11. Hukuk Dairesi 2022/7045 E. , 2024/2874 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1591 Esas, 2022/1627 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/143 E., 2020/50 K.
Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 1994 yılında kurulduğunu, yoğun emek ve yatırımlarda bulunarak "ole" markasını tanınmış bir marka haline getirdiğini, müvekkilinin tescilli birçok markasının bulunduğunu, davalı tarafın "..." ibaresi ile marka tescilleri gerçekleştirdiğini, karşı tarafın ihtar edildiğini ancak sonuca ulaşılamadığını, karşılaştırmaya tabi markaların karıştırılma ihtimali ve iltibas yarattığını, davalının kötü niyetli olduğunu, müvekkillerinin markasında "e" harfinde kullanılan kesme işaretinin aynısının karşı taraça "a" harfinde kullanıldığını, bu durumun haksız rekabete sebebiyet verdiğini, davalı tarafın bu markalarının benzerlik nedeni ile hükümsüz kılınması gerektiğini ileri sürerek davalının 2014/13236 tescil no.lu "..." markası ile 2016/51592 tescil no.lu "olá" markasının hükümsüzlüklerine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, 2014/13236 tescil no.lu markanın 5 yıldan uzun süredir tescilli olduğunu ve bu nedenle davanın süresi içerisinde açılmadığını, müvekkilinin "..." markasını 2009 yılından beri kullandığını, Trendyol gibi sektöre hakim internet sitelerinde markalarını haiz ürünlerin satışa sunulduğunu ve markanın bu yolla tanınırlık elde ettiğini, davacı tarafın da Trendyol sitesinde müvekkilleri ile birlikte uzun süre satış yaptığını, buna rağmen markalarına itiraz etmediklerini, davanın iyi niyetli olmadığını, markalar arasında iltibas riskinin bulunmadığını savunarak 2014/13236 nolu "..." markası yönünden davanın öncelikle zamanaşımı yönünden ve ayrıca esastan reddine, 2016/51592 no.lu "olá" markası yönünden de davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, davacının markasının esas unsurunun "OLE" olması sebebiyle davacı ve davalı markaları arasında kıyaslama yapıldığı, bilirkişinin davacı ve davalı markalarının asli unsurlarının birbirine oldukça yakın olduğu ve iltibasa sebebiyet verebileceği yönündeki tespitine aynen iştirak edildiği, zira davacı tarafa ve hükümsüzlük talebine konu davalı tarafa ait markaların asli ve ayırd edici unsuru olan "..." ibaresi ile "OLE" ibaresinin benzer olduğu, taraf markalarının şekil, görünüm, fonetik, grafik ve renk kıyaslamasına göre davalının "..." markası ile davacıya ait 2014/11911 tescil no.lu "OLE" markasının son derece benzer unsurları içerdiği, ortalama tüketici nezdindeki benzerliğin yüksek oranda olduğu, bu nedenle mal ve/veya hizmetler arasındaki düşük orandaki benzerlik halinde bile karıştırma ihtimalinin olduğu, davacının 25. sınıfta tescilli "OLE" esas unsurlu markası ile davalıya ait "..." markalarının tescilli olduğu 25. ve 35. sınıflar yönünden benzerlik ve karıştırma ihtimalinin bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı adına tescili 2016/51592 ve 2014/13236 numaralı markaların hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava konusu markaları tescil ettirdiği tarihten itibaren ve önceleri ortak olduğu ... Tekstil Gıda Turizm Nakliye İnşaat San. ve Tic Ltd. Şti. tarafından markaların kullanıldığını, markaları tescil edilmeden önce 2009 ve 2010 yılından itibaren kullanmaya başlandığını ve şahıs şirketi olarak satış yaptığını, daha sonra markayı tescil ettirdiğini, 2015 yılında ise “... Tekstil” şahıs şirketini bırakarak, kocası ile birlikte ... Tekstil Gıda Turizm Nakliye İnşaat San ve Tic Ltd. Şti.ni %50 hisse paylı şeklinde kurduklarını, şirket kurulduktan sonra “...” markası ile satış işlerinin şirket üzerinden yapılmaya başlandığını, internet üzerinden satış yapan "Markofoni” “Limango” “Alamarka” “Daybuyday” “Clubboon” “Evim.net” “Trendyol" gibi internet sitelerinde yoğun bir şekilde satış yapıldığını, internet satış siteleri ile 2009-2010 yılından