekilde yahut her ne suretle olursa olsun Türk bayrağını çekme hakkını kaybederse, bu hususların da gecikmeden sicil müdürlüğüne bildirimesi gerektiği " hükmünü haizdir. Davacının kaydın terkini için 17.10.2017 tarihinde İstanbul Liman Başkanlığına yaptığı başvurunun red edildiği, red kararının 03.11.2017 tarihinde davacıya tebliğ edildiği anlaşılmakla birlikte, yapılan bu başvurunun kanunda yapılması gerektiği düzenlenen bildirim niteliğinde olduğu, davacının talebinin 6102 sayılı Kanun'un 965 ve 966 ncı maddelerine dayandığı, geminin yok edildiği ileri sürüldüğünden re'sen terkin koşulları mevcut olduğu ileri sürüldüğünden davalı vekilinin dava süresine ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmediğine,

2. İstinabe talebinden aradan geçen zamana göre bir sonuç alınamadığı anlaşılmakla birlikte, geminin halen var olduğuna dair bir emare bulunmadığı, gemi sicilinde finansal kiralamadan sonra hiç bir kayıt yapılmaması, asliye ceza mahkemesi karar içeriği, İstanbul 11.Vergi Mahkemesinin 2017/423 Esas ve 2017/2339 Karar sayılı kesinleşmiş kararı ile geminin re'sen terkin koşullarının gerçekleştiğinin tesbit edildiği, davacıya vekâleten araştırma yapan Avinash Kumar'ın noter tasdikli beyanı ve Yeni Delhi Büyükelçiliği tarafından belgeler üzerindeki mührün Hint yetkili makamlarına ait olduğunun tesbit edildiği gözetildiğinde, davacının maliki olduğu M/V ALTAY gemisinin adının JANLIN olarak değiştirilip, Hindistan'ın Mumbai şehrinde söküm izni alınarak hurdaya çevrildiği belirlenmekle tamir kabul etmez hale gelen geminin resen sicilden terkin edilmesi gerektiğinin kabulü ile adı geçen geminin sicilden terkinine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediğine,

Açıklanan nedenlerle hükme yönelik istinaf sebebleri yerinde olmayan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Türk Uluslararası Gemi Sicilinin 1424. sırasında kayıtlı olan M/V Altay isimli geminin sicilden terkin edilmesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6102 sayılı Kanun'un 995 ve 996 ncı maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

29.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.