WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2022/7047 E.  ,  2024/3199 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1411 Esas, 2022/1488 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Çerkezköy 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI : 2019/132 E., 2020/144 K.

Taraflar arasındaki marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ile haksız rekabetin men-i, ticaret ünvanın terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 21.10.2015 yılında ticaret unvanını "... Tekstil Sanayi A.Ş." olarak değiştirdiğini, davalıya gönderilen bir faturanın sehven kendilerine gelmesi sonucu haberdar olduklarını, davalının ticaret ünvanının birebir aynı olduğunu, görüntü ve sesçil olarak aynı olduğunu bu nedenlerle ... ibaresinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitini, tecavüzün önlenmesini, ... unvanının kullanımının sicilden terkinini, materyallerin imhasını, gerekçeli kararın gazete de ilanına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının marka olarak kullanmadığını unvan olarak kullandığını, fason üretim yaptıklarını, Türkiye'de müşterisi olmadığını, İngiltere'ye üretim yaptıklarını, bilinçli tüketici nezdinde ayırt edicilik unsurunun bulunduğunu, sektör ve faaliyet alanlarının farklı olduğunu, bu unvan ile iştigal eden birden fazla firma olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davacı şirkete ait 2008/15393 tescil numaralı "brossbyliftime" markasının 25 ve 35 emtia sınıfında, 2009/28972 tescil numaralı "..." markasının 25 ve 35 emtia sınıfında, 2010/06481 tescil numaralı "..." markasının 25 ve 35 emtia sınıfında, 2010/06482 tescil numaralı "...." markasının 25 ve 35 emtia sınıfında, 2011/90222 tescil numaralı "..." markasının 35 emtia sınıfında, 2013/49043 tescil numaralı " ..." markasının 25 ve 35 emtia sınıfında,2014/96018 tescil numaralı "..." markasının 25 emtia sınıfında, 2017/53567 tescil numaralı " ..." markasının 25 ve 35 emtia sınıfında, 2017/62105 tescil numaralı "...&" markasının 25 ve 35 emtia sınıfında, 2018/119800 tescil numaralı "... tulip" markasının 25 ve 35 emtia sınıfında, tescilli markaları olduğu, yapılan bilirkişi incelemesinde davacının tescilli markaları ile davalı şirketin ticaret siciline kayıtlı unvanı arasında benzerlik olduğu, davalı şirketin ticaret unvanını kendi ticaret alanında bulunan herhangi bir mal veya hizmetle bağlantılı olarak kullanmadığı, ürün ve markayı ilişkilendirecek şekilde kullandığına ilişkin herhangi bir delil olmadığı, davacıya ait tescilli markalara tecavüz fiilinin gerçekleşmediği, davalının ticaret unvanındaki "..." ibaresinin davacının tescilli markasına tecavüz eder şekilde markasal kullanımının olmadığı, davalının ticaret unvanının davacının ticaret unvanı ile karıştırılma tehlikesi olduğu, iltibas yarattığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının ticaret unvanında bulunan "..." ibaresinin ticaret unvanından terkinine, fazlaya ilişkin marka hakkına, ticaret unvanına tecavüz ve haksız rekabetin durdurulması ile diğer taleplerin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin kısmen red kararının hatalı olduğunu, davalının ticaret unvanının çekirdek kısmında bulunan "..." ibaresinin ve tarafların iştigal konularının benzerliği karşısında açık bir şekilde iltibasa yol açtığını, mahkemenin bu konuda Yargıtay kararlarında belirtilen kriterleri dikkate almadığını, davalının 21.10.2015 tarihinde unvan değişikliği yaptığını ve 20 yıla yaklaşan tecrübeden bahsedildiğini, dolayısıyla davalının müvekkilinin ticaret unvanını bilebilecek durumda olduğunu ve müvekkilinin unvanından ve markasından açıkça faydalandığını, dava dışı ... ... Ltd. Şti. nin tanzim ettiği 06.06.2017 tarihli faturanın sehven kendilerine gönderilmesinin markaya tecavüzün ispatı niteliğinde olduğunu, davalının ticaret unvanının neredeyse müvekkilinin unvanıyla aynı olduğunu, bu durumun faturanın kendilerine gönderilmesine yol açtığını, bu durumun aynı zamanda haksız rekabette oluşturduğunu, hükme esas alınan raporun eksik ve hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;kararın hukuka aykırı olduğunu, konunun 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 52 nci maddesinde düzenlendiğini, davalı tescilinin dürüstlüğe aykırı veya kötü niyetli olmadığını, ayrıca müvekkilinin marka kullanımının da söz konusu olmadığını, unvanında "VE TİCARET" ibaresinin bulunmadığını, mahkemenin bu ayrımı dikkate almadığını, unvanını yalnızca vergi levhası ve faturalarda kullandığını, markasal kullanımın olmadığını, davalının fason imalatçı olduğunu, Türkiye pazarında müşterisi bulunmadığını, ... Tekstil San.A.Ş ibaresinin ayırt edici olduğunu, yine davacının unvanında yer alan ... ibaresinin ise takı anlamında olup zayıf marka niteliğinde bulunduğunu, mahkemenin bu hususları dikkate almadığını, davacının dava dışı şirket tarafından kendilerine fatura gönderilmesi iddiasının mahkeme heyetini yanıltmaya yönelik olduğunu, kendilerinin böyle bir firmayla ticaretlerinin olmadığını, ayrıca müvekkilinin kumaş sektöründe fason ürün dikimi yaptığını, davacının ise çorap sektöründe faaliyet gösterdiğini, dolayısıyla sektörlerin ve faaliyet alanlarının aynı olmadığını, ayrıca Google arama motoruna BROS ile alakalı sorgulama yapıldığında birçok adresin ve firmanın yer aldığının görüleceğini, davacının bahsettiği 10.07.2017 tarihli ihtardan müvekkilinin haberdar olmadığını ileri sürerek eksik incelemeye dayalı kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Çerkezköy Ticaret Sicil Müdürlüğünden gönderilen cevabi yazı içeriğinden davacının 08.01.2008 tarihinde tescil edildiği, şirketin amaç ve konusunun ana sözleşmesinin 3 üncü maddesinde ayrıntılı olarak yer aldığı, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden gönderilen cevabi yazı içeriğinden davalının 08.11.2012 tarihinde tescil edildiği, başlangıçta şirket unvanının... Emlak ve Dış Ticaret A.Ş. olduğu, 21.10.2015 tarihinde tescil edilen 20.10.2015 tarihli Genel Kurul kararıyla davalı şirketin unvanının "... Tekstil San.A.Ş. olarak değiştirildiği, bu hususun 27.10.2015 tarihli ticaret sicil gazetesinde yayınlandığı, şirketin amaç ve konusunun ana sözleşmenin 3 üncü maddesinde ayrıntılı olarak yer aldığı, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davalının ticaret unvanının davacıya ait ticaret unvanı ile karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, mahkemece yazılı şekilde davalının ticaret unvanında yer alan "..." ibaresinin terkinine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde olmadığı, davacı vekilinin istinaf talepleri ise, davacının ... esas unsurlu markası bulunduğu, ancak davacının, davalının davacı markalarına tecavüz eder şekilde markasal kullanımının bulunduğu hususunun usulüne uygun delillerle kanıtlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenleri ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve ticaret unvanının terkini istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.6769 sayılı Kanun'un 7 ve 29 uncu maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

24.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.