bu yana yapılan sözleşmeler dosyada mevcut olmasına rağmen bu durumun bilirkişi raporunda değerlendirilmediğini, rapora itirazlarının dikkate alınmadığını, müvekkilinin markasının İspanyolca'dan geldiğini ve “Dalga” anlama geldiğini, İspanyolca'da ...'nın “MERHABA” anlamına geldiğini,“...” olarak okunduğunu, davacının markası “OLE”nin herhangi bir anlamının bulunmadığını, dava konusu markaların kulakta bıraktığı izlenim ve çağrıştırdıkları ifadelerin birbirlerinden farklı olup kavramsal açıdan da farklı manaya geldiğini, tarafların markalarının internet sitelerinde birlikte satışının yapılmasına rağmen buna itiraz edilmediğini, 5 yılın dolmasına az bir süre kala bu davanın açılmasının dürüstlük kuralı ile bağdaşmadığını ve kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin 9-10 yıldır internet satış sitelerinde satış yapan bir şirket olduğunu, davacı markası ile iltibas oluşmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, davalı tarafça davaya cevap dilekçesinde, internet satış siteleri ile yapılan sözleşmeler ve internet görüntülerine delil olarak dayanılmışsa da ön inceleme duruşmasında kesin süre verilmesine rağmen bu delillerin sunulmadığı, davalı tarafça tescilden önce kullanıma dayalı hak iddiası ve davacının davalının marka kullanımından haberdar olmasına rağmen sessiz kaldığına dair iddiasının ispatlanamadığı, davalı markalarının tescil tarihinden itibaren 5 yıllık sürenin dolmadığı, taraf markalarının 25 ve 35. sınıflarda tescilli olduğu, davacı tarafın en eskisi 18.04.1996 başvuru tarihli OLE Jeans markasının bulunduğu, devam eden yıllarda farklı unsurlarla bu markanın seri marka olarak tescil ettirildiği, tescil önceliğinin bulunduğu, kavramsal farklılık nedeniyle iltibas ihtimalinin bulunmadığına yönelik davalı savunmasının yerinde olmadığı, markaların görsel ve işitsel olarak benzer olduğu, aynı sınıflarda tescil edildiği, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... markasını 17.02.2014 tarihinde 25 sınıfta, 13236 no ile 10.03.2016 tarihinde ise 35 sınıfta 51592 no ile tescil ettirdiğini, tescilden önce de 2009 ve 2010 yılından itibaren markayı kullanmaya başladığını ve şahıs şirketi olarak satışını yaptığını, sonrasında da eşi ile birlikte kurdukları limited şirkte üzerinden satışını yaptıklarını, internet siteleri üzerinden yoğun bir şekilde satış yapıldığını, ... markasının piyasada bilinen bir marka olduğunu, müvekkilinin satış yaptığı internet sitelerinde davacının da satış yaptığını ancak herhanagi bir itirazının olmadığını, müvekkili şirketin satış yaptığı internet sitelerine ilişkin bilgi belge dosyada olduğu halde istinaf mahkemesince bu evrakın dosyada bulunmadığı kabulü ile karar verildiğini, davacının müvekkili markasından haberdar olmamasının mümkün olmadığını, davacının uzun süre sessiz kaldığını, ilgili Kurum nezdinde herhangi bir girişiminin olmadığını, tescilden itibaren işleyen beş yıllık sürenin bitimine az bir zaman kala bu davayı açmasının iyi niyet kuralları ile bağdaşmadığını, kötü niyetin korunmaması gerektiğini, bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını, istinaf mahkemesince markaların benzer olduğu belirtilmişse de ... markasının yazılışı, okunuşu ve dizaynının davacı markasından farklı olduğunu, müvekkili markasının İspayolca'dan geldiğini, "dalga" anlamına geldiği gibi yazılışı "..." okunuşu "..." olan "Merhaba" anlamına da geldiğini, davacı markasının ise herhangi bir anlamının olmadığını, benzerlik değerledirmesinin kavramsal, görsel ve duyusal açıdan yapılması gerektiğini, markanın arkasındaki fikir üzerinde de durulması gerektiğini, kavramsal açıdan farklı anlama gelen markalar arasında iltibastan söz edilemeyeceğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı markalarının davacı markaları ile iltibas oluşturduğundan bahisle hükümsüzlüğü talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!